Askeri harcamalar bütçenin dörtte birine ulaştı: Kaynak aranıyor

Hazine Ağustos başında ilan ettiği Ağustos-Ekim dönemi üç aylık borçlanma programında son anda değişikliğe giderek 11 ve 26 Ağustos’ta 3’er milyar dolarlık iki ayrı ihale ile yurt içinden döviz cinsi borçlanmaya gidince akıllara hızla artan savunma harcamaları geldi.

2020 bütçesinde önceki yıllara kıyasla en yüksek artışın yapıldığı savunma ve güvenlik harcamaları ödeneği 145 milyar TL ile tek başına bütçenin yaklaşık yüzde 13’ünü aldı. Buna karşılık savunma alanında faaliyet gösteren kamu sermayeli Aselsan, Roketsan, TUSAŞ, Havelsan, TAİ gibi kuruluşlara ve Savunma Sanayii Başkanlığı’na ayrılan ödenekler de ilave edildiğinde bu tutar 273 milyar TL’ye yükselirken, bütçe harcamaları içindeki payı ise yüzde 25’in üzerine çıkıyor.

Bugüne kadar savunmaya ayrılan en yüksek tutarlı ödeneğe yer verilen 2020 bütçesindeki bu tabloya karşılık, kamu harcamalarındaki büyük artış, yıl sonu için 12 ayda öngörülen 138,9 milyar TL’lik bütçe açığı hedefinin yedi ayda aşılmasını ve Ocak-Temmuz dönemi açık tutarının 139,2 milyar TL’ye yükselmesini beraberinde getirdi.

Bütçe gerçekleşmelerinde artık mali disiplin tamamıyla terk edilmiş durumda. Korona salgını nedeniyle ertelenen vergi ödemelerinden ötürü gerek vergi gelirleri gerekse diğer devlet gelirleri oldukça sert biçimde geriledi. Mart-Haziran döneminde ekonominin kapanması, işletmelerin faaliyetine ara verilmesi vb. nedenlerle gelir ve Kurumlar vergisi tahsilatı geçen yıla göre göre eksiye düşerken vergideki tek artış KDV, Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) gibi dolaylı vergilerde sağlanabildi. Ancak bu da yeterli olmayınca bütçe harcamaları doğrudan borçlanma yoluyla karşılanmaya başlandı.

Bütçe açığının patlaması, kurların yükselişe geçmesi, Merkez Bankası’nın (MB) dolaylı faiz artışlarının çift haneye çıkmasıyla kamu bankalarının da soluğu kesildi ve düşük faizli kredi kampanyaları iki ayda sonlandırıldı. Kamu bankalarının Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) belirlediği yasal limitleri aşan TL ve döviz pozisyonu açıklarının yarattığı risk, Hazine tarafından yapılan borçlanma ihalelerine hız verilerek kamu bankalarına hazine kâğıdı aktarılması yoluyla kapatılmaya başlandı. Hazinenin 7 aydaki borçlanma tutarı toplamı 216 milyar TL’ye ulaşırken, 2011’den bu yana ara verilen, son iki yılda ise düşük tutarlarda uygulanan yurt içinden döviz cinsi borçlanmaya hız verildi. 

Bütçe harcamalarındaki olağanüstü artış ve açığın yedi ayda yıllık hedefin üzerine çıkmasında en büyük etkenin savunma harcamalarındaki yükseliş olduğu açık. Suriye, Irak, Libya’da doğrudan sahada binlerce asker görev yaparken, Doğu Akdeniz ve Ege’de Yunanistan ile yükselen tansiyon ve her an yaşanması muhtemel çatışma riski çok sayıda savaş gemisinin de bu bölgeye sevk edilmesini zorunlu kılıyor. 

Dolayısıyla ulusal güvenlik gerekçesiyle açıklanmayan, TBMM ve Sayıştay denetiminin de dışında tutulan bu harcamaların finanse edilmesi için geriye tek yol olarak hazine borçlanmasına hız vermek kalıyor. 

Hazine'nin 28 Temmuz’da gerçekleştirdiği 3 milyar dolarlık yurt içi döviz cinsi borçlanma ihalesinin 11 ve 26 Ağustos’ta yeni ihalelerle sürdürülmesi sonucunda sadece son bir ayda yurt içinde döviz cinsi 9 milyar dolarlık borçlanmaya gidildi.

Hazine, bu son üç ihale ile birlikte, yılbaşından bu yana sekiz ayda 2,9 milyar Euro ve 13,9 milyar dolar borçlanmış oldu. Bu tutarlar bugüne kadar yurt içinden yapılan döviz cinsi borçlanmaların zirvesi.

