'CHP ve İYİ Parti'nin anlaşılmaz Kürt seçmen politikası'

31 Mart yerel seçimleri yaklaşırken, CHP ve İYİ Parti, AKP'yi HDP ile işbirliği yapmak ve yeniden çözüm sürecini başlatmaya çalışmakla suçluyor.

Böylece, kararsız ya da muhafazakar Kürt seçmen yeniden AKP saflarına itilmiş oluyor.

Bu yaklaşımı eleştiren Evrensel Gazetesi yazarı İhsan Çaralan, 24 Haziran seçimleri öncesinde bu iki parti tarafından yürütülen politikaların neden terk edildiğini sorguluyor ve o günlerdeki yaklaşımı şöyle özetliyor:

"CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı, Muharrem İnce, HDP’nin Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ı ziyaret ederek seçim kampanyasını başlatmıştı.

İyi Parti’nin adayı Meral Akşener, Demirtaş’ın serbest bırakılarak adil bir seçim yarışı yapılmasın istiyor, MHP ile aynı milliyetçilik çizgisinde olmadığı mesajına özel bir önem veriyordu.

SP’nin Cumhurbaşkanı adayı Karamollaoğlu da Kürt sorununa barışçıl bir çözüm için önerilerini sıralıyordu."

O günlerde Doğu Perinçek dışındaki tüm Cumhurbaşkanı adaylarının Kürt seçmene, barışçıl çözüm mesajıyla gittiğini hatırlatan Çaralan, bugünse tam tersi bir politikanın izlendiğine işaret ediyor.

"Bugün çok önemli bir yerel seçime gidilirken, yerel seçimlerde AKP-MHP ittifakını alt edeceklerini iddia eden CHP ve İyi Parti, 24 Haziran seçiminin tersine, Kürt seçmene AKP’yi 'yeniden çözüm sürecine dönecek parti' olarak gösteren, 'ilginç' ama anlaşılması çok zor bir seçim taktiği izliyor" yorumunu yapan Çaralan, muhalefetten beklenenin Erdoğan'ın Menbiç ve Fırat'ın Doğusu üzerinden yürüttüğü savaş politikalarına karşı çıkması olduğunu ifade ediyor.

Andımız üzerinden CHP ve İYİ Parti'nin Türkçü cepheye savrulduğuna değinen Çaralan, eleştirilerini şöyle sürdürüyor:

Erdoğan’ın “Andımız” tartışması içinde, “Ben Türküm ama Türkçü değilim. Ben Türkçülük yaparsam Kürt vatandaşımın da Kürtçülük yapma hakkı doğar” diyen konuşması üstünden CHP-İyi Parti muhalefetinin savrulduğu yer daha da açığa çıktı. Çünkü Erdoğan’ın bu çıkışını CHP ve İyi Parti, “PKK’ye verilmiş bir mesaj”, “Yeniden çözüm sürecine dönüleceğine dair bir niyetin ifadesi” olarak yorumlayarak, onu “suçlamaya” koyuldular.

AKP’yi, “yeniden çözüm sürecini gündeme getirmeye yönelmekle” suçlamaya giriştiler. AKP’den, “Böyle bir şey yok. Fırat’ın doğusu, Kandil... bir gece ansızın gelebiliriz” açıklamalarını bile “asıl niyetlerin saklanması, ABD ile girilen gizli çözüm sürecinin üstünü örtme gayreti” olarak göstermeye giriştiler. Öyle ki, AKP ile HDP’nin ittifak görüşmeleri yaptığı bile İyi Parti tarafından açıkça iddia edildi!

Burada HDP’nin, Erdoğan’ın milliyetçilik açıklaması üstüne “Hadi öyleyse çözüm sürecine dönelim” içerikli açıklamaları da Kürt seçmende kafa karışıklığına yol açtı. Ama bu eleştirilerden herhalde en çok AKP ve Erdoğan mutlu olmuştur. Çünkü böyle, ciddi sonuçları olacak bir yerel seçime giderken, Kürt seçmene yönelik olarak AKP’yi böyle sempatik gösterebilecek bir propagandayı AKP bile örgütleyemezdi.

Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar