FT: Erdoğan baskısını artırdıkça Kürt muhalefetinde korku ve umutsuzluk artıyor

İngiliz Financial Times gazetesi, Türkiye'deki Kürt sorununun 2015'teki parlamento seçimlerinde bir dönüm noktası yaşadığını belirtiyor. Bu seçimde HDP'nin Erdoğan'ın planlarını alt üst ettiğini vurgulayan gazete, cumhurbaşkanının bu tarihten itibaren konumunu güçlendirme yoluna gittiğinin altını çiziyor.

Üç yıl önce görevden alınan Ahmet Türk'ün bu yılki seçimi kazanarak yeniden başkanlık koltuğuna oturduğunu aktaran FT şunları yazıyor:

"Bu ilkbahar Türkiye'nin tarihi şehirlerinden Mardin, eski bir politikacı olan Ahmet Türk'ün yeniden seçimi kazanarak belediye başkanı olmasını sevinçle karşıladı. Görevden alındıktan ve yerine kayyım atandıktan üç yıl aradan sonra seçimi yeniden kazanan Türk taraftarlarının coşkulu tezahüratlarıyla yeniden başkanlık koltuğuna oturdu. Ancak sekiz ay sonra Türk ve Mardin'e bağlı beş belediyenin başkanı teröre destek verdikleri gerekçesiyle görevden alındılar."

"Bu isimlerin çoğu hapiste ve karmaşık oyma sanatıyla güzelleştirilmiş kireçtaşından yapılma konakları, kiliseleri ve camileriyle ünlü, çok milletli bu kentin üzerinde korku ve ümitsizlik dolaşıyor" diyen gazete makalenin devamında şu ifadelere yer veriyor: Pek çok züccaciyenin bulunduğu şehir merkezindeki Süryani cemaatine mensup kuyumculardan biri kentin durumunu şu sözlerle özetliyor:

"İnsanlar siyaset konuşmaya korkuyorlar. Son baskılar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Türkiye'nin güneydoğusunda AKP'nin en büyük rakibi olan HDP'yi zayıflatmak için son üç yıldır sürdürdüğü politikanın bir parçasını oluşturuyor. Ve bu baskılar, Türkiye'nin Ekim ayında Suriye'nin kuzeyine yönelik başlattığı operasyondan sonra daha da arttı."

Hükümetin HDP'nin PKK'ye parasal ve diğer şekillerde yardımlarda bulunduğunu öne sürdüğünü ancak HDP destekçilerinin ise işin içinde başka bir oyun olduğunu aktardıklarını yazan gazete, kuaförde sırasını bekleyen bir kadının, "Türkiye'de sadece bir adam var ve adam da Türkiye'yi kendi adamlarının yönetmesini istiyor" şeklinde sözlerine yer veriyor.

Erdoğan'ın kurduğu baskının uluslararası gözlemciler tarafından Kürtlere baskı olarak tanımlandığını ancak gerçeğin daha da karışık olduğuna değinen gazete AKP Mardin İl Başkanı Faruk Kılıç'ın görüşlerine de yer veriyor:

"Kılıç, FT ile röportaja hazırlanırken bir yetkiliyle Kürtçe olarak hararetli bir tartışmaya giriyor. Masasının arkasında Erdoğan'a ait dört fotoğraf asan Kılıç, 'Ben Kürdüm, Kürt bir ailedenim.' diyor."

Bölgedeki pek çoğu gibi o da daha önce Kürtlere yönelik gerçekleştirilen ayrımcılık ve şiddete dair hikâyeler anlatıyor. Ona göre Erdoğan'ın iktidara geldiği 2002'den itibaren pek çok şey değişti: "Tıpkı Türkiye'nin batısında olduğu gibi insanlar özgürce ve barış içinde yaşamaya başladılar" diyor.

