'Rusya-Türkiye mücadelesi, Libya'yı Suriye olmaya sürüklüyor'

2011 yılında Muammer Kaddafi'nin dehşet verici bir şekilde öldürülmesinden bu yana iç savaş ve dış güçlerin müdahaleleriyle paramparça olan Libya’da, yeni dönem için daha da karanlık bir tablo çiziliyor.

Libya'nın doğusundaki güçlü milis lideri General Halife Hafter geçen yıldan beri ülkenin batısındaki başkent Trablus'u ele geçirmeye çalışıyor.

Türkiye hükümetinin, Birleşmiş Milletler tarafından tanınan Trablus'daki hükümetten yana müdahalesi sonucu, Hafter'e bağlı güçler ve onlara destek olan binlerce paralı Rus askeri geri çekiliyor.

Ancak bölge uzmanlarına göre bu durum, Libya’ya huzur getirmeyecek.

BBC Türkçe’nin haberine göre, savaşta evlerini kaybetmemiş olan Libyalılar Covid-19 salgınının yayılmaması için evlerine kapanmış, topçu ateşi ya da hava saldırılarına hedef olmamayı umarak bekliyorlar. Savaş Libya'da daha önce varolan klinik ve hastanelerin çoğunu harabeye çevirdi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü Human Rights Watch yetkilisi Hanan Salih, ülkenin batısında yaklaşık 200 bin sivil evlerini terk etmek zorunda kaldığını söylüyor.

Hanan Salih, İngiltere'deki köklü düşünce kuruluşu Chatham House tarafından yakında internet üzerinden yapılan bir seminerde "Şu anda Libya'yı hiç kimsenin hiçbir şeyin hesabını vermediği bir yer olarak görmek gerekiyor ve ne yazık ki 2011'den bu yana böyle" diyor.

Kaddafi sonrası parçalanmış Libya, bu kez iki gücün savaşına tanık oluyor.

Bingazi'den doğusunu kontrolü altında tutan General Hafter batıya doğru ilerleyerek başkent Trablus'daki, BM tarafından tanınan Fayiz Serrac liderliğindeki Ulusal Mutabakat Hükümeti'ni (UHM) devirmeyi hedefliyordu.

Hafter
Hafter, tek taraflı olarak ülke yönetimine el koyduğunu söylese de bunun sahada bir karşılığı olmadı.

7 milyon nüfusuna karşılık Afrika kıtasındaki en zengin petrol ve doğal gaz rezervlerine sahip Libya'nın kontrolü bölgesel ve uluslararası güç elde etmeyi hedefleyen ülkeler açısından çok cazipti.

Avrupa'nın tam karşısında bulunması sayesinde çıkardığı petrol ve gaz Akdeniz üzerinden kolayca Avrupa piyasalarına aktarılabilen ülke diğer petrol üreticisi ülkelere kıyasla eşsiz bir stratejik konum sahip.

Fayiz Serrac hükümeti en önemli desteği Türkiye'den aldı. Katar ve İtalya'da bu bölünmede Serrac tarafında yerini aldı.

Rusya, Fransa, Mısır, Ürdün ve Birleşik Arap Emirlikleri ise General Halife Hafter'i destekliyor.

ABD, Donald Trump'ın başkanlığı döneminde bazen Sarraj, bazen General Hafter'i destekler görünerek çelişkili mesajlar verdi. Şimdi ise Rusya'nın müdahalelerinin Libya'yı Suriye'ye benzeteceğinden kaygılanıyorlar.

Her iki tarafın da, neredeyse 10 yıldır devam eden savaşta kazandıkları tecrübeleri kullanmaları için Libya'ya Suriye'den milisler taşıması dikkat çekiyor.

Sarraj
Türk hükümetinin, son aylarda 8 bin civarında cihatçıyı İdlib'den Libya'ya transfer ettiği belirtiliyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, Suriye konusunda yaptıkları anlaşmaların bir benzerini Libya'da da uyguluyor olmalarının muhtemel olduğu ifade ediliyor.

General Hafter saflarında savaşan Rus paralı askerleri, Devlet Başkanı Putin'e yakın olduğu bilinen Yevgeny Prigozhin'in kurduğu Wagner Grubu adlı özel savaş grubuna mensup. Wagner Grubu savaşçıları Suriye'deki çatışmalara da katılmıştı.

Libya'nın parçalanması konusundaki kitabını yakında yayınlayan Alman akademisyan Wolfram Lacher'e göre Devlet Başkanı Putin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan General Hafter güçlerinin Trablus'a yönelik harekatına son vermesi ve "ganimetin paylaşılması" konusunda anlaşmış olabilirler.

Yine Chatham House düşünce kuruluşunun düzenlediği internet seminerinde konuşan Wolfram Lacher , "Libya'da etki alanları oluşturmaya çalışan iki dış güçten söz ediyoruz. (Rusya ve Türkiye) bu son durumun uzun vadede devamını istiyor olabilirler" diyor.

Fakat Lacher, Libya'daki çatışmalara bir şekilde müdahale eden diğer dış güçler ve Libyalıların bu görüşü paylaşmayabileceğini de düşünüyor.