İran, Irak, Türkiye, Suriye istihbarat başkanlarının 2017'deki toplantısından sonra neler oldu?

Gazeteci Ferda Çetin; Kürtlerin yaşadığı coğrafyalarda kangrenleşen kimlik ve hak sorunlarına ilişkin, bölgesel güçlerin işbirliğine dair kaleme aldığı yazıda; Ekim 2017'de Irak, İran, Suriye ve Türkiye istihbarat başkanlarının yaptığı toplantıyı işaret ediyor.

Yeni Özgür Politika gazetesinde yayınlanan ve 'Tahran'da yapılan gizli görüşme' başlıklı yazısında Çetin; 'düşman kardeşler' olarak nitelediği bölge ülkelerinin nasıl Kürtlere karşı yan yana geldiğini anlatıyor ve çok eskilere gitmeden iki yıl önce bu amaçla yapılan bir toplantının ayrıntıları hakkında bilgiler veriyor:

"İran Genelkurmay Başkanı Muhammed Bakıri, 15 Ağustos 2017 tarihinde Türkiye’ye üç günlük bir ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaret, İranlı bir general tarafından 38 yıldır gerçekleştirilen ilk ziyaret olması açısından önemliydi. Bakıri, Türk Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ve Tayyip Erdoğan’la görüşmeler gerçekleştirdi.

Taraflar görüşme sonrasında yaptıkları açıklamada, Bakıri’nin ziyaretinin “bölge güvenliğini tehdit eden tüm terör örgütleri ile ortak mücadele ve Güney Kürdistan’da, 25 Eylül 2017 günü yapılacak ‘bağımsızlık referandumu’ konularını içerdiğini” belirttiler.

2 Ekim 2017 günü Hulusi Akar Tahran’a gitti. Bu ziyaretin amacı da, “bölge güvenliği ve teröre karşı ortak mücadele” idi. İran Ortadoğu’da Şii hareketleri, Türk devleti ise Sünni ve Selefi hareketleri ve Sünni-cihadist çeteleri destekliyor. Ancak bu derin karşıtlıklarına rağmen, “terör ve terörist” diye adlandırdıkları kuşkusuz Kürt halkıdır.

Erdoğan, açıkladığı bu amaca uygun olarak 4 Ekim 2017 günü Tahran’a günübirlik bir ziyaret yaptı. Ziyaretin amacını; “İran ile yakın ilişkilere sahibiz ve bu ziyarette terörizmle mücadele, teröristlerin kandilde varlığı ve önemli bölgesel ve ikili konularda müzakerelerde bulunacağız’’ sözleriyle açıkladı. İran ziyaretinde, Erdoğan’a MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve yardımcıları da eşlik etti.

Bu görüşmeler çerçevesinde, Tahran’da çok önemli bir toplantı gerçekleşti. Türkiye, İran, Irak ve Suriye istihbaratının sorumluları, “Kürtlere karşı ortak tutum” gündemi ile gizli bir toplantı gerçekleştirdiler. Toplantıya Türkiye’den MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Irak’ın Güvenlikten Sorumlu Bakanı Falih Feyaz ve Suriye İstihbaratı sorumlusu Ali Memlûk ve İran İstihbarat Başkanı katıldılar."

Toplantıda, Kürtlerin, Güney Kürdistan’daki statüsü ve Rojava’da elde ettikleri kazanımları nedeniyle ciddi bir tehlike oluşturdukları, buna karşı dört devletin ortak bir politika geliştirmesi konusunda mutabakat oluştuğunu belirten gazeteci Çetin, yazısını şöyle sürdürüyor:

"Güney Kürdistan ve Rojava üzerindeki baskının sistemli hale getirilerek artırılması kararlaştırıldı. Dört ülkenin istihbarat sorumluları, “Kürtlerin ilişki ve ittifakları nedeniyle, ‘emperyal’ güçlerin bölgede etkili hale geldiği, yabancı güçlerin bölgeden çıkarılabilmesi için, Kürtlerin mevcut statülerinin sona erdirilmesi” konusunda mutabakat oluşmuştur.

Dört ülkenin İstihbarat ve Güvenlik sorumluları, bu planın hayata geçirilebilmesi için Güney Kürdistan’da ciddi engeller çıkmayacağını, engel olabilecek yegane gücün PKK olduğu belirtilerek, PKK yönetimi ve gerillalarının mutlak surette tasfiye edilmesi konusunda anlaşmaya varılmıştır. Toplantıda, Rojava’nın tümden tasfiye edilmesi, Güney Kürdistan’da federal yapının ortadan kaldırılması ve Kürt şehirlerinin vilayet statüsünde Bağdat yönetimine bağlanması kararlaştırılmıştır."

O toplantıdan bugüne kadar birçok gelişmenin, bu toplantıda alınan kararlarla ilgili olduğunu söyleyen Çetin şöyle devam ediyor:

"Türkiye ve İran’ın referandumdan dolayı hava sahalarını Hewlêr ve Süleymaniye uçaklarına kapatmaları; Kerkük’ün işgal edilmesi, Güney Kürdistan ve Irak topraklarının Türk ordusu tarafından işgal edilerek yeni üsler kurulması; Mahmur ve Şengal’in bombalanması; KCK ve PKK yöneticilerinin imhası için ABD’nin 12 milyon dolar ödül koyması, son iki yılda artan saldırı ve suikastlar, bu toplantıda alınan kararlarla ilgilidir. ABD, Türkiye ve Irak’ın bu görüşmeleri yapması ve İran ve Suriye ile ortaklaşmasına icazet vermiştir."

Türkiye-İran-Irak ve Suriye yönetimleri ve istihbaratlarının, Kürt karşıtlığı temelinde geliştirdikleri planın bugün de sürdüğünü belirten Çetin "Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad, 20 Mayıs 2019 günü, The Syrian Observer isimli internet sitesine verdiği demeçte, “Suriye heyeti ile Hakan Fidan önce Tahran’da görüştüler, daha sonra ise Keseb Sınır Kapısı’nda görüşmeler yapıldı” demiştir. Güney Kürdistan’da Türk ordusunun kurduğu yeni üsler ve karargahlar, MİT’in Hewlêr’den sonra Süleymaniye’ye de yerleşmesi, Rojava’nın işgali, Irak’ın orta yerindeki Şengal’in bombalanması… Hepsi birbiri ile doğrudan ilişkili gelişmelerdir" diyor.

 

Yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz