Kas 29 2017

Erdoğan: Giden para yok, gelen para var!

 

ANKARA- Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun dün açıkladığı belgelerle ilgili konuştu. Erdoğan, iddia edildiği gibi yurtdışına para transferi olmadığını ancak şirket satışları nedeniyle bahsi geçen aile üyelerine para geldiğini söyledi.

Dün Kılıçdaroğlu parti grup toplantısında, Erdoğan'ın oğlu Burak, kardeşi Mustafa Erdoğan ve eniştesi Ziya İlgen'in vergi cenneti olarak adlandırılan Man Adası'na milyonlarca dolar transfer ettiğini, böylelikle Türkiye'de vergi ödemekten kaçındıklarını açıklamıştı.

CHP lideri elinde bir takım belgelerle konuşma yapmış, Man Adası'ndaki şirketlere para transferinin gerçekleştirildiğini gösterir swift kodları ve transfer miktarını vermişti. 

Dün Erdoğan'ın avukatı, belgeleri sahte olarak nitelemiş ve Kılıçdaroğlu'nu savcılığa giderek elindeki dökümanları teslim etme çağrısında bulunmuştu.

Bugün de Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları için "Bir tomar kağıdı sallayarak dekontları da bunlar dedi. Ne gazetecilere ne adli makamlara vermedi. İddia edildiği gibi yurt dışına giden tek kuruş yok. Mevcut şirketlerini satmaları sebebiyle onlara para geldi. Oraya da para gitmedi" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu için, "İlk yalan söyleyişi, ilk iftira atışı değil. Bir ara İsviçre’de hesaplarım olduğunu söyleyip durdu, belge gösteremedi” dedi.

Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:

Tüm kurumları ile bu tarihi süreçten ülkemizi en güçlü şekilde çıkarmanın mücadelesini veriyoruz. Bir de ana muhalefet partisinin başındaki zatın hezeyanlarına cevap vermekle uğraşıyoruz. Mecburen bu konulara girmek zorunda kalıyoruz. Bu zat çıktı Cumhurbaşkanı ve ailesi yurt dışındaki bir takım hesaplara milyonlarca dolar para gönderdi diye iddia ortaya attı. Dün çıktı yurt dışındaki bir şirkete şu kişi şu kadar milyon dolar para gönderdi diye sözler söyledi. Bir tomar kağıdı sallayarak dekontları da bunlar dedi. Ne gazetecilere ne adli makamlara vermedi. Avukatlar anında kendisine bunu ilgili savcılığı, medyaya veriniz dedi. Kağıtların ne olduğunu bir kendisi bir de onları eline tutuşturanlar biliyor. Bu hadise ilk yalan söyleyişi ilk iftirası da değil. Bir ara İsviçre’de hesaplarım olduğunu söyleyip durdu, belge gösteremedi. Yine, ispat et ben Cumhurbaşkanlığı’ndan çekileceğim, siyaseti de bırakacağım dedim. Ben siyasete girmeyeceğim dedi ertesi gün siyasete girdi.

İsim vermeden bazı CHP milletvekillerini, AKP aleyhine açılmış davalara belge taşımakla suçlayan Erdoğan, "Bu ihanetlerinin hesabı mutlaka sorulacaktır" tehdidinde bulundu. 

 

 

Erdoğan belgelerle ilgili sözlerini şöyle sürdürdü:

Bu zat önce şahsımın, çocuklarımın, eniştemin, dünürümün, eski özel kalem müdürüm diye iddia ettiği o şahıs benim hiçbir zaman özel kalem müdürüm olmadı. Zerre kadar sende şahsiyet varsa, Mustafa Gündoğan bana ne zaman özel kalem müdürlüğü yapmış ispat et. Edemezsen de durma artık çekil git. Bu zat bir iş adamıdır. Bir şirkete milyonlarca dolar para gönderdiğini iddia ediyor. Yurt dışında şirket ismi verip rakamlar zikretti. Ticaretle uğraşan birisi yurt dışında da şirket kurar, alır satar, Para havale eder, havale alır. Bunları anlatmanın zorluğunu elbette biliyorum. Bu 5 isim asla o şirkete ve yere para göndermiş de değil. Mevcut şirketlerini satmaları sebebiyle onlara para geldi. Oraya da para gitmedi. Bu yapılan işlemlerde hiçbir sorun yoktur. İddia edildiği gibi yurt dışına giden tek kuruş yok. Bu zatın söylediği yalan mı? Yalan. Bir kez daha müfteri durumuna düştü mü? Düştü. Yüzü kızaracak mı? Hiç sanmıyorum. Kendisinde manda derisi gibi yüz var.