Şub 24 2018

'Afrinle birlikte Kürt Sorunu uluslararası bir boyut kazandı'

2015 yılında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın, Kürt Sorunu'nun çözümüne giden yolda kilometre taşlarından biri olan Dolmabahçe Mutabakatı'nı tanımadığını söylemesinin ardından, süreç çökmüş ve çözüm için umutlar başka bahara ertelenmişti. 

O günden bu yana, sokağa çıkma yasakları, OHAL ve son olarak 15 Temmuz 2016 başarısız darbe girişimi, sorunun çözümüne dair tüm seçenekleri ortadan kaldırmış ve ardından Suriye'deki savaşta oluşturulan Kürt bölgesi, Rojava, Türkiye tarafından başat bir tehdit olarak görülünce, 20 Ocak'ta Afrin'deki Kürt militan gücü YPG'ye karşı bir askeri operasyon başlatılmıştı.

Ancak, meselenin Kürt muhatapları, AKP hükümetinin yeniden masaya dönmesi için çağrıda bulunmaya devam ediyor. Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi (DİTAM) Başkanı Mehmet Kaya, Türkiye'nin Kürt Sorunu'nda yeni bir sayfa açmak zorunda olduğunu belirtiyor.

BBC'den Hatice Kamer'in haberine göre, DİTAM, 'Toplumsal Barış Süreçlerinde STÖ'lerin Rolü' adıyla Diyarbakır'da bölgesel bir çalıştay düzenledi. 

Çok sayıda akademisyen, sivil toplum temsilcisi ve yazarı buluşturan ve iki yıldır devam eden DİTAM toplantısının sonuncusunda, Kaya KHK'lar ile sivil toplum örgütlerinin kapatılmasının projeye yansımasına dair şunları söyledi:

"Herkesin savaş çığırtkanlığı yaptığı böyle dönemler birçok ülkede yaşanmıştır. Tam da herkesin savaşı, çatışmayı körüklediği bir dönemde sivil topluma çok görev düşüyor. Baskıların olduğu, herkesin sustuğu bir dönemde, kimsenin çıkıp cesaretle konuşmadığı dönemde STK'lar ayağa kalkmak zorunda.

OHAL'le yönetilen, KHK ile sivil toplum kuruluşlarının kapatıldığı bir döneminde barış ağı oluşturmak tek başına kolay bir iş değil. Ama diğer yandan tam da bu dönemden böyle bir ağa ihtiyaç var. Çünkü STÖ'ler daha bu tür baskı durumlarında daha güçlü durmak, ayakta kalmak için çabalamalı."

Sivil toplumu susturup Kürt karşıtlığı üzerinden politika yapmasının AKP'yi çözüme götürmeyeceğini ifade eden Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

"AK Parti, 90'lardaki politikanın Kürt sorununu bu noktaya taşıdığını söylüyordu, askeri vesayetin sonlanmasında sivil toplumun rolüne hep dikkati çeken kendileriydi. AK Parti Kendisini iktidara taşıyan, darbede öne çıkıp kendilerini koruyan da siviller, sivil toplum örgütleri olduğunu iyi bilen bir parti. Bence Afrin operasyonu ve ülkede cereyan eden gelişmeleri, bu süreci iç politikaya malzeme yapacaklar gibi. Yoksa bu şekilde olmayacağını, sivil toplumu kapatarak, konuşmalarını yasaklayıp Kürt karşıtlığı üzerinden politikaya giderek çözüme gidemeyeceklerini biliyorlar."

Türkiye'nin Irak, Suriye'yi de kapsayacak şekilde Kürt sorununda yeni bir sayfa açmak zorunda olduğunu, işin uluslararası boyutunu da hesaba katması gerektiğini savunan Kaya, sahadaki politikaların ve sürecin AKP'yi çıkmaza götürdüğünü kaydetti.