"Şüphesiz Kürt sorununun çözümü için Erdoğan seleflerinden çok daha fazla bir çaba sarf etti; kültürel reformlar yaptı ve PKK ile bir ateşkes imzaladı. Bunun semeresini de sandıkta milyonlarca Kürdün desteğiyle aldı" diyen gazete, "Fakat bu barış süreci Suriye'deki karışıklıkta, Kürt militanların başarısının Türkiye'deki ırkdaşlarını cesaretlendirmesi ile birlikte karmaşık bir hal aldı. 2015'teki parlamento seçimlerinde HDP'nin aldığı oydan dolayı parlamentoda istediği çoğunluğu elde edemeyen Erdoğan büyük bir hayal kırıklığına uğradı ve yetkilerini artırma planlarını devreye soktu" diyor. 

Mart ayındaki yerel seçimlerde HDP'nin kazandığı 65 belediyeden 24'ünün başkanı görevden uzaklaştırıldığını aktaran gazete bu durumun Kürtlerle yapılan ateşkesin çökmesine ve akabinde yeni bir şiddet dalgasının yayılmasına sebep olduğunu, Erdoğan'ın ultra milliyetçi Türklerle işbirliğine giderek düşen oylarını dengelemeye çalıştığını, sert sözlerle ve kontrolsüz bir şekilde HDP'yi hedef almaya başladığını da yazıyor. 

Gazete, 2016'daki tutuklama furyasında partinin iki liderinin, diğer binlerce HDP mensubuyla birlikte tutuklandığını, tutuklananlar arasında onlarca milletvekili ile partinin pek çok il, ilçe ve kasabadaki başkanlarının da bulunduğunu belirtiyor.

Gazeteye konuşan küçük bir işletme sahibi ve HDP destekçisi olan 29 yaşındaki Murat Otun, yetkililerin halka oy kullanabileceklerini ancak sadece AKP'ye oy verebilecekleri mesajı verdiğini belirtiyor ve ekliyor: "İstediğimiz dışında başka birini seçemezsiniz diyorlar."

Bu yılki yerel seçimlerde Erdoğan'ın partisinin Mardin'de her ne kadar oylarını biraz artırdıysa da başkanlığı yine HDP'nin kazandığını ve Türk'ün başkanlık koltuğuna oturduğunu aktaran gazete, "Bu kez onun Ankara tarafından bir bürokratla değiştirilmesi sadece dört buçuk ay sürdü. Türk hareketi 'demokrasiye hakaret' olarak adlandırdı" diyor.

Makalenin devamında şu görüşler dile getiriliyor: Hükümet PKK'yi yok etmek için verdikleri mücadelenin bir parçası olarak belediye başkanlarını görevden almaktan başka bir çareleri kalmadığını öne sürüyor. Kılıç da, "Bu bir gereksinimdi" diyor. Her ne kadar PKK ve HDP destekçileri aynı kitle olsa da HDP, PKK'nin siyası kolu olmadıklarını şiddete karşı siyasi bir alternatif oluşturduklarını ifade ediyor.

HDP Mardin il teşkilatı eş başkanlarından Eylem Aman, PKK'ye destek verdiklerini gösteren tek bir delil dahi olmadığını belirtiyor. Parti yetkilileri üç yıl önce başlatılan tutuklama dalgasında tutuklanan 93 belediye başkanından 15'ine bir suç isnat edildiğini öne sürüyor.

HDP destekçilerinden bir kısmı seçtikleri isimlerin tutuklanmasından dolayı seçime katılmayı sorgularken, diğer bir kısmı ise her seçimde partilerini desteklemeyi sürdüreceklerini ifade ediyor.

Bazı Erdoğan taraftarları dahi durumun saçmalığından bahsediyor. Yarı Kürt ve yarı Arap olduğunu söyleyen Derviş Ağlamaz, Erdoğan'ın batı sömürgeciliğine karşı duran güçlü bir lider olduğunu söylüyor. Ancak seçilen bir belediye başkanının görevden alınmaması gerektiğini belirtiyor,"Bu ahlaksızlık. Bu kişiler halk tarafından seçildiler" diyor.