Şub 10 2018

Savcılık, Man Adası belgelerini doğruladı

Devlet yetkililerinin vergiden kaçınma yoluna gittiklerini ortaya çıkaran belgeler, dünya liderlerini zor duruma düşürüyor ve bazı istifalara yol açıyor. 

Bu furyanın ilki Panama Papers’la gerçekleşti. Eski İngiltere Başbakanı David Cameron’ın canlı yayında zor anlar yaşadığına şahit olduk. 

Türkiye’ye bakan yönü ise Paradise Papers’la döküldü ortaya. Başbakan Binali Yıldırım, oğulları adına Malta’da açılan paravan şirketlerle vergiden kaçındığını gösteriyordu belgeler.

Ancak Yıldırım, “Denizcilik küresel bir iş, gizlimiz saklımız yok” diyerek kendini savundu. 

Türkiye için en büyük gündemi yaratan gelişme ise, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Kasım 2017'de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın oğlu, kardeşi, dünürü ve eniştesinin, vergi cenneti olarak bilinen Man Adası'nda kurulan bir şirkete milyonlarca dolar para gönderdiği iddiasıydı. Deyim yerindeyse ortalığı karıştıran bir iddiaydı bu...

Kılıçdaroğlu, Man Adası devletinde bir sterlinlik Bellway şirketi kurulduğunu söylüyordu ve 2011 ve 2012 yıllarında 15 milyon Euro para aktarıldığını açıklıyordu bu şirketten Erdoğan'ın yakınlarına.

Erdoğan, belgelerin sahte olduğunu iddia ederken, savcılık hemen soruşturma başlatmıştı. CHP ise belgeleri Ankara Başsacvılığına teslim etmişti. Ancak bugüne kadar belgelerin sahte olduğunu resmiyete döken hiçbir gelişme yaşanmadı. 

Cumhuriyet’ten Alican Uludağ’ın haberine göre, aksine takipsizlik kararı verildi soruşturmada…

Burak Erdoğan (Tayyip Erdoğan’ın oğlu), Mustafa Erdoğan (Erdoğan’ın kardeşi), Osman Ketenci (Dünür), Ziye İlgen (Eniştesi). 

Kararda, şüphelilerin Man Adası’ndaki Bellway şirketine para göndermedikleri belirtiliyor. 

Bu şirketten ise Halk Bankası Galata Ticari Şubesi’nden 15 milyon doların soruşturmada ismi geçen 5 şüphelinin hesaplarına gönderildiği aktarılıyor. Ancak, 15 milyon doların kaynağının nereden olduğuna dair bir saptama yok. Buna rağmen “kara para yoktur” deniliyor.

Ve savcılığın tespitleri arasında Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı banka dekontlarının gerçek olduğuna dair tespit dikkat çekerken, şüphelilerin hesaplarına gönderilen milyon dolarlarla ilgili “vergi kaçırma suçu” olup olmadığını belirlemeye başsavcılığın değil, ilgili vergi dairesinin yetkili olduğu kaydediliyor.

Kararda, 2011-2012’de aktarıldığı tespit edilen 15 milyon dolarla ilgili vergi cezasının 5 yıllık zamanaşımı olduğuna işaret ediliyor. 

Bu da, İstanbul’daki vergi dairesinin, Erdoğan’ın yakınları hakkında vergi cezası kesip kesmediği sorusunu gündeme getiriyor.

MASAK ve Halk Bankası’nın verdiği yanıtta, Bellway şirketinin Halk Bankası Galata Ticari Şubesi’nde bulunan hesabından 5 isme şu paralar gönderiliyor:

-15 Aralık 2011 tarihinde Ziya İlgen’in Albaraka Türk hesabına 2 milyon 500 bin USD.

-15 Aralık 2011 tarihinde Mustafa Erdoğan’ın Albaraka Türk hesabına 2 milyon 500 bin USD. 

-26 Aralık 2011 tarihinde Ziya İlgen’in Albaraka Türk hesabına 1 milyon 250 bin USD.

-26 Aralık 2011 tarihinde Mustafa Erdoğan’ın Albaraka Türk hesabına 1 milyon 250 bin USD. 

-27 Aralık 2011 tarihinde Osman Ketenci’nin Albaraka Türk hesabına 1 milyon 250 bin USD.

-27 Aralık 2011 tarihinde Mustafa Gündoğan’ın Vakıflar Bankası hesabına 1 milyon 250 bin USD.

-28 Aralık 2011 tarihinde Mustafa Gündoğan’ın Vakıflar Bankası hesabına 250 bin USD.

-28 Aralık 2011 tarihinde Osman Ketenci’nin Akbank hesabına 1 milyon USD.

-29 Aralık 2011 tarihinde Burak Erdoğan’ın Garanti Bankası hesabına 1 milyon 450 bin USD.

-4 Ocak 2012 tarihinde Burak Erdoğan’ın Garanti Bankası hesabına 2 milyon 300 bin USD.-Halk Bank, 17 Ocak 2012 tarihinde ise Mustafa Gündoğan’ın Bellway şirketinin İstanbul Galata Ticari Şubesi’ne 30 bin USD.

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/siyaset/923348/Savcilik__Man_belgeleri_gercek.html