'Erdoğan'ın tüm kirli çamaşırları bir bir orta yere serilecek'

ABD'nin Kuzey Suriye'deki askeri varlığına şiddetli karşı çıkan, Rusya'nın bölgeye yerleşmesinde önemli bir rol üstlenen AKP hükümeti, Rusya ile ilişkilerin bozulmasının ardından rotasını yeniden Batı'ya kırınca eleştirilerin de hedefi oldu.

Yeni Özgür Politika yazarı Halit Ermiş, Rusya ile AKP hükümetinin karşı karşıya gelmesinin yeni gelişmelere gebe olduğuna dikkat çektiği yazısında, Türkiye'nin Suriyeli cihatçılara verdiği desteğin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın politikaları açısından bir bumerang etkisi yaratacağını yazdı.

Ermiş, "(Türkiye'nin) eğitip donattığı ve Kürtler başta olmak üzere Suriye halklarına kan kusturttuğu çetelerinin varlığı da sorgulanacak. Yani Erdoğan’ın tüm kirli çamaşırları bir bir orta yere serilecek ve kendi siyaseti bumerang etkisi yapacak" yorumunu yaptı.

Ermiş, "Eski dostluklar düşmanlıklara, düşmanlıklar da yeni sözde dostluklara evrilebilir. En azından konjonktür bir süre bu yönde değişimler yaratabilir" ifadelerini kullandı.

"Rusya ve İran da artık Türk devletiyle kurdukları dostluğun sonuna geldiklerinin farkında" yorumunu yapan Ermiş, yazısını şu satırlarla sürdürdü:

"Keza Türk devleti de her ne kadar ismini koymasa da dünün Astana ortaklarıyla iplerin koptuğunu görüyor. Astana ortaklarından uzaklaştıkça da naçar ABD ve NATO’ya yeniden yanaşacak. Kopma ve yakınlaşma durumu Türk devletinin bölgedeki varlığını daha çok sorgulatır duruma getirecektir. Zira Erdoğan Astana ortaklarıyla aşık atarken, defalarca “ey Amerika senin Suriye’de ne için var” diye çıkışmıştı. Şimdi İdlib’de Rusya ve İran’la karşı karşıya geldikçe aynı sözleri Putin-Ruhani-Esad kendisine söyleyeceklerdir, söylüyorlar da."

Erdoğan'ın daralan makasta sıkıştıkça NATO ve 'müttefiki' ABD’den yardım dilediğini kaydeden Ermiş, "Bozulan ilişkileri yeni tavizler karşılığında onarmaya çalışıyor. Sadece ABD ile değil, tüm Arap ülkeleriyle de kavgalı duruma gelmiş durumda. Rusya ve İran cephesinden uzaklaşsa dahi, ABD-NATO ve Arap ülkeleriyle bozulan ilişkilerini düzeltmesi o kadar kolay olmayacaktır" görüşünü dillendirdi.

Ermiş şu ifadeleri kullandı:

"...dış siyasette kaybeden Erdoğan’ın içeride ayakta kalması mümkün değildir. Diğer dikkat çekici husus ise Batı ve Arap dünyası ile yaşadığı krizi çözmeye çalışırken, Erdoğan’ın yeniden Kürtlere göz dikmiş olmasıdır. ENKS ile Çavuşoğlu’nun Ankara görüşmesini bu çerçevede okumak doğruya daha yakın olur. Efrîn, Girê Spî, Serêkaniyê işgal ve katliamları halen devam ederken, ENKS eliyle Kürt mahallesinde var olma çabasının da istediği sonucu vermesi mümkün değildir.

Suriye iç geriliminin başından beri tüm siyasetini Kürt düşmanlığı üzerine kurgulayan Erdoğan’ın İran ve Rusya ile karşı karşıya gelirken, Kürtleri kullanma siyasetinin sonuç vermesi havanda su dövmek olur. Böyle olsa da, Çavuşoğlu’nun ENKS’yi Kürtlerin 'meşru temsilcileri' olarak ilan etmesi manidardır. Çünkü gerçek olan şudur ki, ancak ve ancak halklar kendi meşru temsilcilerinin kim olacağına karar verirler. Halk düşmanlarının halklar adına böyle bir karar verme yetkileri olmadığı gibi hadleri de değildir. Böyleleri ancak sömürgecilerin halk içindeki uzantıları olurlar."

 

Yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz