Erdoğan'dan McKinsey açıklaması: 'Bunlardan fikri danışmanlık hizmeti de almayacaksınız, dedim'

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ABD'li uluslararası danışmanlık şirketi McKinsey'in Türkiye ekonomisinde denetçi konumuna getirilmesi ile ilgili yoğun eleştirilerin ardından yaptığı açıklamada, "Bütün bakan arkadaşlarıma, 'Bunlardan fikri danışmanlık hizmeti de almayacaksınız' dedim. Hiç gerek yok, biz bize yeteriz" dedi.

Partisinin Kızılcahanam'daki 27. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nda konuşan Erdoğan, ekonomiye yönelik değerlendirmelerde bulundu ve CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun ve kamuoyunda yükselen McKinsey eleştirilerine yanıt verdi. 

"Tüm  arkadaşlarımıza söyledim, bunlardan fikri danışmanlık hizmeti de almayacaksınız dedim. Gerek yok, biz bize yeteriz" diyen Erdoğan, dünyada kamu borcunun milli gelire oranı en düşük devletlerden birinin Türkiye olduğunu iddia etti.

Erdoğan'ın konuşmasının satırbaşları şöyle:

"Biz ülkemizi faiz, enflasyon, kur şer üçgenine sıkıştırmaya çalışanların oyunlarını bozmakla meşgulüz. Cumhurbaşkanlığı külliyesiyle ilgili bunun iftiralarını dinlemekten bıktık. Hatırlarsanız külliyemiz ilk hizmete girdiğinde oraya gelmeyeceğini söylemişti. Altın klozetlerden falan bahsetti. Bunlar bu kadar iftira ile yetişmiş tipler. Dünyada başarı olarak gösterilen kamu-özel ortaklığı projelerini eleştirmesini mantıktan uzaktır. İşte üçüncü havalimanı, Bay Kemal, o da öyle.

Üçüncü köprü, o da öyle. Bunlar nasıl yapılıyor, bunu öğren. Bay Kemal sen anlamazsın bu işten. SSK'yı da böyle batırdın zaten. Bunları, biz kaynakları çeşitlendirerek hamdolsun yaptık ve yapmaya da devam ediyoruz. 

Türkiye'nin bu kadar kısa sürede bu kadar büyük yatırımları hayata geçirmesini hala anlamayan birine anlatmayı söz israfı olarak görüyorum. Kamu özel ortaklığını Türkiye nasıl başardı bunu anlatın dediler G-20 Toplantısı’nda. Bu zat ücreti mukabil tutulmuş, bir danışmanlık şirketi üzerinden aklı sıra bizi köşeye sıkıştırmaya çalışıyor.

Tüm  arkadaşlarımıza söyledim, bunlardan fikri danışmanlık hizmeti de almayacaksınız dedim. Gerek yok, biz bize yeteriz. Bu zata değil ama bu zatın hezeyanlarıyla aklı karışmış olan varsa izah etmek isterim. Evet, bir dönem Türkiye savunmadan tarıma her şeyini Amerika'ya teslim etmiştir. Türkiye bu felaketi tek parti CHP ve milli şefi İnönü döneminde yaşamıştır.

IMF'yi söyledim. 2013'te biz borcu sıfırladık ve Türkiye'yi bu sıkıntıdan kurtardık.  Son yaşanan hadiseler Türkiye'yi belki bir parça sarsmıştır ama asla yıkamamıştır. Çünkü bugünkü Türkiye ne 1994'ün ne de 2001'in Türkiye'sidir. İhracatımız geçen ay itibariyle yıllık 165 milyar doları geçti. 36 milyar dolardan 165 milyar dolara geldik, daha da artacak. Turizmde tarihimizin en başarılı sezonunu geride bırakıyoruz.

Hamdolsun 40 milyon turisti ağırlıyoruz. Belki daha da artacak. Uluslararası yatırımcıların ülkemize olan ilgileri, aleyhimizde çevrilen tüm fırıldaklara rağmen devam ediyor. Çok önemli görüşmeler, temaslar var. Yakında inşallah bunların müjdelerini paylaşacağız. Milletimiz geleceğine umutla bakıyor. Yaşananların geçici bir türbülans olduğunu çok iyi biliyor ve iktidarına, kabinesine güveniyor.

Böyle dönemlerde ülkelerin ve toplumların paradan çok morale ihtiyaca vardır. Böyle bir dönemde Türkiye'nin ABD'ye teslim olduğunu söylemek iş bilmezlik değilse ihanettir. Edirne'ye 'Enver gireceğine Bulgar girsin' diyebilecek kadar izanını kaybeden muhalefet anlayışının bugünkü temsilcisi CHP ve artık onun yoldaşı haline gelen HDP'dir.

Her kriz beraberinde birçok fırsatı da getirir. Bu krizin üstesinden gelmek için, köklü değişimleri kısa sürede hayata geçirdik. Unutmayın bizler, ilk göreve geldiğimizde ülkemizin hali ekonomik olarak neydi?

O krizlerden aldığımız ülkeyi çok kısa sürede nereye getirdiğimizi unutmayın! Biz bu konuda bu işin sıkıntılarını hastalığını da, tedavi yollarını da biliyoruz.

Dövizle işi olmayan sektörlerde de büyük fiyat artışları yaşandığına dair büyük şikayetler alıyoruz. Bunun adı fırsatçılıktır. Millletimizi fırsatçıların insafına terk etmeyeceğiz, bunu böyle bilsinler. Kendilerine gereken yaptırımları uygulayacağız. 

Türkiye'yi faiz, kur, enflasyon şeytan üçgeninden çıkarana kadar gereken her adımı atacak, her önlemi alacağız. Türkiye borcuna sadıktır, yeter ki diyet borcuna dönüştürmesinler. İşte o zaman külahları değiştiririz. 

Bu can bu tende oldukça hiç kimse Türkiye'yi yeniden uluslararası kuruluşların boyunduruğu altına sokamaz."

Haberin tamamını buradan okuyabilirsiniz