Libya’daki militanları koordine eden Türk subay: İ.T.

Londra merkezli El Arab gazetesi Libya’daki operasyonları koordine ettiği öne sürülen bir Türk subay hakkında ilginç bir yazı kaleme aldı. 

Gazetenin yazarlarından Abdulsettar Hiteyta’nın köşesinde aktardığı bilgilere göre Trablus merkezli Ulusal Anlaşma Hükümeti’nin (UAH) Halife Hafter güçlerine karşı direnişini perde arkasından yürüten pek çok Türk subay bulunuyor. Bunların başında gelen ise genç bir subay olan İ.T.

İ.T’nin çatışma stratejisi ise; ‘Düşmanının kafasını karıştırmak için vurabildiğin her yerden vur.’

Son Sabrata ve Sorman çatışmalarında alınan başarılarda İ.T’nin rolünün çok büyük olduğu öne sürülüyor. 

İ.T’nin birlikte çalıştığı isim ise Türkiye’nin Trablus Büyükelçisi Serhat Aksen. Yazıya göre ikili Türkiye’nin Libya’daki operasyonlarını koordine ederken, İ.T daha fazla ön plana çıkıyor, çünkü Libya’daki tüm militanların koordinasyonundan o sorumlu. 

İ.T’nin ismi son günlerde Trablus, Zaviye ve Misrata kentlerindeki operasyonlarda ön plana çıkıyor. Hem Hafter güçlerine karşı verilen direniş, hem de karşı saldırılarda izlediği strateji ve yorulmak bilmeyen çalışmalarıyla dikkat çekiyor. 

Libya’da Ulusal Anlaşma Hükümeti saflarında savaşmalarına rağmen Libyalı gruplar kendi aralarında da zaman zaman çatışabiliyor. Özellikle Misratalı gruplar Türkiye tarafından ön plana çıkarılmaya çalışılırken, bu durum diğer milis güçlerin tepkisini çekiyor. 

Bu şartlar altında Türkiye’nin hem bu grupların kendi aralarında çatışmasını önlemek, hem de Hafter güçlerine karşı cesaretlendirmesi gerekiyor. Bu da ülkeye gönderilen Türk asker ve istihbarat birimlerinin görevleri arasında yer alıyor. 

Bu görev de son dönemde daha önce Suriye’de bulunan İ.T’ye verildi. 

Yazıda Türkiye, özellikle petrol kaynaklarının kontrol altında tutulması çok hayati bir önemde. İiki ülke geçtiğimiz yıl kasım ayında güvenlik ve işbirliği anlaşmaları imzaladı. 

Yazıya göre Başbakan Fayez Sarrac’ın ne Zaviyeli grupların Trablus’tan ani çekilmesinden, ne de Zaviye ve Misratalı gruplar arasındaki koordinasyonun İ.T tarafından sağlandığından haberi dahi yok. 

El Arab gazetesine konuşan Trablus’taki bazı kaynaklar Erdoğan’ın gönderdiği subaylar yakın zamanda Hafter güçlerine karşı yeni saldırılar gerçekleştirmek için büyük bir hazırlık yapıyor. 

Yazıya göre iki ülke arasında imzalanan anlaşmadan sonra Sarrac hükümetinin Türkiye’den aldığı silahların miktarı 20 milyar doları geçiyor. Bu miktara Türkiye’nin Libya’ya gönderdiği Suriyeli paralı askerlerin maaşları dâhil değil. 

Yazıda Türkiye bir yandan cephede faaliyet gösterirken, diğer yandan Trablus’ta ayrı bir parlamento oluşturmak için de çalışıldığı belirtiliyor.

Ve Türkiye’nin yaptığı büyük askeri yığınağa ve paralı askerlere karşın Hafter güçlerine karşı bariz bir üstünlük sağlayamamasından dolayı son haftalarda strateji değişikliğine gittiği de öne sürülüyor. 

Bu yeni stratejiye göre İ.T gibi Türk subaylar perde arkasında kalarak sadece Libyalı milis güçlerin koordinasyonunda yer alacak, Türk subaylarının isteklerini yerine getirmelerine karşılık da talepleri karşılanacak. 

Yazıda İ.T’nin iki hedefinin bulunduğu aktarılıyor: Bunlardan ilki Sabrata ve Sorman gibi Hafter’in asker bulundurmadığı kentlere saldırarak buraları ele geçirmek ve bu şekilde Hafter’in güçlerini dağıtarak zayıflatmak. Hafter’in bu gibi kentlerde sadece küçük çaplı polis güçleri bulunuyor. 

İkincisi ise İ.T hiçbir zaman milis güçlerin komutanlarıyla aynı masa etrafında bir araya gelmiyor ve yaptıkları konusunda da Sarrac’ı bilgilendirmiyor. El Arab’a bilgi veren bir kaynak, ‘İ.T. sadece Büyükelçi Aksen ile koordinasyon halinde, misil güçlerin komutanlarıyla da uydu telefonlarıyla görüşüyor. Biz onun Sarrac’la herhangi bir koordinasyona gittiğine şahit olmadık‘ diyor.

Trablus’daki Mitiga Hava Üssü’nde görevli milis güçlerin komutanları arasındaki yazışmalardan elde edilen bilgilere göre İ.T‘nin ofisinde savaş planları hazırladığı ve Türkiye’den gönderilen dron ve silahları da buradan dağıttığı öne sürülen yazıya göre gelen silahları karşılayanlar arasında Türk büyükelçi Aksen’in görüntüleri de yer alıyor. 

Yazıya göre Türkiye bu yılın başında Libya’daki istihbarat ve güvenlik ekibini değiştirdi. İ.T de bu değişim çerçevesinde önce görev yaptığı Suriye’den Türkiye’ye getirildi, daha sonra Libya’ya gönderildi. Asıl görevi ise Deniz Kuvvetlerinde istihbarat subaylığı. 

Yazıda Sarrac hükümetinin iki hafta önce Türkiye’den 21 dron ve başka silahlar aldığı, bunları da ağırlıklı olarak Misrata’daki militanlara verdiği, bunun da Sarrac hükümetinde şüphe ile karşılandığı öne sürülüyor. Yazıya göre Sabrata ve Sorman kentlerinin alınmasında Misratalı militanların dronları kullanmasının önemli bir rol oynadığı, Türkiye’nin Misrata ve Zaviyeli militanları bir araya getirmeye çalıştığı da iddia ediliyor. 

Şu anda Misrata ve Zaviye’de faaliyet gösteren iki grubun isminin El Faruk olduğu da belirtilen yazıda, her iki grubun da kendi adına hesapları olduğu ifade ediliyor. Özellikle Misratalı gruplar, Hafter güçlerinin Sirte’den sonra Misrata’yı ele geçirmek için planlar yaptığını belirterek, Trablus’tan çok kentlerini savunmak istediklerini belirtiyor. 

Sabrata ve Sorman operasyonları sırasında El Faruk gruplarının bu kentlerde bulunan Mısır kökenli Ensar Beytul Makdis adlı gruba mensup 150 militanı hapisten çıkardığı da ileri sürülüyor. 


Haberin orijinal kaynağına buradan ulaşabilirsiniz.