Ara 18 2017

Maraş katliamının yıldönümü: O sahne gözümün önünden gitmiyor

 

Maraş katliamının 39. yılı. 19 Aralık 1978'de aşırı milliyetçi çeteler bir hafta süren saldırılarda 111 vatandaşı katletti. 

O katliama tanık olanlardan Seyit Ali Özkan, hamile kirvesinin karnının yarılıp, bebeğinin çam ağaca asıldığını ve o anı asla unutamadığını anlatıyor.

Her şey milliyetçi çetelerin Çiçek Sineması'nda bomba patlatmasıyla başladı. 21 Aralık'ta ise iki öğretmen öldürüldü. Ertesi gün cenazeye düzenlenen saldırı ile olaylar iyice büyüdü ve bir hafta içinde 111 vatandaş katledildi. 

Özkan'ın kirvesinin yanısıra Alevi dedesi Gıjık Dede de o gün katledildi.

Yaşananlar hafızasında tazeliğini koruyan Özkan, "Hem saldırganların hem de devletin şiddetine maruz kaldık" sözleriyle anlatıyor yaşananları.

Mezopotamya Ajansı'nın haberine göre, Özkan saldırganların "camiler elden gidiyor" sloganıyla kendilerine saldırdığını aktarıyor ve ekliyor: "...ama camilere hiç kimse hiçbir şey yapmamıştı ki."

Yaşadıklarını üç kelime ile özetliyor Özkan: "Ezildik, vurulduk, kırıldık."

Olaylar başlamadan önce mahallelinin saldırıları beklediğini anlatan Özkan sözlerini şöyle sürdürüyor:

Sürekli mahallenin ortasında bulunan kahvehanenin taranacağı söyleniyordu. Kimse de aldırış etmiyordu buna. Olayların çıkacağı belliydi, insanlar hissediyordu. Babam önceden gidip mezarlıktan yerini hazırlamıştı. Benim ‘3 günüm kaldı’ diyordu. Biz de ‘baba boş ver bunlar boş söylentiler’ diyorduk. Öldürüldüğü gün ‘Ben bu gece öleceğim’ dedi. Biz orta kahvehaneye saldırı yapılmasını beklerken aşağı kahvehaneyi taradılar. Babamı gözümün önünde vurdular. Kahvehanedekilere kendini siper etti. Gıjık Dede'nin cenaze törenine 80 bin civarında insan gelmişti, belki daha fazla. Ben olaylar yaşandığı sıra sinir krizi geçirip bayılmıştım. Cenazesine katılamadım.” 

İki öğretmenin katledilmesiyle olayların büyüdüğüne dikkat çeken Özkan, cenazeleri defnetme hazırlığı yaparken, çetelerin de saldırmak için hazırlık yaptığını söylüyor.

"...Cenazeye katılanlara taşlarla saldırmaya başladılar. Biz Aleviler de mahallelere çekildik. Biz çekildikçe onlar üzerimize gelmeye devam ediyorlardı. Sonra mahallenin dışında beklemeye başladılar. Tabi o sıra Maraş’a dışardan millet geliyordu. O zaman bizlere saldırmak için, Maraş’a Sivas’tan Erzurum’dan insan gelmişti"

Kirvesinin katledilirken saldırganlar tarafından paramparça edildiğini anlatan Özkan, "Karnını deşip bebeği çıkarıp çam ağacına çakmışlardı. Ben o ağaca katil çam derim. Hala o çamı gördüğümde gözlerim dolar ağlarım. Başka bir kadının rahmini parçalayıp öldürmüşlerdi" diye devam ediyor.

Maraş katliamından önce cami imamı Mustafa Yıldız şu vaazı vermişti:

"Oruç tutmak namaz kılmakla hacı olunmaz, bir Alevi öldüren beş sefer hacca gitmiş gibi sevap kazanır; bütün din kardeşlerimiz hükümete ve komünistlere, dinsizlere karşı ayaklanmalıdır; çevremizde bulunan Alevileri ve CHP'li Sünni imansızları temizleyeceğiz."