Elif Çakır'dan iktidar medyasına: İftira, yalan, tetikçilik, ötekileştirme...

Saadet Partisi Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Temel Karamollaoğlu, önceki gece FOX TV'de yayınlanan programın konuğu oldu.

Sabah Gazetesi ise Karamollaoğlu'nun yayında kullandığı cümleleri keserek çarpıtmıştı. Karamollaoğlu'nun ifadelerinin çarpıtılmasına sosyal medyada da tepki gelmişti.

https://ahvalnews2.com/tr/medya/sabahtan-karamollaogluna-kaset-operasyonu

Karar yazarı Elif Çakır, bugünkü yazısında iktidar medyasının Karamollaoğlu ve Saadet Partisi için kullandığı ifadeler ve yaptığı haberleri eleştiriyor.

Çakır, 28 Şubat dönemindeki gazetecilik örneklerine yer verdikten sonra yazısında, "AK Parti hükümetinin 16 yıldır bulunduğu her platformda “ayıpladığı”, “reddettiği”, “utanç verici” bulduğu “ayıplı gazetecilik” ile bugünün iktidar medyasının ortaya koyduğu “ayıplı gazetecilik” arasında neredeyse hiçbir fark yok" diyor ve şöyle devam ediyor:

"Gerçekleri çarpıtma.... İftira... Yalan haber... Korku siyaseti tetikçiliği... Ötekileştirme... Toplumu kamplaştırma..." 

Sonrasında ise yazısına iki örnek ile devam ediyor. Birincisi, Karamollaoğlu'nun sözlerini keserek ve çarpıtarak veren Sabah Gazetesi.

Diğer örnek ise iktidar medyasının bir süredir haber yaptığı ve köşelerine taşıdığı, "28 Şubat savcısı, Saadet'ten aday" şeklindeki iddiaları.

Çakır, söz konusu iddianın gerçeği yansıtmadığını belirterek, iddiayı çürütüyor yazısında:

"Meğer, emekli hâkim Tanju Güvendiren, 28 Şubat döneminin yargıcıymış. Dönemin Sincan Belediye Başkanı Bekir Yıldız ve 5 kişiyi tutuklayarak cezaevine gönderen DMG savcısıymış!

Ne kadar korkunç değil mi?
Bu habere göre Saadet Partisi, bildiğiniz bir Stockholm Sendromu yaşıyor!
Peki, gerçek ne?
Dönemin Sincan Belediye Başkanı Bekir Yıldız ve 5 kişiyi tutuklayarak cezaevine gönderen DMG savcısının ismi Nuh Çetinkaya.

Tanju Güvendiren kim, rahmetli Erbakan Hocanın kadim bir dostu... 

İddia edildiği gibi 28 Şubat mahkemelerinin ne savcısı ne de hâkimi değil. 28 Şubat’ın yargı ayağındaki isimlerinden biri değil. 28 Şubatçı değil… 

İşte böyle bir kişiyi günlerdir gazete manşetlerinde, köşe yazılarında 28 Şubatçı diye lanse ediyorlar, Refah Partilileri tutuklatan savcı diyorlar, Saadet Partilileri “düşmanla işbirliği” yapmakla 
suçluyorlar."

Çakır, yazısının sonunda önceki gece CNN Türk'e konuk olan Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'nin çok konuşulan programını da konu ediniyor. Program sırasında Hakan Çelik, Hande Fırat ve Murat Çelik'in durumuna üzüldüğünü belirten Çakır, üç ismin de soru sormayı unuttuğunu söylüyor:

"Gazeteci arkadaşlarımız ‘soru sormak, ayrıntısını sormak, konuyu derinlemesine konuşmak’ yerine verilen yanıtlarla yetinip, program bir an önce kazasız belasız bitsin psikolojisindeydiler. 

20 yıllık gazeteciyim. Çalışmadığım medya kurumu kalmadı. Ancak akşam izlediğim programda arkadaşlarımız adına üzüldüm. Soru sormayı unutmuşlar...”

http://www.karar.com/yazarlar/elif-cakir/saadet-partisi-28-subat-savcisini-aday-mi-yapti-7068