Oca 07 2018

Felaket senaryosu: Devletler parçalanacak, çok sayıda insan ölecek

 

Roma, Maya ve Bronz Çağında Yunan medeniyeti gibi tarihteki bütün karmaşık toplumların sonu aynıydı: çöküş! Peki şimdi bizim içerisinde yaşadığımız sanayi medeniyetinin sonu da aynı mı olacak? 

New Scientist’te yayımlanan yazıya göre cevap, büyük bir ihtimalle, evet.

Medeniyetlerin çöküşü aslında iki noktaya çıkıyor: karmaşıklık ve enerji. Toplumların yapısı, kaçınılmaz olarak her geçen gün insanların refahını gözetip problemlere çözümler ürettikçe büyüyerek daha da karmaşıklaşıyor. Tabii ki bu büyümenin bir de bedeli var: enerji. Enerji değişkeni üzerinden yorumlamaya devam edersek de, medeniyetlerin çöküşüne zemin hazırlayan şey, var olan karmaşıklığı düzenleyip yeni çıkan problemlere çözümler üretecek yeterli kuvveti bulamaması…

Sanayi Devrimi sonrasında doğada var olan taş kömürü sömürülerek bu günlere gelindi. Buradan elde edilen enerji de daha da zor erişilen enerji kaynaklarını ele geçirmek için kullanıldı ve toplum karmaşıklığı eşi benzeri görülmemiş dereceye yükseltildi. 

Yazıda, “Fakat yeni kaynaklar bulamazsak eğer, elimizdeki enerji kaynaklarını tükettiğimizde gücümüzün yetebileceğinden çok daha ileri bir noktada duruyor olacağız” görüşü dile getiriliyor ve ekleniyor:

“Daha sonra, artık bir düğüme dönmüş toplum yapımız çözülmeye başlayacak; ekonomik ve politik kurumlar gücünü kaybedecek, ticaret ve üretim azalacak, global tedarik zincirleri kırılacak. Teknoloji kullanımı imkansız hale gelecek. Devletler parçalanacak. Tabii ki en önemlisi, çok sayıda insan ölecek.“

“Hâlâ umut olduğu” şerhi düşülüyor bu felaket senaryosu sonrası:

“Küçük ve son derece izole toplumlar haricinde, herkesin hayatını kaybettiğini düşünseniz bile hiçbir tarihsel çöküş insanlığı tamamen yok etmeyi başaramadı. Yıkılan medeniyetlerin ardından kurulan yeni toplumlar, yeniden toparlanıp eskisinden daha ileriye gitmeyi başardılar.”

Globalleşme sayesinde, bizim medeniyetimizin çöküşünün eskilerden daha farklı olacağı kesin. University of Waterloo’dan Thomas Homer-Dixon’un belirttiğine göre; geçmişteki toplumların çöküşünde, diğer toplumlar yaşamlarına devam ettiler. Fakat globalleşen Dünya medeniyetinin çöküşü söz konusu olduğunda, dışarda kullanabileceğimiz kaynak da kaçabilecek yerimiz de olmayabilir.

Çöküşe zemin hazırlayacak en büyük endişe enerji kaynaklarının bitecek olması. 

Fakat güneş ve rüzgar enerjilerinin, neredeyse enerjiyi toplayan ve dönüştüren düzeni kurmak dışında hiç masrafı yok ve sürekliler. University of Florence’dan Ugo Bardi’nin hesaplamalarına göre; eğer ürettiğimiz elektriğin yarısını yenilenebilir kaynaklardan elde etmeyi başarırsak, herhangi bir toplumsal çöküş sırasında ve sonrasında insanlığı ve daha hayati olarak da kendisini idare edecek kadar enerjinin şebekelerde dolaşması da mümkün olacak. 

Aksi hâlde bu senaryoda da olacak şey yeniden yalnızca tarım-hayvancılık yapan toplum ve karanlık geceler olacak. Daha sonra belki de iklim yüzünden tarımın bitişi ve avcı toplayıcılığa dönüş gerçekleşebilir. Yani artık geleceğe yatırım yapmak istiyorsak, güneş ve rüzgar enerjisini toplayan sistemleri inşa etmeye hemen başlamalıyız. 

https://bilimfili.com/sanayi-medeniyetinin-sonu-nasil-gelecek/

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar