İsrail gazetesi: Türkiye, Libya’ya paralı asker ve enerji şantajı yapıyor

Libyalı yetkililer Amerikan Associated Press (AP) haber ajansına yaptıkları açıklamada Türkiye’nin enerji haklarını kabul etmesi karşılığında binlerce Suriyeli aşırılık yanlısı paralı askeri nasıl kabul ettirdiğinde dair altı aydan fazla süredir kafalarda oluşan sorular açıklık getiriyor. 

Geçen Kasım ayında, Libya Ulusal Anlaşma Hükümeti (GNA) Trablus’ta, Mısır destekli Halife Hafter güçleri tarafından kuşatılmıştı. Bingazi merkezli Hafter, işlevsiz GNA'yı devirmenin eşiğindeydi. 

Ankara aniden Katar ile birlikte sınırlı silah ve finansman karşılığında GNA’yı anlaşma masasına oturttu. Anlaşmaya göre dron ve Suriyeli paralı asker desteği sağlama karşılığında Trablus’la Doğu Akdeniz’de Yunanistan ve İsrail’in çıkarlarına aykırı bir şekilde deniz anlaşması imzalanıyordu. 

İsrail’de yayınlanan sağcı Jerusalem Post gazetesinde Seth Frantzman imzasıyla yayınlanan makaleye göre ilk başta anlaşma çok saçma görünüyordu: 

“Suriye muhalefetini destekleyen Türkiye, neden Suriyelileri Libya'da savaşmaya ve ölmeye gönderiyordu? Paralı asker ve silahları Libya’ya göndermek BM ambargosunu delme anlamına gelmiyor muydu?”

“Ancak Türkiye'deki iktidar partisi, uluslararası yasaları görmezden gelme, komşu ülke topraklarını işgal etme, Kuzey Irak'ta sivilleri bombalama ve 2018'de Suriye'de Afrin'i etnik olarak temizleme konusunda uzun bir geçmişe sahip - bu yüzden savunmasız Suriyelileri Libya'da savaşmak için işe almak, uluslararası normları ihlal etmenin sadece yeni bir adımı oldu” diyen Frantzman, Türkiye’nin 2019 kışında yüz binlerce Suriyeli mülteciyi Avrupa'ya zorla göndermekle tehdit ettiği için Avrupa Birliği, NATO ve Birleşmiş Milletler'in desteği veya sessizliğine güvendiğini de belirtiyor. 

Frantzman’a göre Avrupa Birliği’ne yönelik mesaj açıktı: Ya Türkiye'nin Akdeniz'e girmesine ve Libya'nın bir kısmını ele geçirmesine, Suriyelileri oraya göndermesine izin verin, ya da bazıları aşırılıkçı olan Suriyeliler Avrupa'nın sorunu olacak. Almanya ve diğer Avrupa ülkeleri Suriyelileri Türkiye'de tutmak için Ankara'ya milyarlarca dolar ödedikleri için fazla seçenekleri de yoktu.”

Şimdi hikayenin Libya tarafının daha ayrıntılı olarak anlatılabileceğini aktaran Frantzman, “Biliyoruz ki Türkiye, daha önce yabancı güçlerden gelen sınırlı destekle devam eden Libya'daki çatışmayı tırmandırdığı için Rusların savaş uçakları gönderdiğini ve Mısır'ın müdahale etmekle tehdit ettiğini biliyoruz.

Kısacası, Türkiye'nin dahil olmasıyla Libya, şimdi tüm Avrupa ve Orta Doğu'yu birbirine bağlayan çok daha büyük bir çatışma alanı haline getirdi. Türk dronları, Rus hava savunma sistemleri ve Çin silahlı dronları için Libya bir test alanı haline geldi ve Mısır, BAE, Yunanistan ve Fransa gibi Türkiye'den şikayet eden ülkeleri bir araya getirdi” diyor.

AP raporuna göre, Türkiye Libya Başbakanı Fayez Sarrac liderliğindeki GNA’nı desteklemek için üç bin 800 paralı asker ve bazı birlikler gönderdiğini de vurgulayan Frantzman Libya yetkililerinin şimdi, “O zamanki zayıflığımızdan faydalandılar” dediklerini belirtiyor. 

Bu durumun Recep Tayyip Erdoğan hükümeti tarafından dile getirilen popülist, militarist, dini bir söylemlerin propagandasını yapan  hükümet yanlısı medyayı şok ettiğini ve kızdırdığını aktaran Frantzman, “Türkiye'deki hükümet yanlısı medya için Libya'daki macera Osmanlı döneminden kaynaklanan hakların parçasıydı ve Türk medyası Libya'da savunulması gereken “Türkler” olduğunu iddia ediyor” diyor. 

Frantzman’a göre Hamas ve Katar’la bağlantıları olan Müslüman Kardeşler de Türkiye’yi Libya’da istiyor ve bundan dolayı da Türk medyası Libya savaşını savaş ağalarına karşı gerçekleştirilen Arap Baharı gibi bir devrim olarak adlandırıyor. 

Frantzman yazının devamında şu görüşleri dile getiriyor: 

“Ancak şimdi Ankara'nın enerji ve denizcilik anlaşması için bir yıl boyunca Sarrac'a baskı yaptığı ortaya çıkıyor. Türkiye gerçekten destek vermeye hazır tek ülkeydi. Sarrac yönetimi içindeki İslamcılar da anlaşmayı destekledi.

Son yıllarda on binlerce muhalifi hapseden ve Kürt sivil haklarını baskı altına alan Türkiye’deki mevcut rejim, kuzey Suriye'deki aşırılık yanlılarıyla işbirliği yapmakla suçlanıyor. 

IŞİD üyelerinin genellikle Türkiye'ye kaçtıkları ya da İdlib'e geçiş için Türkiye’yi kullandıkları görülüyor. IŞİD lideri Ebu Bekir el Bağdadi Ekim 2019'da Türkiye sınırına yakın Suriye'de bulundu.

IŞİD üyeleri, Suriye'de Türk işgali altındaki İdlib eyaletinde Yezidi soykırım kurbanlarının ticaretini dahi gerçekleştirdi. ABD, Suriye'nin Türk işgali altındaki bölgelerinde faaliyet gösteren El Kaide'ye karşı hava saldırıları gerçekleştirdi.

Görünüşe göre Türkiye, Libya'yı ekonomik olarak sağacak. AP raporuna göre Ankara Trablus'a Türk şirketlerine borçlu olduğu bir milyar 700 milyon dolarlık bir fatura verdi.

Bundan sonraki süreçte petrol ve denizde doğal gaz arama, daha sonra da askeri üslerle ilgili bir rol gelecek. 
Trablus, Türkiye'nin kuzey Suriye’deki gibi bir koloniye dönüşmekten endişe ediyor. 

Türkiye'nin artan etkisi ile tıpkı Suriye gibi Libya’yı da Rusya ile aralarında bölüşmek için anlaştıklarına dair bir netlik bulunmuyor. 

Türkiye'deki bazı sesler Libya macerasının buna değip değmediğini merak ediyor olabilir. Arap ülkelerinin çoğu Türkiye'nin rolüne karşı birleşti. Yunanistan kızgın. 

29 Temmuz'da çıkan haberlere göre Ankara, Yunanistan’a dron satmak için yeni bir anlaşma yaptı ve bu şekilde Atina ile Akdeniz'deki gerilimi azaltmaya çalışıyor olabilir. Belki de Libya son kriz değil ve Türkiye şimdi bir sonraki krizin nerede ortaya çıkacağını görmek için bekliyor.”