Medya: Muhalefet yerine Diyanet, Akar ve Bilal Erdoğan ekranda

24 Haziran’da yapılacak seçimlerde yarışacak Cumhurbaşkanı adaylarının kesin listesi Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından ilan edildi.

Ancak kesinleşen adaylarla artık resmileşen seçim yarışında, görüş ve vaatlerinin kamuoyuna ulaşması konusunda Erdoğan ve AKP ile muhalefet partileri ve adayları arasında, tam anlamıyla bir medya adaletsizliği ve eşitsizlik söz konusu.

YSK 28 Nisan’da aldığı kararla, seçim kampanyası döneminde adaylarla ilgili olarak yazılı ve görsel medyanın uyması gereken ilke ve esasları ilan etti. Bu ilkelere uyulup uyulmadığının denetiminden ise Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) sorumlu olacağını açıkladı.

YSK’nın Türkçe dışındaki dillerde de adayların konuşma, propaganda yapmalarına olanak sağlayan kararının öne çıkan maddesi; “Tarafsızlık, gerçeklik ve doğruluk ilkelerine uygun davranmakla yükümlü radyo ve televizyon kuruluşları ile yazılı, sözlü ve görsel basın, tek yönlü, taraf tutan yayınlar yapamayacak. Bu kuruluşlar yayınlarında demokratik kurallar çerçevesinde cumhurbaşkanı adayları, siyasi partiler ve bağımsız adaylar arasında fırsat eşitliği sağlayacak.” hükmünü içeriyordu.

Seçim kampanyası döneminde hükümet faaliyetlerinin, icraatlarının, açılış, temel atma, tören vb. çalışmaların yayını seçim yasakları kapsamında. Ancak YSK “tarafsız” Cumhurbaşkanının faaliyetlerinin seçim yasakları kapsamına girmediğine karar verdi.

Dolayısıyla hem Cumhurbaşkanı hem de AKP Genel Başkanı olan Erdoğan, Cumhurbaşkanı seçiminde AKP-MHP adayı olmasına karşın, anayasaya göre, “Tarafsız Cumhurbaşkanı” unvanı taşımasından ötürü yasaklardan muaf. Rakipleri karşısında ayrıcalıklı, avantajlı ve seçim yasakları onun için geçerli değil.

Anayasa uyarınca tarafsız, gerçekte “Partili Cumhurbaşkanı” olarak günde en az iki üç kez resmi-gayriresmi toplantı ve açılışlarda konuşarak kendisinin ve AKP’nin vaatlerini sıralayan Erdoğan, canlı yayınlanan bu faaliyetlerinde muhalefet partileri ve adaylarına, seçim vaatlerine eleştirilerini ekranlarda saatlerce dillendiriyor.

Ayrıca AKP Genel Başkanı olarak da partisinin il-ilçe, kadın ve gençlik kongrelerinde konuşup, kimi zaman muhalefeti yuhalatarak, kimiz zaman liderleri ve adaylarıyla alay ederek, ya da hakaretler yağdırarak saatler süren canlı yayınlarla ekranlarda.

İlave olarak iktidar yanlısı haber kanallarının, özel ulusal kanalların “Cumhurbaşkanı Özel” yayınlarında, kendi seçtiği gazetecilerin katıldığı programlarla, ekranları teslim almış konumda.

Buna Başbakan Binali Yıldırım’ın resmi programlarını, Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ’ın, diğer bakanların konuşmalarını ilave ettiğimizde, muhalefet adaylarının açıklamalarına, mitinglerine yer kalmıyor. Kaldı ki, medya patronları ve yöneticilerinin de iktidarın tepkisini, şimşeklerini üzerine çekme korkusuyla, böyle bir isteği, hevesi yok.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 6 Mayıs’ta açıkladığı Manifestosu’nda yer verdiği “Türkiye’yi muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkartmak” vaadine dikkat çeken CHP adayı Muharrem İnce  “Muasır ülkelerdeki seçimlerde rakip adaylar, birlikte ekrana çıkıp tartışıyor. Biz de Erdoğan ve beş aday tüm televizyonların ortak yayınında medeni şekilde çıkıp ekranlarda tartışalım, millet kimin ne dediğini duysun, öğrensin” çağrısı yaptı.

