HDP’den CHP’ye: Kürt sorununda çözüm yolunu da açıkla

Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden genel başkan seçildiği 37. Olağan Kurultay’ın ardından gündeme gelen “CHP yeni bir Kürt raporu hazırlıyor” tartışmalarına HDP de katıldı.

HDP Sözcüsü Ebru Günay, Kürt sorununda "çözüm sözü" veren CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'ya, "CHP, Kürt sorununun çözüm yolunu da açıklamalı" çağrısı yaptı.

 Mezopotamya Ajansı’na konuşan Ebru Günay, “Kuşkusuz Kürt sorunu bu ülkedeki en temel sorunlardan biri. Ve daha önemlisi Kürt halkının kolektif haklarının kabul edilmesi ve tanınması temel sorunlardan biri. Bu ülkede siyaset yapıyorsanız, Kürt sorununun çözümüne ve Kürtlerin kolektif haklarına dair bir sözünüz olmalı” dedi.

AKP iktidarı tarafından Kürt kazanımlarına dönük ciddi bir saldırı olduğunu belirten Günay, şunları söyledi:

“Kürde çözümsüzlüğü, katliamı ve ölümü dayatan çok ciddi bir iktidar politikası var. Bunu söylerken, bir de iktidarın öncülük ettiği Kürt düşmanlığına dair de bir sözünün olması gerekiyor. Buna bir karşı çıkışının olması gerekiyor. Yoksa bu ülkede iktidarın kendisi de çözüm süreci diye başladı, Kürtlere dair bir sürü olumlu söz de söyledi ama geldiğimiz aşamada Kürtlere korkunç saldırı, Kürde karşı düşman hukukunu uygulamaktan öteye geçemedi. Bu konuda pratik hamleler olması gerekiyor. Samimiyetin ve toplum nezdinde ikna edici olabilmesi için pratik adımların olması gerekiyor. 

 CHP bir Kürt raporundan bahsediyor. Ama raporla beraber CHP Kürt sorununun çözüm yolunu da açıklamalı. İktidarın Kürde yönelik düşman politikalarına bir karşı duruşu, bir tavrı olmalı. Bunlarla birleşince bir anlam ifade edecektir.”

Günay, HDP’nin muhalefet partileriyle açık ittifak yapacağı yönündeki tartışmalara ilişkin de şu ifadeleri kullandı:

 “Türkiye muhalefetinin yapması gereken, bu ülkeye demokrasinin nasıl geleceğini ve demokrasiyle tekrardan nasıl buluşacağını bir araya gelip konuşmasıdır. Çünkü mevcut iktidar demokrasi değerlerini askıya alıyor, sürekli saldırıyor. Askıya almaktan da öte artık yasal düzenlemelerle demokrasi değerlerinin son kırıntılarını da yok etmeye çalışan, engellemeye çalışan bir yerden siyaset yürütüyor. Sonuçta sosyal medya yasağı tam da bunlardan biriydi.

İktidar aslında halkın haber alma hakkına müdahale ediyor, engellemeye çalışıyor. Muhalefetin kendisinin bir araya gelerek bu ülkenin geleceğini demokratikleştirmenin projesini tartışmalı ve bunu oluşturmalı. Bunu bir seçimle sağlayabilir mi? Bu çok ayrı bir tartışma konusu. Daha önemlisi seçimden önce bir demokrasi mücadelesi vermek gerekiyor. Bir mücadele hattını birlikte oluşturmak gerekiyor. Muhalefetin demokrasi mücadelesi konusunda bir tutumunun olması gerekiyor. Mücadele hattında bir araya gelip, demokrasi mücadelesi oluşturacak mı? Bunun netleşmesi gerekiyor. Yoksa iktidara sadece söylemde muhalefet etmek, bu ülkeye maalesef demokrasi getirmiyor. Muhalefetin esas olan pratikte iktidarı zayıflatacak demokratik mücadele programları oluşturmaya ihtiyacı var.”

 

Haberin kaynağına buradan ulaşabilirsiniz