Dibeybe, Libya’nın Türkiye ile özel ilişkilerini sürdürmek istiyor - The Arab Weekly

Abdülhamid Dibeybe, başkanlık ettiği Libya heyetinin Türkiye ziyareti sırasında hükümetinin Ankara ile özel ilişkiler sürdüreceği yönünde net mesajlar vererek, Libya'daki yeni yürütme otoritesinin Türkiye'nin rolünü azaltmasını bekleyen uluslararası ve bölgesel oyuncuların beklentilerini boşa çıkardı.

Dibeybe’nin ziyareti başarılı kılma konusundaki ısrarı, kendisine Türkiye’de eşlik eden heyetin büyüklüğüyle ortaya çıktı. Yeni Türkiye-Libya Stratejik İşbirliği Konseyi'nin ilk toplantısına Genelkurmay Başkanı Muhammed el-Haddad'ın yanı sıra en az 14 bakan katıldı.

Tüm bunlar da gösteriyor ki,  Mısır'a ve Arap Körfezi ülkelerine yaptığı gibi düzenli bir siyasi ziyaret değildi. Türkiye şu anda Libya’nın geleceğindeki en önemli ülke olarak görünüyor.

Türkiye, askeri müdahalesi ve Suriyeli paralı askerlerin gönderilmesinin ardından, "Wagner" paralı askerleri konuşlandırmakla suçlanan Rusya ile birlikte Libya'daki en önemli oyuncu haline geldi. Bu siyasi gerçeklik, sadece çatışmaları seyretmekle yetinen Avrupa ülkelerinin aleyhine gerçekleşti.

Dibeybe’nin ziyareti güvenlik, siyasi, ekonomik ve medya işbirliğini artıracak bir dizi anlaşma ve mutabakat zabıtının imzalanmasıyla sonuçlandı.

Libya başbakanı, ülkesinin “Türk kardeşlerimizle ilişkilerimizi örnek bir düzeye getirmek” istediğini söyledi.

Dibeybe bu sözleri Pazartesi günü başında bulunduğu üst düzey heyetle Ankara’da gerçekleştirdiği görüşmelerinin ardından. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile düzenlenen ortak basın toplantısında dile getirdi.

Dibeybe, “Libya, Türk firmaları tarafından yapılmasını istediğimiz birçok yeniden inşa projesinin sahası olacak. Enerji alanında da işbirliğini güçlendirmek istiyoruz" dedi.

Libya'da kalıcı ateşkese verdiği destekten dolayı da Türkiye'ye teşekkür etti.

Türkiye Cumhurbaşkanı ise, ülkesinin önceki meşru hükümetlere olduğu gibi Libya Ulusal Birlik Hükümeti'ni (GNU) de desteklemeye devam edeceğini söyledi. “Şu andan itibaren önceliğimiz, Libya'daki Milli Birlik Hükümeti'nin yetki ve egemenliğini ülkenin geri kalanına yaymaktır. Uluslararası toplumu, seçimlerin planlandığı gibi yapılmasına izin vermek için Libya'ya samimi destek vermeye çağırıyorum" dedi.

İki taraf daha önce deniz sınırını belirleme anlaşmasına olan bağlılıklarını vurgulamıştı. Dibeybe konuşmasında “Türkiye’nin komşusu” ifadesini kullanarak Fayez el Sarrac hükümetinin anlaşmaya ilişkin tutumuyla hemfikir olduğunu gösterdi.

Bu duruşuyla anlaşmayı iptal edeceği yönünde Yunanistan'ın başını çektiği birçok Avrupa ülkesinin sahip olduğu illüzyonları da ortadan kaldırdı.

Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias Pazartesi günü Bingazi'de “önceki hükümetin Türkiye ile imzaladığı yasadışı anlaşmaları” reddetiklerini yineledi.

Libya Başkanlık Konseyi Başkan Yardımcısı Hüseyin Katrani, “Yunanistan ile her alanda stratejik işbirliği konusunda 2010 yılında imzalanan bir mutabakat zaptı var; ve iki ülke arasında bir anlaşmaya varmak için bunu aktif hale getirmeyi dört gözle bekliyoruz” dedi.

Bu, yeni Libya otoritesinin Atina ile aralarındaki farklılıkları kaldırma arzusunu yansıtıyordu, ancak Türkiye ile yapılan deniz sınırlarını belirleme anlaşmasını yeniden gözden geçirecek kadar ileri gitmedi.

Bazı uzmanlar, Türkiye ziyaretinin Libya içindeki kırılgan barış üzerindeki olumsuz sonuçları olabileceği konusunda uyarıda bulunsalar da, gözlemciler, özellikle Ankara ile ilişkileri normalleştirmek için müzakereler yürüten Mısır'ın sessizliğinin bu endişeleri önemsizleştirdiğini belirtiyor.

Dibeybe, denizaşırı diplomasisine Mısır'ı ziyaret ederek başlamış ve ardından hem Kuveyt'i hem de Emirlikler'i içeren bir Körfez turuna çıkmıştı. Bu, Müslüman Kardeşler'le ilintili Adalet ve İnşa Partisi'nin hakim olduğu Ulusal Mutabakat Hükümeti'nin izlediği kutuplaştırıcı ittifaklar politikasından uzakta yeni bir sayfa açma arzusunu yansıtıyordu.

Uzmanlar, Dibeybe’nin, yeni Libya hükümetinin Türk çıkarlarını baltalamak gibi bir niyeti olmadığı konusunda Ankara'ya güvence vermek için Türkiye ile ilişkileri güçlendirme konusunda istekli olduğunu gösterdiğini söylüyorlar.

Aynı uzmanlara göre, Türkiye’nin Nisan 2019’da Trablus’un üzerine yürüyen Libya Ulusal Ordusu’na (LNA)  karşı Ulusal Mutabakat Hükümeti lehine askeri müdahalesi bu tür çıkarların ana itici gücü oldu.

İlişkilerdeki yeni gelişmeler, Ankara’nın Batı Libya’daki askeri üslerden paralı askerlerini çekmesini hızlandırabilir.

Suriyeli paralı askerlerin ve kiralık "Wagner" grubunun ülkenin batısı ve doğusundan çıkarılması hükümetin karşılaştığı en önemli güvenlik sorunlarından biri, çünkü özellikle önümüzdeki 24 Aralık’ta yapılacak seçimlerden önce bu güçlerin ülkeden çıkarılması yönünde iç baskılar giderek artıyor.

Dibeybe daha önce yabancı savaşçıları "Libya’nın sırtındaki hançer" olarak tanımlamıştı.

Paralı askerlerin uzaklaştırılması, Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin kararsızlık ve ilgisiz politikalar izlediğini düşünen Libyalıların güvenini kazanmaya çalışan hükümete daha fazla alan sağlayacaktır.

Yeniden yapılanma projelerine ek olarak Dibeybe, ülkesindeki elektrik krizini çözmek için Türk şirketlerine güveniyor. Türk “Rönesans” Holding Grubu, Libya ile Trablus Havalimanı'na üç elektrik santrali, bir alışveriş merkezi ve yeni bir dış hatlar terminali inşa etmek için mutabakat zaptı imzaladı.

AXA Energy de Libya Genel Elektrik Şirketi ile elektrik santrali inşa etmek için bir anlaşma imzaladı.