Hazine aybaşında açıkladığı Ağustos-Ekim dönemi üç aylık borçlanma stratejisinde ağustos ayında 28,1 milyar liralık iç borç ödemesine karşılık 6 TL cinsi iç borçlanma ihalesi yapacağını ve 19 milyar TL borçlanacağını duyurmuştu. Ancak bütçe açığının 139 milyar TL’ye ulaşması, kamu bankalarının TL ve döviz kaynaklarının tüketilmesi, MB rezervlerinin erimesi ve kurların hızlı bir şekilde yükselişe geçmesi nedeniyle ilan edilen borçlanma programında acil değişikliğe gidildi. 

Böylece Ağustos ayında altı ihaleyle 13,9 milyar TL borçlanan hazine, TL karşılığı 43,8 milyar olan 6 milyar dolarlık 2 döviz cinsi ihaleyle birlikte bir ayda toplam 57,7 milyar lira borçlandı. Bir aylık borç çevirme oranı ise bu ihalelerle yüzde 205’e yükseldi. Yani hazine 100 TL’lik borç ödemek için 205 TL yeni borçlanmaya gitmek zorunda kaldı.

Bu arada TL’deki değer kaybının hızlanması ve kurların yükselişe geçmesiyle kamu borç stoku içerisinde döviz cinsi borçların oranı da arttı. Bu ise kurların her artışında kamu borç stokunun durduğu yerde yükselmesi anlamına geliyor. 

Merkezi yönetim toplam kamu borç stoku Temmuz sonu itibarıyla 1 trilyon 720 milyar TL’ye yükselirken, bu tutarın 892 milyar TL’si döviz cinsi borçların TL karşılığı. Dolayısıyla toplam borçlar içinde döviz cinsinden olanların payı yüzde 52’ye yaklaşmış durumda ve bu tutar ve oran kurlar yükseldikçe, yukarı çıkıyor.

2018 Ağustos ayındaki Rahip Brunson kriziyle patlama yapan döviz kurları sonrasında başlayan ve bu yıl daha da hızlanan bu trend öncesindeki tabloya bakıldığında, 2017 sonunda kamu borç stoku 876 milyar TL bu tutar içinde döviz cinsi borçların TL karşılığı 341 milyar TL idi. Döviz cinsi borçların oranı ise yüzde 39’du.

Ancak son 2,5 yılda Suriye’de Afrin’e yönelik Zeytin Dalı, ardından 2019 Ekim ayında Barış Pınarı harekâtlarıyla binlerce askerin, tank, zırhlı aracın katıldığı askeri operasyonlar gerçekleştirildi. TSK tarafından oluşturulan, eğitilip-donatılan Özgür Suriye Ordusu, Suriye Milli Ordusu gibi yapılanmalara silah, teçhizat sağlanması, düzenli maaş ödemesi yapılması söz konusu. Kuzey Irak’ta başlatılan ve halen devam eden Pençe-1, Pençe-2 gibi kara ve hava harekâtları da yoğun şekilde sürüyor.

Bunlara son dönemde Libya’da artan askeri faaliyetleri, Türkiye’nin desteklediği Trablus yönetimine sağlanan İHA-SİHA, zırhlı araç, silah ve mühimmatı ve Suriye’den götürülen binlerce paralı cihatçı milise ödenen dolar bazındaki aylık maaşları da eklemek gerekiyor. Son 1,5 aydan bu yana Ege ve Akdeniz’de artırılan askeri etkinlikler, art arda ilan edilen Navtex’lerle devreye sokulan askeri tatbikatlar, sondaj gemilerine refakat eden onlarca savaş gemisiyle savunma ve askeri alandaki harcamalar günlük yüz milyonlarca lirayı, aylık milyarları bulmaktadır.  

O yüzden de gerek devletin diğer olağan gündelik harcamalarının karşılanması gerekse dört-beş cephede birden yürütülen askeri faaliyetlerin ivme kazanmasıyla birlikte hazine, tüm enerjisini bu giderlerin finansmanını sağlamaya, ilan ettiği aylık-üç aylık borçlanma programlarının da dışına çıkarak, bulabildiği her yoldan, her kanaldan aşırı borçlanmaya yöneltmiş durumda.

Her ne kadar yurt içi döviz cinsi borçlanmaların kamu bankalarının döviz açıklarının finanse edilerek, risklerinin azaltılması, yasal kriterleri tutturmalarının sağlanması amacına dönük olduğu dile getirilse de, açıklanmayan asıl nedenin bütçe kaynaklarını adeta vantuz gibi emen savunma ve askeri harcamaları finanse etmek olduğunu öne sürmek yanlış olmaz.

Temmuz sonunda 216 milyar TL’ye ulaşan ve giderek aylık 50 milyar TL’nin de üzerine çıkan TL ve döviz cinsi iç borçlanmanın, bu gidişle yılsonunda toplam 400-500 milyar TL’ye yaklaşması, şimdiden 2021 bütçesinin büyük bölümünün borç ve faiz geri ödemelerine ayrılacağı anlamına geliyor.  


© Ahval Türkçe