'McKinsey, iPhone, Amerikan Koleji, Amazon...'

Kısa bir süre öncesine kadar rahip Andrew Brunson meselesiyle yatıp kalkan Türkiye şimdi de, AKP'nin ekonomideki sorunları çözmek için anlaştığı, ABD merkezli uluslararası danışmanlık şirketi McKinsey ile meşgul. 

Yeniçağ Gazetesi yazarı Ahmet Takan, McKinsey konusunda Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın, "Yeni dönemde bir ofis kurduk bu ofis tamamen yerli ve milli. Görüş alacağız ama yerli ve milli duruşla biz yöneteceğiz" açıklamasını 'yerse pazarı' olarak nitelendiriyor. 

Ekonominin denetimi ve yönetiminin yabancılara devredilmesine karşı olduğunu ifade eden Takan, "Ancak, derin bir çelişkiye dikkat çekmek ve madalyonun diğer yüzüne de bakmak boynumuzun borcu" notunu düştükten sonra, McKinsey fırtınasını koparanların çelişkilerine dikkat çekti:

"Sabah Philips marka çalar saatin alarmını kapatıp güne başlayan, Palmolive marka sabunla elini yüzünü yıkadıktan sonra, Colgate marka diş macunu ile dişlerini fırçalayıp, Pierre Cardin marka takım elbisesini giyip, Hummer marka aracı ile Shell'den benzin alıp, çocuğunu Amerikan Kolejine bıraktıktan sonra işe geçen; karısının doğum günü için Amazon sitesinden hediye gönderen, öğlen KFC'nin bir şubesinde çıtır tavuk yerken içecek olarak Coca-Cola söyleyen, bu esnada hediyesinin teslim edildiğini öğrendiği mesaj üzerine iPhone marka telefonu ile karısını arayıp tebrik eden, akşam eve dönerken Metro Market'e uğrayıp evin ihtiyaçlarını alıp, akşam LG marka TV'nin karşına kurulup beIN Sports'da maç izleyenlere de bir çift sözüm var..."

Bu kesimin Twitter, Facebook ve çeşitli mecralar üzerinden yaygara kopardığını savunan Takan, "Vay efendim, ülkenin ekonomisi yabancı bir şirkete mi teslim edilirmiş, bu ülkede bunu yapabilecek kimse yok muymuş, daha nelermiş, bunun adı vatan hainliği imiş. En çok da, aydın ve muhalif geçinen, hamaset yapan sözde aydın ve siyasetçilere üzülüyorum. Siz, neyin kafasını yaşıyorsunuz anlayamıyorum" diye yazdı.

Takan bu çıkışının ardından, asıl yanlışın ülke bir uçuruma sürüklenirken çözüm üretileceğine, el birliği ile demokratik yollardan iktidarın hatalardan dönmesi için her yol deneneceğine, hâlâ siyasi rant peşinde koşulması olduğunu ifade etti.

Milli duruş ve beraberlik yaklaşımının siyasiler yüzünden kaybedildiğine değinen Takan, suçlu aramak yerine neler yapılabileceğine bakmak gerektiğini kaydetti. 

McKinsey olayının yüzeysel, sahte milliyetçi ya da muhalefet duygularla ele alındığını dile getiren Takan, yazısını şöyle sürdürdü:

"Yabancılara tutsak düşmüş iktidara çıkış, aynı tarzda cevap verme imkânı açılarak toplumun daha fazla kandırılıp avutulmasına yol açılıyor. Büyük bir ekonomik kriz yaşıyoruz. Yarınımızın ne olacağı belli değil  Şu an piyasaların en öncelikli ihtiyacı olan konu önce güven meselesi, sonra para. İkincisi üreterek kazanmak, doğrudur ama ilki zor bir konu. Bir de adalet mekanizmasının aldığı derin yara höyük gibi ortada duruyor.

Dolayısıyla, hükümetin McKinsey yaklaşımı 'olumsuz' olarak ele alınmadan önce bilimsel ve akli yaklaşımlar kamuoyunun  gündemine sunulmalıdır. Ekonomi biliminde de gerekli iyileştirmeleri yapmak üzere danışmanlık almak gayet bilimsel ve akılcı bir yoldur. Keşke bu tür yaklaşımları en başından beri her alanda sergileseydiler. Ama nereden? Tabii ki önce kendi öz kaynaklarımızdan."

Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz