Eki 20 2019

Cemil Bayık: Eğer halk köyünü terk ederse bu Kürtlerin ölümü demek

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine yönelik askerî harekâtına ilişkin konuştu. 

ANF’ye konuşan Cemil Bayık, Esad yönetimi ile Suriyeli Kürtler arasındaki anlaşmayı “geç ama yerinde bir karar” olarak değerlendirdi. Bayık, Türkiye’nin Özgür Suriye Ordusu ile (ÖSO) Esad rejimini yok edip yeni bir Suriye kurmak istediğini savundu. Bayık, "Eğer halk köyünü, şehrini, evini terk ederse bir daha dönemez. Bu Kürtlerin ölümü demek" ifadelerini kullandı.

Bayık’ın açıklamalarından öne çıkan ifadeler şöyle:

"Herkes Rusya ve Amerika'nın kendi çıkarları uğruna Kürtleri kurban ettiğini biliyor.

Her iki taraftaki Kürtleri de göç ettirmek istiyorlar. Eğer halk köyünü, şehrini, evini terk ederse bir daha dönemez. Bu Kürtlerin ölümü demek. Kürtler varlık ve yokluk mücadelesi veriyor.

Türkiye'de İran ve Rusya ile bir toplantı yapıldı. Toplantıda, 'Demokratik özerkliği kabul etmiyoruz, öyle bir iradeyi tanımıyoruz' dediler. Sonra Amerika ve Suriye, 'Sınıra bir hat çektik, sınırı savunacağız' diyerek ortak devriyeye başladılar. Birkaç gün sonra da Amerika, 'Askerlerimizi çekiyoruz' dedi. Zaten sonra Türkiye saldırmaya başladı. Yani Amerika sınırı savunma adı altında Türkiye'nin Kuzey Doğu Suriye'ye girmesini sağladı. Bu ittifakla Türkiye'nin işgalini meşrulaştırdı. Zaten Rusya daha önce Türkiye'nin işgalini meşru görmüştü. Yani birlikte bu planı geliştirdiler. O yüzden bu saldırılarda ölen, yaralanan her insandan Amerika, Rusya, BM ve Türkiye sorumludur.

Erdoğan BM'de açık bir şekilde, 'Kuzey Doğu Suriye'yi işgal ediyorum' dedi. Kimse de ses etmedi. Bu büyük bir ahlaksızlıktır. Yine bazı ülkeler 'Türkiye'ye silah satmayacağız' diyorlar. Bunu tepkileri önlemek ve bir şekilde Kürtleri kandırmak için yapıyorlar. Türkiye ile ilişkilerini alttan alta sürdürüyorlar ve silah satışına devam ediyorlar.

Bazıları Türkiye bir bölgeyi alınca duracak diyorlar. Bu yalan ve bu şekilde halkımızı kandırmak istiyorlar. Erdoğan açık bir şekilde, 'Fırat, Dicle, Hesekê ve etrafındaki yerleri alacağım' diyor. Türkiye Rojava'da Kürt kalmasın planı ile hareket ediyor. Rojava halkımızın bu hakikati çok iyi anlaması lazım.

Bazı Arap devletlerin duruşları iyi. Amerika, Rusya, Avrupa ve BM'ye karşı pratikte ciddi kararlar alamıyorlar ama tutumları iyi. Özellikle Mısır ve Filistin'i selamlıyoruz.

Kuzey ve Doğu Suriye bölgesi Suriye'nin bir parçasıdır. QSD, YPG, YPJ ve bölge halkı Suriyelidir. Kuzey Soğu Suriye'de yaşayan Kürtler, Araplar, Süryaniler, Ermeniler, Çerkesler, Türkmenler hangi mezhepten kültürden olursa olsunlar 'Biz Suriye'nin bir parçasıyız, Suriye'nin bütünlüğünü esas alıyoruz' dediler. Sadece açıklamalarında değil pratiklerinde de bunu ispatladılar. Suriye rejiminin de bu şekilde yaklaşması lazım. Türkiye ulusal Suriye ordusu kurmuşum diyor. Kurduğu ordu Suriye'yi kabul etmiyor, Suriye'ye karşı yeni bir Suriye geliştirmişler.

Türkiye bu çetelerle istediği gibi bir Suriye kuruyor. Bu da NATO'nun kapitalist modernitesine hizmet ediyor. Türkiye bir NATO üyesi ve bu çetelerin hepsi Türkiye'ye bağlı. Bu çetelerle rejimi yok edip yeni bir Suriye kurmak istiyor. Suriye'nin bu gerçeği görmesi gerekiyor.

Suriye'yi yıkan Türkiye'dir. Hala da bu yıkımı sürdürmek istiyor. İnanıyorum ki Suriye bu gerçeği anladı. Bu yüzden QSD, YPG ve Demokratik Özerk yönetim ile bazı adımlar attılar. Çok geç kaldılar ama yerinde bir karar.

Kürler eğer iradeli, kararlı, cesaretli bir şekilde yürürlerse kimse iradelerini kıramaz, teslim alamaz, tasfiye edemez."

Haberin kaynağına buradan ulaşabilirsiniz