'Güvenli bölge ve askeri harekatın amacı inşaat işleri mi?'

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan hemen her fırsatta, ABD'nin güvenli bölge konusunda Türkiye'yi oyaladığını ve Kuzey Suriye'ye operasyonun her an kapıda olduğunu belirtirken, Ankara'daki 'operasyon hareketliliği'ne dair de taze bilgiler gelmeye devam ediyor.

Odatv yazarı Müyesser Yıldız, Erdoğan'ın, 1 Ekim'de Meclis açılış töreninde Suriye'deki gelişmelerle ilgili olarak, “Türkiye’nin artık kaybedecek tek bir günü dahi yoktur. Kendi yolumuzda devam etmekten başka çare kalmadı” demesinin üzerinden altı gün geçtiğini hatırlattı. 

Yıldız, hem ABD hem de Türkiye tarafının güvenli bölge ve Kuzey Suriye konusundaki karşılıklı açıklamalarına dikkat çektikten sonra, operasyonun adının 2018 yılında konulduğunu, Erdoğan'ın, "Amacımız, Fırat’ın doğusunu da barış pınarlarıyla sulamaktır" sözlerine atıfla 'Pınar' olarak belirlendiğini kaydetti.

Kuzey Suriye'deki Süleyman Şah Türbesi'nin eski yerine götürülmesi hazırlıklarına 'Pınar operasyonu' adının verildiğini kaydeden Yıldız, operasyonun amacına dair şu noktalara dikkat çekti:

"...Erdoğan dün de, “Bu bölgede 1 milyonu yeni inşa edeceğimiz yerlerde, 1 milyonu da mevcut yerleşimlerde olmak üzere, iki milyon kişiyi iskân etmeyi planlıyoruz. Planlarımız hazır, projelerimiz hazır” dedi.

(Cumhurbaşkanı Yardımcısı) Fuat Oktay da şunları söyledi:  

'Oluşturacağımız bu barış koridorunda yaklaşık 2 milyon Suriyelinin bölgeye gönüllü olarak yerleşmesini öngörüyoruz. Güvenli bölgede, gerekli altyapıyı, geçici ve kalıcı barınma yerlerini, hastaneleri, okulları inşa etmemiz lazım. Projelerimiz hazır, ancak hayata geçirilmesi için başta AB olmak üzere bölgedeki tüm aktörlerin desteğine ihtiyaç var.'

Geçenlerde sormuştuk, bu açıklamalardan sonra bir kez daha soralım; 'Güvenli bölgenin ve harekâtın anlamı, YPG/PYD/SDG'nin temizlenmesi mi, inşaat işleri mi?'

Acaba öncelik inşaat işleri mi olacak ki, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu iki gün önce şöyle konuştu:

'ABD ile ticari ilişkilere yönelik bir pozitif ajanda var, ama bu ticaret geleceğe yönelik, orta, uzun vadeli bir hedef. Ama Fırat'ın Doğusu şu anda hayat memat meselesi. Şu anda AB ve dünyada, Suriye'de siyasi çözüm olmadan Suriye'nin yeniden inşasına destek vermeme anlayışı hâkim. Bu haklı bir tutum olabilir, çünkü savaş bitmeden imar edildiği zaman yeniden yıkılacak. Ama bu tutum geri dönen ya da zor şartlar yaşayan insanların temel ihtiyaçlarını karşılamamıza engel değil. Su, barınma, elektrik, sağlık, eğitim elzemdir. Güvenli bölge oluşunca bu tür ihtiyaçların karşılanması için herkesin elini taşın altına koyması gerek.'

İkinci ihtimale geçelim; Hedef, 1 yıldır beklenen Süleyman Şah Türbesi'nin nakli midir?

Yeni Şafak'tan Hasan Öztürk daha önce birkaç kez yazmıştı. 1 Ekim'deki Meclis resepsiyonunda Hulusi Akar'la görüştükten sonra önceki gün kaleme aldığı, 'Süleyman Şah bir gece ansızın Karakozak’a geri dönerse' başlıklı yazısında yine bu konuya değinip, 'Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, 'Bir gece ansızın gelebiliriz' cümlesinden sonra Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna yönelik kararlılığı Süleyman Şah ve 2 muhafızının sandukasının tekrar Karakozak’taki vatan toprağına taşınmasıyla sağlanabilir' dedi."

Yazının tamamına buradan ulaşabliirsiniz

Bu blok bozuk ya da eksik. Eksik içeriğe sahip olabilir ya da orijinal modülü etkinleştirmeniz gerekebilir.