Mar 26 2018

'Erdoğan rejimi bu kadar gazete ve televizyonu ne yapacak?’

Aydın Doğan'ın sahibi olduğu Türkiye'de “ana akım” olarak nitelendirilen en büyük medya grubu Doğan Medya Grubu’nun AKP’ye yakınlığıyla bilinen Demirören Grubu'na satılmasının yankıları devam ediyor.

Hatırı sayılır bir kesim, bu gelişmeyi “Ne farkedecek ki?” sinizmi ile karşıladı.

Artı Gerçek yazarı Yetvart Danzikyan'a göre konu bu kadar basit değil. Danzikyan, geçen Çarşamba günü gündeme bomba gibi düşen aralarında Hürriyet, CNN Türk, Kanal D, Posta’nın da bulunduğu gazete ve televizyonun Demirören Grubu’na satılmasını mercek altına alıyor.

Doğan Grubu,  Erdoğan rejimi tüm Türkiye’ye hakim olmadan önce klasik devletçi çizgisini korumaya özen gösterdi ancak sonrasında rejimle de uyumlu olacağı mesajın “mecburen” verdiğini belli etti.

‘’Erdoğan ve çevresi her fırsatta Doğan ailesi ve grubunu tehdit etmeyi artık bir Saray ritüeli haline getirirken, Doğan Grubu’nun buna ne kadar dayanacağı da merak edildi,’’ diyen Danzikyan, bunun aksine Demirören Grubu’nun siyasi açıdan güçlü kim olursa olsun ona tam biat çizgisinde olduğunu ifade ediyor.

Erdoğan Demirören’in Erdoğan’a ettiği “Kızdırdık mı seni patron?’’ telefonunun, bu grubun iktidar ile ilişkisinin özeti olduğunun altını çiziyor Danzikyan.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tüm medyayı organik olarak kendisine bağlaması beklnene bir hamleydi Danzikyan’a göre ancak Doğan Grubu’nun yine de kendince direnmeyi seçebileceği ihtimali hep vardı.

Doğan Grubu’nun en değerli varlıklarını Demirören Grubu’na satması iki manaya geliyor Artı Gerçek yazarına göre:

‘’Aydın Doğan (kendi açısından) fırtınanın geçmeyeceğine, dolayısıyla artık dayanamayacağına ikna olmuş gibi görünüyor. Erdoğan rejimi ise bir şekilde mat etmek istediği, 2000’lerden beri diş bilediği en önemli seküler-burjuva rakibini alt etmeden bırakmamış, hıncını bir şekilde almış oluyor. Bu hınç zaten Erdoğan rejimine enerji veren en önemli faktördür.’’

16 yıldır iktidarda olan AKP’nin seküler kesime duyduğu hıncın hiç bitmediği gibi artarak sürdüğünü savunan Artı Gerçek yazarı, Erdoğan rejiminin sınır tanımayan medya kontrolünde kritik bir aşama gelindiğini söylüyor: ‘’Artık yaygın kanal ve gazetelerde küçük bir sızıntı bile bulmak (muhalif basın dışında) güçleşecek.’’

‘’Erdoğan rejimi bu kadar gazete ve televizyonu ne yapacak?’’ sorusunun cevabına gelecek olursak, ‘sıra ’her tür imal edilmiş enformasyonun da yüzlerce ekrandan tekrarlanmasına geldi.’’

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar