Ara 12 2017

LGBTİ'ye doğuda tehdit; batıda 'ahlak' engeli


Aralarında Kanada, ABD ve Hollanda gibi ülkelerinde bulunduğu 19 ülkede eşcinsel evlilik yasal. Her geçen yıl dünyanın farklı ülkelerinden benzer yönde kararlar alınıyor geliyor.

Hatta Kanada’nın “sıra dışı” başbakanı Justin Trudeau, son iki yıldır Onur Yürüyüşü’ne katılarak destek veriyor. Ancak Türkiye’de durum biraz farklı.

Her yıl yasaklamalar ve polisin sert müdahalelerine sahne olan etkinlikler, haber sayfalarını süslüyor. En son kasım ayında İstanbul ve Ankara’dan yeni yasaklar geldi.

"Ahlaka aykırılık, etkinliklerin kamu düzenine tehlike oluşturması ve suç işlenmesinin önlenmesi” gibi absürd gerekçelerle hem de…

Diyarbakır’daki Keskesor Amed LGBTİ Oluşumundan Atalay Göçer, LGBTİ etkinliklerine yönelik bu yasak ve engellemeleri Bianet’e değerlendirirken, Diyarbakır ve çevre illerinde uzun süredir etkinliklerin engellendiğini hatırlatıyor.

Batıda “genel ahlak” bahane edilerek valiliklerce, doğuda ise İslami değerler bahane edilerek dini sivil toplum kuruluşlarının baskı ve tehditleriyle engellemelerin olduğunu söylüyor ve ekliyor:

Aslında aynı zihniyet. Kürt illerindeki uygulamalarla nabız yoklayıp, farklı yerlere farklı dozlarda uyguluyorlar.

LGBTİ örgütlerine kapatma davası açılan dönemler olmuştu. 2014’te, daha önce hiçbir engele takılmadan gerçekleşen Onur Yürüyüşlerine çeşitli engellemeler getirilmeye başlandı.

Günden düne LGBTİ hareketine ciddi anlamda destek geldiği ortada. Göçer de, son dönemdeki bu yasaklamaları,  hareketin güçlenmesi, örgütlenmesi ve toplumsallaşmasına karşı atılan adımlar olarak yorumluyor. 

1 yılı aşkın süredir devam eden OHAL süreci de, kolaylaştırıcı bir ortam sağlıyor yasaklamalara. 

7 Haziran seçimi sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ifadesiyle “buzdolabına kaldırılan” ve şu ana kadar da oradan indirilmeyen çözüm sürecinde sokaklarda gökkuşağı bayraklarıyla yürüyen LGBTİ üyelerine rastlanıyordu. O dönem Diyarbakır’da ilk defa yapılıyordu bunlar.

 

Yasaklamaların, bundan sonra hiçbir etkinlik yapılmayacak anlamına gelmediğini, dernekler olmadan da çalışmaların yürütüleceğini söylüyor Göçer ve ekliyor: 


“Bizim çok geniş bir kesime hitap etmek gibi bir durumumuz olmadığı için, yerel, göçebe, geçici çözümler geliştirebiliyoruz. Yapılabildiğini göstermek güç veriyor. Elimiz kolumuz bağlı dememenin bir yolu.”