Ancak Erdoğan “Üzerimden pirim yapılmasına izin vermem” diyerek, İnce’ye ret yanıtı verdi. Kanımca, bu yanıt bile Erdoğan’ın kendisini diğer adaylardan üstün görme psikolojisinin, ya da böyle bir tartışmada kendisine vehmettiği konumunu kaybetme, “yaldızlarının dökülmesi” endişesinin dışa vurumu.

Kuruluş yasası uyarınca, seçim dönemlerinde tüm adaylara ve partilere eşit süre ayırması zorunlu olan kamu yayın kurumu TRT, önceki seçimlerde olduğu gibi yine iktidar yanında tek sesli yayınını sürdürüyor. Devletin haber Ajansı AA ve iktidar kontrolüne geçen medya kuruluşları bünyesindeki iki özel haber ajansı DHA ve İHA’da muhalefetin haber ve görüntüleri fazla yer bulamıyor.

Erken seçim kararının alındığı 17 Nisan’dan bu yana, TRT’nin AKP+MHP’ye ayırdığı süre, 36 saati AKP’ye ait olmak üzere, toplam 37 saat 40 dakika olurken, muhalefet partileri ve adaylarına ayrılan süre 3 saat 13,5 dakika. Bu sürenin 2 saati aşkın kısmı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun TBMM’deki rutin grup konuşmaları.

TRT’nin şu ana kadar İYİ parti adayı Meral Akşener’e ayırdığı toplam süre sadece 9,5 dakika olurken, SP, HDP ve Vatan Partisi adayları Karamollaoğlu, Perinçek ve Demirtaş ise TRT yayınlarında hiç yer almadı. Yani TRT’ye göre yoklar.

CHP adayı Muharrem İnce, TRT ve özel medya kuruluşlarının muhalefet adaylarına yönelik bu yayın politikalarını sürdürmeleri durumunda, mitinglerini yayın kuruluşlarının önünde yapacağını ilan etti.

Cezaevinde olması nedeniyle en dezavantajlı konumda olan, HDP adayı Selahattin Demirtaş.

Demirtaş, sadece avukatları aracılığıyla dışarıya mesajlarını ve görüşlerini ulaştırabiliyor. Yazılı olarak iletilen sorulara, cezaevi yönetiminin kontrolü ve sansüründen geçmek kaydıyla yanıt verebiliyor. Fotoğraf gibi görsel materyaller, yine cezaevine yapılan ziyaretlerde, avukatlarının çektiği fotoğrafların, HDP Genel Merkezi’nin resmi twitter hesabından  paylaşılmasıyla, medyaya ve kamuoyuna ulaştırılıyor.

Demirtaş’ın, yüksek hakimlerden oluşan, Yüksek Yargı Kurumu statüsündeki YSK tarafından adaylığı yasal bir engel bulunmaksızın kesinleştirilirken, neredeyse 17 aydır tutuklu olması, yargıdaki garabeti yansıtan somut örneklerden birisi. Muharrem İnce ve Temel Karamollaoğlu, Demirtaş’ın serbest bırakılması ve seçim yarışının adil olmasını savunurken, Akşener ve Perinçek’ten bu çağrılara destek gelmedi.

Erdoğan dışındaki Cumhurbaşkanı adaylarının medyadaki rakipleri arasına, son günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ve Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş katıldı.

 

hulusi

 

Muharrem İnce Edirne, Hakkari, Rize, Denizli’de, Meral Akşener, Mersin ve Balıkesir’de miting yaparken, SP adayı Karamollaoğlu Eyüp Sultan’da Cuma Namazı ardından medya mensuplarıyla bir araya geldi. Ancak muhalefet adaylarının bu aktiviteleri ekranlara yansımadı.

