Mahkeme RTÜK'ün hamisi oldu: Faruk Bildirici tarafsızlığını yitirmiş!

Ankara 9. İdare Mahkemesi, RTÜK Başkanı ile ilgili yaptığı açıklamalardan sonra RTÜK üyeliği düşürülen Faruk Bildirici’nin, kararın iptali istemiyle açtığı davayı reddetti.

T24'ten Gökçer Tahincioğlu'nun haberine göre mahkeme, kararına Bildirici’nin "RTÜK tarafsızlığını yitirdi", "RTÜK, iktidarın arka bahçesi gibi", "yandaş medya" şeklindeki açıklamalarını kararına gerekçe gösterdi ve Bildirici’nin bu açıklamalarla tarafsızlığını yitirdiğine hükmetti. Bildirici, kararın bozulması istemiyle üst mahkemeye başvurdu.

CHP kontenjanından RTÜK’e seçilen Bildirici’nin üyeliği, RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in Basın İlan Kurumu ile TÜRKSAT’ta da görev almasının yasalara aykırı olduğunu gündeme getirdikten sonra, RTÜK’teki AKP-MHP kontenjanından gelen üyelerin oylarıyla düşürülmüştü. Bildirici, RTÜK’ün 31 Ekim 2019 tarihli ararının iptali için dava açtı.

Ankara 9. İdare Mahkemesi, Bildirici’nin talebini reddetti. Kararda, RTÜK’ün üyelik düşürülmesi konusunda yetkili olduğu belirtildi. Kararda, Bildirici’nin medyaya yaptığı açıklamalar özetlendi.

Bildirici’nin RTÜK üyesi olduğu dönemde birikim.com sitesine yaptığı açıklamalara yer verilen kararda, "RTÜK bırakın bir meslek örgütü ya da uzmanlık kurulu bile değil. Burası siyasi iktidarın arka bahçesi gibi" gibi ifadeler kullandığı kaydedildi. Kararda, Bildirici’nin 16 Eylül 2019 tarihinde Halk Tv de "Medyanın büyük bir bölümü iktidarın propaganda aygıtı durumunda, böyle bir işlev sergiliyorlar" açıklamalarında bulunduğu, 13 Eylül 2019 tarihinde Tele 1 televizyonunda davacı tarafından "Yandaşlara oradan nasıl para akıtıldığını, yandaş medya dahil nasıl para akıtıldığını gördü" ifadelerine yer verdiği anlatıldı.

Kararda, şöyle denildi:

"Bu ifadelerden de görüldüğü üzere davacının bir kısım özel medya hizmet sağlayıcı kuruluş hakkında tarafsızlığını yitirdiği dolayısıyla 6112 sayılı kanunun yasaklar ve denetim başlıklı 38. maddesinin 2.fıkrasına aykırı davrandığı anlaşılmıştır."

Bildirici ise mahkemenin kararının bozulması istemiyle yaptığı istinaf başvurusunda RTÜK’ün TBMM’nin yetkisini gasp ettiğini vurgulayarak, "Üst Kurul hem savcı hem hâkim gibi davranmış; savunma dahi almadan cezai nitelikte bir karar vermiştir" dedi. RTÜK Başkanı Şahin’in kin ve garez saikiyle üyeliğini düşürdüğünü ifade eden Bildirici, "RTÜK’ün yasadaki üyelikten çekilmiş sayılma hükmü ile ilgili yönetmelik gibi hiçbir düzenleme yapmamış olduğuna" dikkat çekti.

Bildirici, mahkeme kararında yer alan demeç ve açıklamalarının "bazı medya kuruluşları lehinde bazı medya kuruluşları aleyhine tutum olarak nitelendirilemeyeceğini" savundu. Bildirici, "mahkemenin tarafsızlığını yitirdiği" gerekçesine şöyle itiraz etti:

"RTÜK’te siyasi iktidarın belirleyici olmamasını istemek ve 'yandaş medya' diye değerlendirmek gerek AİHM kararları gerekse de Anayasa Mahkemesi kararları çerçevesinde düşünce ve ifade hürriyeti kapsamında kalan suç teşkil etmeyen ifadelerdir. Görevden çekilmiş sayılmama gerekçe olamaz.

Gerekçeli kararda adı geçen medya kuruluşlarıyla ilgili ifadeler, o kuruluşların habercilik yaklaşımına ilişkin genel değerlendirmelerdir. Nitekim tarafsızlığımı yitirdiğim gerekçesine dayanak yapılan üç demeçte de bir kısım özel medya hizmet sağlayıcı kuruluşların kayırılmasını değil, RTÜK yönetiminin bazı özel hizmet sağlayıcı kuruluşlara özel muamele yapmasını ve onların yanlışlarına göz yummasını eleştirmiş, kararlarda siyasetin belirleyici olmamasını istemiştim.

Bir Üst Kurul üyesinin, radyo ve televizyon kanallarıyla ilgili olarak tarafsız olup olmadığının kanıtı, Üst Kurul kararlarında kullandığı oylardır. Habercilik ile ilgili demecimde adı geçen televizyon kanallarıyla ilgili olarak Üst Kurul’daki oylamalarda taraf tuttuğum ne RTÜK ne de Mahkemenin gerekçeli kararında ileri sürülebilmiştir. Zira demeçlerimde adı geçen televizyon kanallarıyla ilgili oylamalarda lehte taraf olmamakla kalmadım, tam tersine gerektiğinde bu kanallar aleyhine de oy kullandım."