Türkiye medyası Afrin sınavını geçiyor mu?

Afrin Operasyonu, başladığı 20 Ocak’tan beri  Türk basınına ve uluslararası basına farklı haberlerle yansıyor.

Türkiye’den operasyonu takip etmek isteyenler Suriye'de çatışma bölgelerindeki son durumu gösteren "syria.liveuamap’’ adresindeki ‘İnteraktif Suriye Haritası’na erişimin, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından engellenmesi gibi uygulamalarla karşılaşıyor. 

Öte yandan Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütünün 2016 yılında Türk medyasındaki sermaye yapısını incelediği raporuna göre, önemli medya kuruluşlarının sahiplerinin hükümete yakın işadamları olması medyanın bağımsızlığına engel oluşturmaya devam ediyor.

Uzmanlara göre operasyonla ilgili tek taraflı bilgi akışı kamuoyunu bilgi kirliliğine açık hâle getiriyor.

Buna somut örnekler veren teyit.org çalışanı Gülin Çavuş, Afrin operasyonu sonrası doğruluğundan şüphe edilen görüntülerle ilgili çok sayıda ihbar aldıklarını anlatarak, Türk medyasında yayınlanan bir görüntünün ‘’Medal of Honor’’ adlı popüler bir bilgisayar oyunundan alıntı olduğunu tespit ettiklerini anlatıyor.  Çavuş, bu bilginin çok ses getirdiğini belirtiyor ve Türk askerlerinin YPG tarafından rehin alındığı görüntüsünün sahte olduğunu teyit etmelerinin de ses getirdiğini paylaşıyor.

İnternet yalanlarının peşine düşmek için kurulan teyit.org sitesi Afrin operasyonu ile ilgili gerçek olmadığı gerekçeleri ile açıklanmış 13 tane görüntüye yer veriliyor.

Bu görüntüleri kimlerin hangi amaçlarla paylaştığını belirlemenin zor olduğunu ifade eden Çavuş, "Bunu tespit etmek gerçekten kolay bir şey değil. Bir kısmının propaganda amaçlı olduğunu söyleyebiliriz. Bir kısmının orada yaşanan bir duyguyu vermek için paylaşıldığını söyleyebiliriz. Ama bizim için en anlaşılmaz olanı haber ajansları ve haber kanalları tarafından doğrulanmamış bir bilginin paylaşılması. Çünkü bunun ulaştığı kişi sayısı gerçekten de çok daha fazla, herhangi bir sosyal medya paylaşımından çok daha fazla” ifadelerini kullanıyor.

Diğer yandan Türk basınına aktarılan bilgilerin bağımsız kaynaklardan teyit edilememesi de kamuoyunu spekülasyonlara açık hale getiriyor.

Ana akım medya temsilcilerinin sahaya gönderdiği muhabirlerin tek bilgi kaynağı hükümet temsilcileri ve Genelkurmay Başkanlığı'nın yaptığı açıklamalar ve bu nedenle de uluslararası basında yer alan Afrin'de sivillerin öldüğü, yaralandığı ve tarihi yerlerin tahrip edildiği iddiaların araştırılması mümkün olmuyor.

Suriye’de bulunan ‘Ayn Dara’ adındaki 3 bin yıllık bir tapınağın Türkiye'nin operasyonlarında zarar gördüğü haberinin Fransız haber ajansı AFP'de, Afrin'den izlenimlerini yazan İngiliz gazeteci Robert Fisk paylaştı. Operasyonlarda sivillerin öldüğü şeklindeki haberinin de The Independent gazetesinden öğreniyor Türkiye.

Sınır Tanımayan Gazeteciler Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, "Gerçekleri Independent muhabiri Robert Fisk'ten öğrenmemeliyiz, burnumuzun dibinde cereyan eder bir savaşı... Bizim kamuoyumuza bakılırsa orada hiçbir sivil etkilenmiyor bu savaşlarda” diyor. Önderoğlu’na göre  Türkiye'de ana akım medyanın yaklaşık yüzde 80'inin finansal çıkarlar veya ideolojik bakımdan iktidarın kontrolü altında.

Öte yandan yüzde 20'lik eleştirel yayın yapan medyanın da 'vatan haini' ilan edildiğini söylüyor Önderoğlu.

Gazeteci ve yazar Levent Gültekin de operasyonla ilgili gelen haberleri farklı kanallardan okuyarak doğrulamaya çalıştığını paylaşıyor.

Bağımsız kaynaklardan bilgi paylaşma özgürlüğünün bulunmadığını belirten Gültekin, "Tamamen hepimiz iktidarın ağzına bakıyoruz, o ne derse ona inanmak ya da inanmamak durumundayız. Diğer taraf için de aynısı geçerli. Bu tür savaşlarda veya operasyonlarda, artık her ne deniyorsa, iki taraf da kendi taraftarlarını veyahut kendi kamuoyunu diri tutmak, canlı tutmak, kazanıyoruz havası vermek için ister istemez bu tip şeylere  başvuruyorlar” yorumunda bulunuyor.

Gültekin’e göre an itibariyle Afrin operasyonunun arkasındaki nedeni tartışmak, oturup da Afrin analizi yapmaktan daha önemli. ‘’Çünkü analiz yaptığınızda tamamen yanlış bir şeyi toplum nezdinde meşrulaştırma işlevi de görüyor. Halbuki bizim topluma anlatmamız gereken yanlış bir şey var ortada” şeklinde konuşuyor Gültekin.

Büyük televizyon kanallarında da hükümetin istediği gibi bir tablo var. Ekranlarda operasyonun gerekli olup olmadığı veya operasyonun muhtemel sonuçları değil operasyonun askeri başarısı veya taktikleri üzerinden bir tartışma yürütülmeye devam ediyor.

Önderoğlu’na göre bu basit bir manipülasyon veya basit bir dezenformasyon süreci değil. ‘’Türkiye'nin meşru bir şekilde kendini savunmasının ötesinde başka bir Ortadoğu dizaynı siyasetini içerisinde, başka politikalara insanların razı edilmesi için medya araçsallaştırılıyor” şeklinde endişesini dile getiriyor Önderoğlu.

"Medyası olmayan, yani kamu adına denetleyici bir aktörün olmadığı yerde çürüme, yalan, dezenformasyon, abartma, kendi lehine abartma, propaganda kaçınılmaz hale geliyor,” diyen gazeteci ve yazar Levent Gültekin, tek taraflı bilgi akışının olduğu bir ortamda dezenformasyonun önüne geçme şansı olmadığının altını çiziyor.

 

http://www.dw.com/tr/t%C3%BCrkiyede-haberin-afrin-s%C4%B1nav%C4%B1/a-42434657