Mar 02 2018

Economist'ten Türkiye medyasına ağır eleştiri: Cesaret edemiyorlar

Türkiye medyasının büyük bir bölümünün sırtını iktidara dayaması ve iktidarı destekleyen haberler yapmasına Economist'ten tepki geldi. Dergi sadece iktidar medyasını değil, ana akım olarak tabir edilen medyanın da haberleri veriş biçimini, tarafsız olmayışını ve sansür uygulamasını eleştirdi.

Türkiye'de ana akım medyanın, Afrin'e yönelik askeri operasyonu sadece iktidarın ve ordunun penceresinden verdiğine dikkat çeken İngiliz Economist, "medyanın ağzını bağlamak" başlıklı makalede, Türkiye medyası 'cesaretsiz' olarak tanımlandı. 

Dergi, 100'den fazla gazetecinin cezaevinde olduğu bir ülkede, haber yapmamamın ihtiyatlı bir davranış olduğuna değinirken, Başbakan Binali Yıldırım'ın gazetecileri bir araya toplayarak operasyonu nasıl haberleştireceklerine dair direktifler verdiğine dikkat çekti.

Yazıda şöyle denildi:

"Bir katılımcının söylediğine göre muhabirlere 'Türkiye'nin ulusal çıkarlarını akıllarından çıkarmamaları' öğütlendi. Uluslararası medyada yayınlanacak olan haberlere, büyük olasılıkla 'terör propagandasına' platform oluşturacakları düşünülerek, dikkatli yaklaşılması gerektiği söylendi."

Okuyuculara, sivillerin zarar görmemesi için ordunun azami dikkat ve özen gösterdiğinin hatırlatılması istendi. Haberlerde Türk askerlerinin IŞİD'e ek olarak Kürt güçlerle savaştığının söylenmesi gerektiği belirtildi - ancak Afrin'de IŞİD savaşçısı yok."

Türkiye medyasının büyük bir bölümünün bu talimatlara bağlı yayımcılık yaptığına dikkat çeken dergi, ana akım televizyon kanallarının Türkiye tarafından alınan köyleri ve öldürülen YPG'lileri duyurmak için birbiriyle yarıştıklarına değiniyor.

Erdoğan'ın 'Osmanlı tokadı' açıklamasının 16 gazetede birden manşet olduğuna işaret edilen yazıda, "Türk ordusu Afrin'de tek bir sivile bile zarar vermeden 2 binden fazla YPG'liyi 'etkisiz hale getirdiğini' savunuyor. Tek bir ana akım medya kuruluşu bile bu sayıları sorgulamadı" eleştirisi getirildi.

Türkiye medyasının ekonomik açıdan iktidara bağlı olmasının, yayın politikasın belirlediğini ifade eden Economist makalesi satırlarını şöyle sürdürdü:

"Türk hükümetinin istediği yayını alabilmesinin sağlayan şey aslında daha incelikli bir teşvik ve yaptırım sistemi. En büyük haber kuruluşlarının sahipleri aynı zamanda madencilik, inşaat ve gemi taşımacılığı gibi sektörlerde çıkarları olan büyük iş adamları. Kazançlı devlet ihalelerini kaybetmek istemiyorlar."

Hükümeti eleştiren uzmanlar ana haber kanallarına çıkarılmıyor. Hükümet baskısıyla işten çıkarılan muhabirler iş bulamıyor. Diğerleri ise davadan davaya sürükleniyor. Bir muhabir 'Artık sansüre gerek yok. Gazeteciler kendilerinden ne istendiğini biliyor' diyor."