Ara 04 2017

"Tunca Öğreten gibi gazetecilere her zamankinden çok ihtiyaç var"

Son dönemlerde yolsuzluk iddialarıyla ilgili çok sayıda belge ve iddia ortaya çıkıyor. Alman Süddeutsche Zeitung'a sızdırılan Paradise Papers belgeleri, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıkladığı Man Adası belgeleri gibi...

Ancak yolsuzluk iddialarını araştırıp haberleştirebilecek muhabir sayısı azaldı. Haber yapanlar da tutuklu. Enerji Bakanı Berat Albayrak'ın Redhack tarafından hacklenen e-postalarını haberleştiren gazeteciler yargılanıyor.

Tuca Öğreten, Bakan Albayrak'ın e-postalarını haberleştiren ve tutuklu bulunan gazetecilerden biri. Gazeteci Mehveş Evin, "böyle zamanlarda toplumun, ne olursa olsun hakikatin peşinden giden gazetecilere her zamankinden daha fazla ihtiyacı var. Tunca Öğreten, işte o nadir bulunan gazetecilerden biri" diyor.

Milyar dolarlık offshohre şirketlere dair belgelerin havada uçuşuyor ve Zarrab'ın dudak uçuklatan iddiaları da gündeme geliyor. Evin'e göre, iktidar medyası ise bunları savunabilmekte bu sefer zorlanıyor, dağınık halde.

Böyle bir zamanda hakikatin peşinde olan gazetecilere her zamankinden fazla ihtiyaç olduğu görüşünde Evin:

Bir süre birlikte çalışma ayrıcalığını bulduğum, sevgili arkadaşım Tunca, 1 yıla yakın zamandır hapiste.

Yarın, yani 6 Aralık Çarşamba günü, Birgün gazetesi çalışanı Mahir Kanaat’la birlikte ikinci kez duruşmaya çıkacaklar. Arkadaşları, iki gazeteci ve dava hakkında detaylı bilgiler için şu blogu hazırladı, mutlaka göz atın:

Kısaca hatırlatalım: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ve Cumhurbaşkanı’nın damadı Berat Albayrak’ın mailleri, Redhack tarafından heklenip bazı gazetecilerle twitter’da oluşturulan bir grupta paylaşılmıştı.

Wikileaks’te herkesin ulaşabileceği dosyadan, Albayrak’ın Powertrans şirketiyle ilişkilerini deşifre eden altı gazetecinin evlerine baskınla gözaltına alınmışlardı.

Kamuoyunda ‘Redhack davası’ olarak bilinen davada gazetecilerin  dördü şimdi tutuksuz yargılanıyor. Tutuklu yargılanan Birgün çalışanı Mahir Kanaat haber dahi yapmadı. Tek suçu, dünya basınına mal olmuş, herkesin indirebileceği 17-25 Aralık fezlekesinin telefonundan çıkması.

Tunca Öğreten ise diken.com.tr’de Powertrans haberlerini yaptığı için DHKP-C ve eskiden Taraf’ta çalıştığı için FETÖ adına suç işlemekle suçlanıyor.

Bakan Albayrak, bu davaya müdahil oldu...

Evin, Tunca Öğreten’in Evrensel’de yayınlanan mektubuna da yer veriyor yazısında:

Evet, 6 Aralık’a günler kaldı... Yalnız bir türlü oturup yeni bir savunma metni hazırlayamadım. Ciddiyet eksikliği mi dersiniz, “Zaten karar bellidir” isteksizliği mi bilmiyorum. “Yahu ben kimseden talimat almadım. Talimat verdilerse de yerine getirmemişim. Ya da adamlar sübliminal vermiş, ben anlayamamışım” gibi şeyler söylemek geçiyor aklımdan. Bir de “üye olmadan örgüt adına suç işleme” var ki, günümüzün en moda suçlama kombini...O kanıya da, Minez’e attığım bir telefon mesajı üzerinden varıyorlar. Yani ben her iki örgüte de üye değilim ama, talimatla propaganda yapıyorum. O kadar ahmağım ki, onu da bir tek eşime yapıyorum:

“Sevgilim, bak ben üyesi değilim ama FETÖ ve DHKP-C harikadır. Eve geçerken bir şişe kırmızı şarap kap, sana maklube yapacağım...” Herhalde böyle bir şey yapmış olmalıyım...