Kas 27 2017

“Gazete yazılarında teknik değerlendirme sonuçları değil, marka reklamları var”

Gazetecilerin şirket gezilerinde misafir edilmelerine karşılık kaleme aldıkları yazılar hep tartışma konusu oldu medyada. Özellikle davetle gittikleri lansmanlar sonrasında bir markanın pazarlamasını yaparcasına köşe yazıları kaleme alanlar ya da işi ileriye götürüp reklam filmlerinde boy gösterenler hep eleştiri konusu oldu.

Bu konuyu sıklıkla köşesine taşıyan ve gazetesindeki isimleri eleştiren bir isim Hürriyet Okur Temsilcisi Faruk Bildirici. Son dönemde otomotiv şirketlerinin otomotiv editörü olmayan gazetecilere de 'test aracı' verip tanıtım yaptırmasına ve bu gazetecilerin de gönüllü olmasına tepkili. 

Bugünkü yazısında bir otomotiv editöründen telefon aldığını söylüyor Bildirici ve 'test araçları'na farklı bir açıdan yaklaştığını söylediği editörden şunları aktarıyor:

Markaların otomotiv basınına test aracı vermesi işin fıtratında var. Tüm dünyada olduğu gibi otomotiv gazetecileri otomobilleri test eder, bu sayede markanın iddia ettiği yenilikleri kendisi bizzat görür. Tuhaf olan, kadın dergileri, internet siteleri ile lifestyle basına da benzer ilginin gösterilmesi ve uzun süreli test aracı verilmesi; Youtuber’ların basın lansmanlarına bile parayla gelmesi ve paylaşım başına para alması. Otomotiv basını haber yapar. Günlük gazetelerdeki otomotiv editörleri, genellikle işin ekonomisi, satış, pazar payı ve yatırım üzerinde durur, bunları yazar. Yöneticilerin açıklamaları üründen önce gelir, model daha kısa yer alır. Hızlanma, fren mesafesi, yakıt ekonomisi gibi teknik detayları içeren testleri uzman ve sektörel otomobil dergileri yapıyor. Sadece 1-2 aylık otomobil dergisi yapıyor, diğerleri ‘sürüş izlenimi’ yazıyor. Rakamsal değerlere girilmiyor.

Hürriyet Ombudsmanı, “editörün anlattıklarının test araçlarının ne kadar yaygın bir problem hâline geldiğini gösterdiğini” söylüyor ve ekliyor:

Gazetelerdeki otomotiv sayfalarında teknik değerlendirme sonuçları yerine model ve markayla ilgili haberlerin daha çok olduğu da doğru. Sanırım en iyisi, Otomotiv Gazetecileri Derneği’nin (ve tabii otomotiv sektörü ile PR’cıların da) bu konuda kurallar oluşturması, sınırları belirlemesi...