Fehim Işık: 'Erdoğan cephesinde Gare sonrası çöküş hızlandı'

Son yıllarda HDP’ye yönelik yargı eliyle oluşturulan baskılar giderek artıyor. Bir yandan eski vekilleri, yöneticileri tutuklu olan, diğer yandan belediyelerine kayyım atanan HDP kapatılma kıskacında.

MHP lideri Devlet Bahçeli’nin “HDP kapatılsın” çağrıları artarken, Gare operasyonu sonrası partiye yönelik Süleyman Soylu üzerinden başlayan suçlamaların sayısı da katlanıyor.

PKK’nin elindeki 13 kişinin yaşamını yitirmesi ve Türk askerlerinin bölgeden çekilmesiyle sonuçlanan operasyon sonrası Cumhur İttifakı’nın planlarının tutmadığı belirtilirken AKP/MHP cephesinde çözülüşün başladığı yorumları yapılıyor. 

Gazeteci Fehim Işık, Gare operasyonuyla AKP-MHP iktidarının planladığı amaçlarına ulaşmadığına dikkat çekti ve “Erdoğan cephesinde Gare sonrası çöküş hızlandı. Cumhur İttifakı’nda çözülme başladı, şimdi yaptıkları uzatmaları oynamak. Çözülmenin görünüm olmaması için çaba gösteriyorlar. Bir taraftan da birbirlerinin altını oyuyorlar” dedi.

Yankılar’ın konuğu gazeteci Işık’ın değerlendirmeleri özetle şöyle:

“Gare operasyonunu planlayanların yaptıkları hesap tutmadı. İktidar Gare üzerinden bir hesap yapmıştı ama hesap basit değildi. Kanımca erken seçimi de kapsayan, Türkiye’de ırkçı milliyetçiliği mülahazayı büyütüp onun üzerinden siyaseten nemalanmak isteyen, bu tutuma hem Kürtleri hem diğer muhalefet partileri ekarte edip bir daha kendi etrafında kümelendiren bir hesap vardı. Ama bu hesap gitti orada Gare’deki gerillanın direnişine çarptı. Gare’de kalıcılaştırmaya, alan tutmaya giden bir askeri plan vardı. Ama bu tutmadı. Bunu yapamayınca havadan bombardımanlarla önlerine gelen her şeyi yok edip geri çekildiler. Gare hesabı tutmayınca ikinci büyük plana başladılar. Muhalefeti Kürt düşmanlığı üzerinde toplayıp, HDP’yi yalnızlaştırıp, yine ırkçı, milliyetçi mülahazayı bunun üzerinden büyütüp iktidarlarını konsolide etmeye dönük bir hesap içerisine girdiler. O da tutmadı. Hem Gare hem de muhalefeti kendi yanlarına çekip, onlarla birlikte Kürt düşmanı sürdürme gayreti tutmadı, şimdi bunun yarattığı bir şaşkınlık var. Ne yapacaklarını şaşırmışlar. Erdoğan bir şey, Soylu bir başka, Hulusi Akar bir başka bir şey diyor.

Bir seçim var. Bu şekliyle götüremezler. Bu yılın sonlarına doğru mu ya da belki de çok daha erken olabilir. Bugün de yarına Türkiye’de korkunç bir iç savaş da çıkarabilirler. Bu iktidar kalmak için her şeyi göze alabilen bir yapı…Hesap da erken seçim de iç savaş çıkarmak da var. Tüm bunları iktidarı kaybetmemek için yapıyorlar. Muhalefet küçük bir tutum değişikliğiyle onları şaşkınlaştırdı. Ama daha büyük bir tutum değişikliğine giderlerse ne Erdoğan, ne Bahçeli, ne Soylu, ne Akar hiçbiri bu iktidarı iki dakika tutamaz. Muhalefet cesur değil.

Muhalefet, Erdoğan karşıtlığında Gare’nin sonuçlarına dönük tutumlarında geçmişten daha farklı bir yaklaşım sergiliyorlar ama Kürt sorunu konusunda AKP ve MHP’den farklı düşündükleri konusunda toplumu inandırabilmiş değiller. HDP ile yan yana gelmeye hazır olmayan bir muhalefet var. Bu konuda cesur olmalılar…

Cumhur İttifakı’nda çözülme başladı, şimdi yaptıkları uzatmaları oynamak. Çözülmenin görünüm olmaması için çaba gösteriyorlar. Bir taraftan da birbirlerinin altını oyuyorlar. MHP-Ergenekon tarafının öne çıkan ismi Süleyman Soylu’dur. Hulusi Akar bir başka kanattır. Ben Hulusi Akar’ın ileride bir şekilde “sürpriz” yapabileceğine inananlardanım. Mursi’nin Sisi neydiyse Erdoğan’ın Hulusi Akar’ı da önümüzdeki dönem ona dönebilir. O ayrı bir hesap kitap içinde. Diğer tarafta AKP içerisinde Erdoğan ve etrafındaki çıkarcı grup kaldı, onlar da önümüzdeki dönemin hesabı kendileri açısından yapıyorlar. Zaten birbirine düşme var. Bu şekilde götürmeleri mümkün değil. Artık halk geçmişteki gibi değil. Bu koşullarda Erdoğan’ın oyları ciddi bir düşüş gösteriyor, insanlar totaliler rejimine rağmen açık şekilde AKP’den kopuyorsa, muhalefetin güven verdiği bir şekilde seçime gidilirse iktidarlarının tarumar olmasını beraberinde getirir. Tarumar olması durumunda bugün iktidarı savunanlar hiçbir şey yapamazlar. Bu çöküş dönemidir ve çöküş dönemi siyasetidir. Birbirine girmişler, kamuoyunda bu henüz kendini göstermiş değil ama çöküş dönemi hep böyle olur zaten."