Tiny Url
http://tinyurl.com/y9b3fm5x
Ara 16 2018

Yeni Şafak yazarından Ankara ve Diyarbakır kazaları yorumu: Doğa dalavereye gelmez

“İnsan, hem doğa koşullarına uyum sağladığı, hem de o koşulları kendi lehine değiştirmeye çalışarak, doğanın kendi üstündeki egemenliğini, kendinin doğa üstündeki egemenliğine dönüştürdüğü ölçüde gelişir.”

Yeni Şafak yazarı Rasim Özdenören, 'bilge yazar' diye nitelediği Çetin Altan'dan bu alıntıyla başladığı yazısında Ankara'daki tren kazası ve Diyarbakır'daki baraj taşkını nedeniyle insanın doğayla mücadelesine dikkat çekmiş:

"Mühendislik işlerinde olsun, toplumsal alanı ilgilendiren konularda olsun ölçümde, çizimde, hesaplamalarda yapılan hatalar, bu demektir ki o işin doğasına uygun olmayan öngörüler, eninde sonunda bir biçimde bedelini tahsil eder. Bu bedel o iş tarafından öç almak suretiyle de gerçekleşebilir..."

Tren kazasına 'ihmal, yanlış yönlendirme ya da sinyalizasyon hataları' iddialarını anımsatan yazar, bunu araştırmadığını söyleyerek, işin doğasına yapılmadığı durumlarda, o işin doğasının bunun bedelini mutlaka tahsil edeceğini vurguluyor:

"Yanlış malzeme kullanılması veya tasarım kusurları önlenemez kazalara, afetlere yol açabilir."

Dicle Nehri üzerindeki baraj kapağının kopmasının yörede kuraklık yaratabileceğine dikkat çeken Özdenören, benzer mühendislik hatalarının dünyada da olduğunu hatırlatıyor ve Titanic'i örnek veriyor:

"1912 15 Nisan gecesi batan muazzam buharlı yolcu gemisi Titanic’te 1514 yolcu hayatını kaybetti. Kaza ister kaptanın hatası yüzünden olsun, ister hesaplanamayan teknik hatalardan kaynaklanmış olsun, işin doğasına aykırı bir gidişatın olduğu kesin. Ve o iş, kendi doğasının hükmünü icra etti, eder, edecektir..."

Özdenören, doğanın dalavereye gelmeyeceğini belirterek son söz olarak şunu söylüyor:

"Seküler dilde doğa koşulu denilen kural, İslami jargonda Adetullah diye anılır. Doğa kendi koşuluna uyulduğu takdirde insana ram olur; değilse o, insanı kendi koşuluna ram etmesini bilir."


Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz