Mar 30 2018

Bu da oldu: İnşaat işçilerine Kürtçe yasağı getirildi!

Türkiye’de artan aşırı milliyetçilik tehlikeleri boyutlara ulaşmaya başladı. 

Irkçılığa varan söylem ve hareketler artarken bunun son örneği İstanbul Başakşehir'deki bir inşaat şantiyesinde yaşandı.

Cumhuriyet'ten Onur Şahin'in haberine göre, Yapı&Yapı firmasının Kayaşehir Emlak Konut Kuzey Yaka Projesi inşaatında, Kürt işçilerin kendi aralarında 'Kürtçe' konuşması yasaklandığı belirtiliyor. 

Taşerona uyarı yazısı gönderen firmanın, şu notu ilettiği aktarılıyor:

"Şantiyede çalışan personelin farklı bir lisanla konuşulmasından diğer taşeronların ve firma personelleri dahil olmak üzere tüm çalışanları rahatsız etmektedir."

Şirket yetkilileri açıklama yapmaktan kaçınırken, İnşaat ve Yapı İşçileri Sendikası (İYİSEN) Başkanı Ali Öztutan Yapı & Yapı firmasının karardan geri adım attığını belirterek "Firma yasak kararında ısrar ederse greve çıkacağız” açıklaması yapıyor:

Patronlar kâr hırsları yüzünden işçileri ölüme gönderir, işçilerin en temel hakları olan ücret, barınma ve yemek gibi haklarından mahrum bırakır. Sigorta primini eksik öder, hem işçinin hakkından, hem devlete ödemesi gereken vergiden kaçar. Sonra gelir kendi sömürüsünü perdelemek amacıyla işçiler arasında ayrımcılığı körükler. Buna da konuşulan dili sebep gösterir.

Patronlar kendi çıkarları doğrultusunda emperyalist firmalarla ortaklık kurar ve işçileri sömürür. Yeri geldiğinde o firmalardan iş alabilmek için onların ana dillerinde bile konuşurlar. Ama şantiyelerde işçi arkadaşlarımızın Kürtçe konuşmasının rahatsızlık yarattığını sebep göstererek kendi sömürüsünü devam ettirir.

Biz işçiler hangi dinden, ulustan ya da etnik kökenden olursak olalım yaşamak için çalışmak zorundayız. Bu memleketin her karışında biz işçilerin emeği var. Patronların işçiler arasındaki birliği bozmak için her türlü yola başvuracağını biliyoruz.

Patronlar bizleri kendi çıkarları için bölmeye çalışmaya devam ediyor. Biz işçiler ise kendi çıkarlarımız için birlikte mücadeleye devam edeceğiz.

İşçilerin birlikte mücadelesi bu sömürü çarkını kıracak. Eşitliğin, özgürlüğün ve kardeşliğin olduğu bir düzen kurulacaktır.

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da karara Twitter hesabından tepki gösterdi ve "Kürtçe, bu ülkenin vatandaşlarının ana dillerinden olup, 'farklı dil' değildir ve konuşması da keyfi biçimde yasaklanamaz. 'Beton' zihniyetin geldiği nokta" diye yazdı.