Mar 22 2018

Amberin Zaman: Mağlup olan sadece Aydın Doğan değil

21 Mart Çarşamba günü, Doğan Medya Grubu'nun Demirören Grubu'na 1.2 milyar dolara satıldığı açıklandı.

Bu satış medyanın neredeyse tamamının AKP iktidarı kontrolüne geçtiği algısını güçlendirirken, Aydın Doğan'ın 'artık dayanacak gücüm kalmadı' dediği iddiası, AKP'nin tek sesliği medya yaratma baskısını ne ölçüde arttırdığının bir göstergesi olarak kayıtlara geçti. 

Doğan Medya Grubu'nun, iktidara tam biat etmeyen üslubunu yeni patronaj ile kaybetmesi öngörülebilir bir durum. Hürriyet'i de bünyesinde barındıran grubun 'topuktaki diken' olmaktan çıkarıldığı konusundaki görüşler hemen hemen ortak.

Diken yazarı Amberin Zaman da meseleyi benzer bir yaklaşımla ele alanlardan. Satışla birlikte Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Doğar Grubu arasındaki kronik savaşın sona erdiğine dikkat çeken Zaman, galibin Erdoğan olduğunu kabul ediyor ancak birden fazla mağlup olduğuna işaret ediyor.

Zaman'a göre, kaybeden Türkiye'de demokrasiye inanan herkes.

Doğan'ın medyadan çekilmesiyle Putin Rusya’sına bir basamak daha yaklaşıldığını belirten Zaman,"Sözcü gazetesi dışında Türkiye’deki merkez medya, Erdoğan’ın mutlak ve ebedi hakimiyeti yolunda, Saray’a firesiz biat ediyor olacak. Fikirlerin değil, yandaşlığın yarıştığı ‘full havuz modu’ hepimize hayırlı olsun" yorumunu yapıyor.

"40 yıllık basın hayatının muhasebesini yaptığımızda şüphesiz Aydın Doğan’ın günahları sevaplarından daha ağır basacaktır" diyen Zaman, muktedire yaranmak için Hürriyet'in de dönem dönem tetikçilik yaptığını savunuyor. 

Doğan'ın beklenen yandaşlık seviyesini tutturamadığını ve bu nedenle medyadan çekilmek zorunda kaldığını ifade eden Zaman, "Yine de hakkını teslim etmeliyiz" diyor ve ekliyor:

"2014 Cumhurbaşkanlığı ve 2015 genel seçimleri öncesi Selahattin Demirtaş’ı geniş kitlelerle bir araya getiren Doğan Medya Grubu, Türkiye’de kalıcı barış hayallerine geçici de olsa katkı sağladı.

Ta 1990’lı yılların ortasında Kürt meselesi, Susurluk davası, Ermeni soykırımı ve askeri vesayet gibi devletin kırmızı çizgi saydığı birçok radyoaktif konuda cesurca yayın yapan Radikal gazetesine hayat veren kişi de yine Aydın Doğan’dı."

Doğan Medya'nın eşcinsellik, kadınlar ve seks, hayvan hakları gibi konularda kendi üslubuyla önyargıları kırmaya çalıştığına değinen Zaman, bu grubun 'fethedilmesi gereken laikçiliğin son kalesi' gibi görüldüğünü yazdı.

Zaman yazısını şöyle noktalıyor:

"Gazeteci milletini kendi çıkarları için kullansa da ve gerektirdiğinde gözünü kırpmadan feda etse de, gazeteci milletini aynı zamanda seven bir medya patronuydu Aydın Doğan. Medya patronu Aydın Doğan’ın ruhu şad olsun."