Kas 11 2017

'Benim Hasan Cemalim masum'

'Çekilme günlükleri' yazı dizisini kaleme alan Hasan Cemal hakkında 4 yıl sonra İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açılmıştı. Davada mahkeme heyeti, Cemal hakkında üzerine atılı suçun işlenmediğine hükmederek beraat kararı vermişti. Ancak  İstinaf mahkemesi, Hasan Cemal hakkında verilen beraat kararını bozdu. "Fehman Hüseyin" başlıklı yazısında "silahlı terör örgütünün propagandasını yaptığı" iddiasıyla verilen 1 yıl 3 aylık hapis cezasını ise onadı.

Berrin Sönmez yazısında, istinaf mahkemesinin beraat kararını bozması üzerine "biraz da o günlerin barış umudunu suçlu bulmak değil mi?" sorusunu yöneltiyor. Ve bu görüşmeleri yapan kamu görevlilerinin çıkarılan kanun maddesiyle dokunulmaz kılındığına dikkat çekiyor. Kamu görevlileri dokunulmaz kılınmışken, bu görüşmeleri yargılama konusu yapan yargıyı eleştiriyor.

Sönmez, Cemal'i kaleme aldığı yazısında e-muhtıra döneminde kanal kanal gezip Genelkurmay açıklamasını kabul edilemez bulduğu şeklindeki açıklamasıyla gözünde kanatlandırdığını ifade ediyor:

Adeta kanal kanal gezip her programda net bir şekilde ‘kabul edilemez’ deyişi metni okuduğum ilk anda vardığım yargının gerçekleşeceği ümidimi pekiştirdi. Gecenin ilerleyen saatlerinde ‘Hasan Cemal bir başına bu rüzgarı tersine çevirdi’ diyerek başımı gönül rahatlığıyla yastığa koymuştum. Bu ülkede herkes unutsa ben unutmam o geceki uykumu Hasan Cemal’e borçlu olduğumu...

Her insanın gözünde ne yaparsa yapsın kıymetini yitirmeyecek bazı kişiler olur. Ama yine de hukuk ilkesini gözetmek, faile değil fiile göre hüküm vermek gerekir.