Ara 01 2017

'CHP belgeleri önce savcılığa götürmedi çünkü...'

 

CHP'nin Salı günü açıkladığı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın aile fertlerinin Man Adası'nda offshore şirketleri aracılığıyla Türkiye'de vergi ödemekten kaçındıkları iddiasıyla ilgili tartışma büyüyor.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ın oğlu, kardeşi ve eniştesinin 'vergi cenneti' olarak da nitelendirilen Man Adası'na milyonlarca dolar transfer ettiğini öne sürmüş ve Meclis kürsüsünden bir takım belgeler açıklamıştı.

O belgelerle ilgili Cumhuriyet Savcılığı soruşturma başlatırken, Kılıçdaroğlu'nun dökümanları açıklamadan önce neden savcılığa vermediği ve suç duyurusunda bulunmadığı da meselenin tartışılan bir başka boyutu.

Konuyla ilgili bir yazı kaleme alan Yeniçağ Gazetesi köşe yazarı Ahmet Takan, önce AKP cephesinden Kılıçdaroğlu'na yönelen ağır eleştirilere dikkat çekiyor ve ardından da rüşvet iddialarıyla gündeme gelen eski bakanlar ve Reza Zarrab'a yargı yolunu kapatan hükümetin şimdi CHP lideri için "neden yargıya gitmedi" eleştirisi yapmasını çifte standart olarak değerlendiriyor.

Takan konuyla ilgili, "CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu kutuyu Meclis kürsüsünden açtıktan sonra neden önce Savcılığa gitmedi?.. Neden önerge vererek Meclis Araştırması açılmasını istedi CHP?.. İşin garip tarafı, medya haberlerini bile suç duyurusu kabul ederek hareket geçen Cumhuriyet Savcıları bu satırların yazıldığı ana kadar Ana Muhalefet Partisi liderinin açıklamalarından hareket ederek neden bir soruşturma açmadı?.." sorusunu yöneltiyor.

CHP'nin savcılığa gitmemesiyle ilgili CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan'a "Niye savcılığa gitmediniz?" diye sorduğunu aktaran Takan, şu yanıtı aldığını belirtiyor:

Savcılık meselesi işi küçültmeye dönük bir girişimi bunların. Bir başka tuzak var burada. Çünkü olayı sadece bir suç soruşturması çerçevesine sıkıştırmaya kalkmaya çalışıyorlar. Oysa olayın asıl vahim yanı devleti elinde bulunduran Erdoğan'ın şu anda bütün sistemi kontrol eden Erdoğan'ın yakınlarının bu imkânları kullanarak nasıl bir ciddi para transferine ve nasıl uluslararası anlamda bir off-shore ilişkisinin içine girdiğinin belgeleri var. Bunlar daha önceden yolsuzluk soruşturmalarını bile savcılık vasıtasıyla bir aklama, savcılıkları bunlar aklama aracı haline getirdiler.

Bunu bir suç soruşturması meselesine sıkıştırmak işin çıkışında atılacak yanlış adımdır. Ortada suç varsa 24 saatte zaman aşımına uğrayan bir suç yok. Yarın da öbür gün de zaten savcılık devreye girecektir. Biz bunları paylaşacağız kamuoyu ile. Belgeleri paylaşacağız. Önce bir Meclis ile paylaşayım diyoruz, bakalım bugün ne yapacaklar. Meclis'e getirdik. Meclis'te bakalım hangisi sahteymiş hangisi değilmiş bütün belgeleri inceleyelim diyoruz. Eğer bunu kurmazlarsa belgelerin tamamını kamuoyu ile paylaşacağız. Savcılar zaten harekete geçmek zorunda.

Tezcan'ın, "Meseleyi baştan savcılık ayağında boğmalarına fırsat vermek çok doğru olmaz. Çünkü savcılar öyle kalkıp da çok rahat soruşturma yapabilecek durumda değiller" tespitine  dikkat çeken Takan, belgelerin devamının olabileceğinin de sinyallerinin geldiğine işaret ediyor.