TRT ve özel kanalların canlı yayınlarında Bilal Erdoğan’ın kurucusu ve Başkanı olduğu Dünya Etnospor Konfederasyonu’nun 3. Etnospor Şenlikleri ve açılışı konuşması vardı.

2015’te Türkiye ve Kırgızistan tarafından kurulan, Başkanlığını Bilal Erdoğan’ın üstlendiği, henüz dünya spor örgütleri tarafından tanınırlığı olmayan Dünya Etnospor Konfederasyonu’nun etkinliğine ve Bilal Erdoğan’a bir saati aşkın canlı yayın süresi ayıran TRT ve özel kanallar, daha sonra ise Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’a bağlandı.

Efes 2018 askeri tatbikatında konuşan Akar, tatbikata katılan askeri birlikleri kutlarken, “Türk Silahlı Kuvvetleri'nin, FETÖ mensuplarından temizlendikçe daha da güçlendiğini” ve yürütülen tasfiye sürecini uzun uzun anlattı.

Televizyon kanalları, seçim sürecine girilmesiyle birlikte, Genelkurmay Başkanı Akar’ın resmi faaliyetlerine, kışla, birlik, askeri karakol ziyaretlerine yayınlarında daha fazla yer ayırmaya ve canlı yayınlara başlamış durumda.
Genelkurmay Başkanının ardından ise bu kez tüm kanallar Diyanet İşleri Başkanı (DİB) Ali Erbaş’a bağlandı.

Din İşleri Yüksek Kurulunun “Dinin Anlaşılması Meselesi: Sabiteler ve Değişkenler” başlıklı , 8. Güncel Dini Meseleler İstişare Toplantısı sonuç bildirisini canlı olarak yayınlayan kanallar, ekranlarına Erbaş’ı taşıdı.

DİB Başkanı Erbaş, Fransa’da 300 akademisyen tarafından imzalanan Kur’an-ı Kerim’den bazı ayetlerin çıkarılması talebiyle ilgili bildiriye tepkisini, Müslümanların kutsallarına yapılan saygısızlıkları, batının İslam düşmanlığıyla ilgili geçmişini ve sert eleştirilerini ekranlardan yansıtırken, başlayacak Ramazan nedeniyle de tavsiyelerde bulundu. DİB’in planladığı Ramazan ayı faaliyetleri hakkında bilgiler paylaştı.

Çarşamba günü başlayacak Ramazan nedeniyle, muhtemelen bir aylık seçim kampanyası sürecinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ve AKP’den kalacak sürede, muhalefetin Cumhurbaşkanı adaylarından daha fazla; camilerden, Cuma hutbelerinden, kutsal gecelerdeki mevlitlerden yapılacak canlı yayınlar ve DİB Başkanı Erbaş’ın konuşmaları, dini sohbet-fetva programları ekranlarda olacak.

 

dib

 

4 Mayıs’ta adaylığı açıklandıktan sonra Hacı Bayram Camisinde Cuma namazı kılıp, ilk mitingini Ulus’taki 1. Meclis önünde yapan CHP adayı Muharrem İnce, Ramazana denk gelen kampanya dönemi boyunca, mitinglerini gece 01.30’da yapacağını belirterek, “Uyumak yok, sahura kadar meydanlardayız” demişti.

Ancak şu anda bile medyada, ekranlarda “yok hükmünde” olan muhalefet partileri ve adayları, 24 Haziran’daki oy verme gününün bir hafta öncesine kadar sürecek Ramazan ve ardından başlayacak Şeker Bayramı nedeniyle, ekranları kaplayacak iftar, sahur programlarıyla birlikte, tümüyle medyadan dışlanacak, sesini ve sözünü duyurma olanağı bulamayacak.

Seçmenler sandığa giderken kulaklarında sadece Erdoğan’ın söyledikleri ve takviye kuvvet olarak da Genelkurmay ve DİB Başkanlarının, Bilal Erdoğan’ın görüntü ve söylemleri çınlayacak.

 

bilal