Kürtlere 'JİTEM onları öldürüyordu, kelepçeye şükretsinler' demişti AKP'li vekil

Türkiye'de birbiri ile çatışan ideoloji, görüş ve çıkar gruplarının farklı dönemlerde yargı üzerinden hesaplaşmaya girdikleri ve intikamcı duygularla hareket ettikleri bir gerçek.

Bir dönem AKP ve Gülen grubu, muhalif kesimleri çeşitli suçlamalarla tasfiye ederken, bugün de yine AKP ve milliyetçi kanat, bir dönem iktidarın en yakın ortağı olan Gülencileri yine yargı vasıtasıyla tasfiye ediyor.

Bu konuyu 19 Kasım tarihli yazısında gündemine taşıyan Evrensel Gazetesi yazarı Yusuf Karataş, Sözcü Gazetesi'nin “Keser Döndü, Sap Döndü Gün Geldi Hesap Döndü” manşeti üzerinden büyük resme dikkat çekiyor.

"Gazeteye bu manşeti attıran ise, Ergenekon yargılamalarını yapan FETÖ’cü yargı mensuplarının bugün yargı önüne çıkartılmış olmaları" yorumunu yapan Karataş, "Ortada dönen bir hesap olduğu kesin" tespitinin ardından, bunun adalet ya da hakkaniyet adına yapılmadığı notunu da düşüyor.

Ergenekon davalarının, o gün iktidarı tamamen ele geçirmek isteyenlerin siyasi hesaplarından bağımsız olmadığını hatırlatan Karataş, yazısını şöyle sürdürüyor:

"Peki, bugünkü yargılamaların iktidarın siyasi hesaplarından bağımsız olduğu söylenebilir mi? Daha da önemlisi ortada bir yargılama süreci olduğuna göre, adalet bu hesaplaşmanın neresinde?"

Ergenekon davalarının, AKP ve Gülencilerin işbirliği içinde, ordu-bürokrasi içindeki güçleri tasfiye etme niyeti taşıdığını ancak Ergenekon içinde yargılanan kimi isimlerin de çok sayıda faili meçhulden sorumlu olduğunu hatırlatan Karataş, şöyle devam ediyor:

"Evet, Ergenekon’dan yargılanan ordu mensupları arasında JİTEM’i kuran, ‘bin operasyon’ talimatlarını verip binlerce “fail-i meçhul” cinayetin işlenmesinin sorumlusu olanlar da vardı. Ancak Ergenekon davalarının ne geçmişle yüzleşme-hesaplaşma ve ne de demokrasi ve barış gibi bir derdi vardı. Bu davalar o günkü iktidara, yani Erdoğan ve Gülencilere karşı gizli darbe planları yapıldığı iddialarına dayandırıyordu. Ve üstelik bugün olduğu gibi böylesi planlarla uzaktan yakından ilişkisi olmayacak isimler de ‘gizli tanık’ ifadeleri adı altında Ergenekon’la ilişkilendirilip tutuklanıyordu. "

Ergenekon davası dosyalarının iktidarda olanların siyasi hedefleriyle sınırlandırıldığını hatırlatan Karataş, AKP ve Gülenciler arasındaki kavgadan sonra Ergenekon'dan yargılananların bir bölümünün AKP'nin saflarına geçtiğine dikkat çekiyor ve ekliyor:

"Gülenciler, FETÖ oldu. Erdoğan, 'milli ordumuza kumpas kuruldu' dedi. Ergenekon davaları düştü. Bu kez dün Ergenekon’dan yargılananların önemli bir bölümü Erdoğan’ın safına geçti. Ve işte bugün Ergenekon davalarını açıp yürüten FETÖ’cü yargı mensupları yargı önünde.

Dönen hesabın ve bu hesaplaşmanın ‘adalet’ kısmına gelince…

Ergenekon davalarını açan Gülenci-FETÖ’cü yargı mensupları, benzer bir hesaplaşmayı demokratik Kürt hareketiyle de yapmak için KCK dosyası adı altında binlerce Kürt siyasetçiyi hapishanelere doldurmuştu. Hatta aralarında belediye başkanlarının da yer aldığı bu siyasetçilerin tutuklanmasıyla ilgili AKP’nin önde gelen isimlerinden Mehdi Eker, “JİTEM onları öldürüyordu. Kelepçeye şükretsinler” demişti. Gülenciler, demokratik Kürt hareketini etkisizleştirip dini de kullanarak yerine kendi cemaat örgütlenmelerini geçirmek istiyor ve bu plan o dönem AKP-Erdoğan tarafından da destekleniyordu.

Sonuç olarak hesap, dün olduğu gibi bugün de egemen güçler arasında dönmektedir. Ve bu hesaplaşmadan ne adalet ve ne de demokrasi ve barış gibi halkın hayrına sonuçlar beklenmez."

Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz