Hakan Fidan Libya’da mı?

Türkiye’nin desteklediği Trablus merkezli Ulusal Anlaşma Hükümeti‘nin (UAH) İstihbarat Şefi Abdulkadir el Tuhami geçen cumartesi günü öldü. Hükümet kaynakları el Tuhami’nin kalp krizi sonucu öldüğünü açıkladı. Ancak uzmanlar bu ölümün şüpheli olduğunu belirtiyor. 

Londra merkezli The Arab Weekly gazetesi yazarlarından Cemai Guesmi, el Tuhami’nin ölümüyle Başbakan Fayez Sarrac ve Misratalı grupların fiili patronu durumundaki İçişleri Bakanı Fethi Başağa arasındaki çekişmenin sebep olabileceğini öne sürüyor. Guesmi, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın da Türkiye’nin yeni stratejilerini empoze etmek için Libya’ya gelmiş olabileceğini belirtiyor. 

UAH Cumhurbaşkanlığı Konseyi’nden Pazar günü yapılan açıklamada Tuhami’nin kalp krizi sonucu öldüğünü duyurdu. Muammer Kaddafi döneminde istihbarat biriminde görev alan el Tuhami Nisan 2017’de İstihbarat Servisi başkan yardımcılığı görevine getirilmiş, daha sonra da bu görevi vekaleten yürütmeye başlamıştı. 

Türkiye'nin bölgesel siyasi-askeri projesi ile bağlantılı olarak Sarrac hükümeti içinde ve dışındaki güçler arasındaki dengelerde aktif rol oynayan Tuhami‘nin ölümünün gizemli olduğunu öne süren gazete bazı uzmanlara dayandırdığı makalede, Tuhami’nin ölümünden iki gün önce kaçırılmış ve akabinde de öldürülmüş olabileceğini, şüpheli olarak da Başağa ile çatışma halinde bulunan Navasi militanlarının gösterildiğini yazıyor.

Gazeteye açıklamalarda bulunan Libyalı politik aktivist Kamil el-Maraş, “Tuhami’nin tasfiyesi, hükümetteki kilit organların yanısıra başkent Trablus'taki finansal gözetim ve güvenlik kurumlarını kontrol eden milis güçler arasındaki güç mücadelesinin bir parçası” diyor.

Gazeteye göre diğer bazı gözlemciler ise Tuhami'nin Türkiye'nin UAH ve bağlı milisler içinde gündemini dayatmak etmesinin neden olduğu güç mücadelesi nedeniyle öldürülmüş olabileceğini öne sürüyor.

Türkiye destekli Başağa ve Misratalı milis güçlerin başkent Trablus’ta da kontrole ele geçirmek istemesinden dolayı Sarrac ve Başağa arasında ciddi bir güç mücadelesi yaşandığı öne sürülüyor. Tuhami’nin de Türkiye’nin planını uyguladığı için bazı grupların tepkisini çekmiş olabileceği belirtiliyor. 

Gazeteye göre Türk istihbarat görevlileri özellikle başkent Trablus’u kontrol eden milis güçlere güvenmediğinden, bunların yerlerini Misratalı gruplar ve Suriyeli paralı askerlerle değiştirmek istiyor. 

Daha önce Başağa, Navasi Taburu’nu itaatsizlik ve İçişleri Bakanlığı’na karşı şantaja başvurmakla itham etmişti. 

Sarrac hükümeti, Trablus’un denetimini sağlayan bazı grupları Türkiye’nin faaliyetleri ve Suriyeli paralı askerlerle ilgili bilgileri, rakip Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu’na verdiğini öne sürmüştü. 

Son günlerde özellikle Türk birliklerinin konuşlandığı noktalara Hafter güçleri tarafından saldırılar düzenlenmesi de bu iddialarla ilişkilendirilmişti. 

Gazete, Tuhami’nin ölümünün Türkiye’nin son günlerde siyasi ve güvenlik politikalarını Libya’da empoze etmesiyle de ilişkili olabileceğini, bir süredir Libya’da bulunan MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın da bu yönde çalışmalar yaptığını da öne sürüyor. 

Gazete, Fidan’ın Libya’ya geldiği yönündeki haberlerden sonra ülkede çok sayıda cinayet, kaçırma ve şiddet olayının yaşandığını da iddia ediyor.