Tem 03 2019

Şarkul Avsat: ‘Türkiye, Libya'ya kişi başına bir mermi gönderdi’

Londra'da yayınlanan Şarkul Avsat gazetesi yazarlarından Cibril el Ubeydi, Türkiye'nin 5 milyon nüfuslu Libya'ya 5 milyondan fazla mermi gönderdiğini, bunun da kişi başına bir mermi anlamına geldiğini yazıyor.

Türkiye'nin bu ülkeye drone ve zırhlı araçlar da dâhil olmak üzere her türlü silah ve mühimmatın yanı sıra üst düzey asker ve istihbaratçılar gönderdiğinin de ortaya çıktığını belirten yazara göre her ne kadar Türkiye, Libya'nın maslahatı için bu ülkede bulunduğunu öne sürse de gerçek bunun tam tersi.

El Ubeydi, Libya'da 400 yıllık karanlık bir sömürge tarihi bulunan Türkiye'nin bu ülkede eğitim, sağlık, medeniyet adına hiçbir gelişme kaydetmediğini de öne sürüyor.

400 yıllık istibdat döneminden sonra Türkiye'nin Trablusgarp Savaşı ile ülkeyi faşist İtalyanlara teslim ettiğin de ileri süren yazar, Türkiye'nin şimdi de Libya'da yanlış tarafta durduğunu belirtiyor.

Türkiye'nin pek çok şiddet yanlısı ismi desteklediğini de iddia eden yazara göre bu isimler şunlar: Libya Müftüsü Sadık el Giryani (bu isim Halife Hafter'in Trablus'a yönelik saldırı başlatması üzerine halkı direniş göstermeleri için sokağa çağırmıştı, Katar'ın Libya'daki en yakın ismi olarak biliniyor), eski gerilla liderlerinden Abdulhakim Belhaj (Türkiye ve Trablus arasında mekik dokuyan Belhaj'ın ekonomik faaliyetlerinin ne olduğu tam olarak bilinmiyor), Sami el Saadi, El Kaide'nin öldürülen iki numaralı ismi Ebu Yahya el Libi'nin kardeşi Abdul Vahab Kaid (şu anda Libya'nın güney sınırları muhafız birlikleri komutanı).

Türkiye'nin daha önce terör örgütlerinden Ansar el Şeria'nın lideri Muhammed el Zahavi'yi topraklarında tedavi ettiğini de belirten yazar, halen yaralı milislerin Türkiye'de tedavi gördüklerini yazıyor.

Libya Arap güçlerinin topraklarını Türk müstemleke güçlerine karşı savunma hakkı bulunduğunu vurgulayan el Ubeydi şu yorumda bulunuyor:

“Libya Türkiye'ye asker göndermedi, ya da bu ülkedeki muhaliflere silah da vermedi, ancak Türk hükümeti tüm bunları yaptı. Türkiye daha önce Libya'da gerçekleştirdiği ticari faaliyetlerle bölgesel bir güç olarak Libya barışına katkı sağlayabilirdi. Ancak Erdoğan'ın Osmanlı halifesi olma hayali, Müslüman Kardeşlerle yolunu kesiştirdi. Ancak aralarında ilişki çıkara dayalıdır. Biri diğerine önderlik etmeye çalışıyor. Bu da çıkacak muhtemel bir anlaşmazlıkta ikili arasında çatışma çıkmasını kaçınılmaz kılacaktır.”

Yazar, Erdoğan'ın Libya'daki krizde dürüst bir arabuluculuk yerine Libyalıların büyük çoğunluğunun düşmanlığını kazanan bir eylemin içine girdiğini de ifade ediyor.