Tem 03 2018

Yargıtay'dan Cumhuriyet kararı: Yönetim kurulu seçimi yenilenecek

Cumhuriyet Vakfı eski yöneticisi Alev Coşkun'un gazete ile ilgili 2016 yılında İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne başvurarak açtığı davada Yargıtay onama kararı verdi.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin kararını ‘düzelterek’ onadı.

Yaklaşık iki yıl önce iki ekibin çekiştiği ifade edilen Cumhuriyet Vakfı’nda Alev Coşkun, Şükran Soner, Şevket Tokuş ve arkadaşları Atatürk'ün çalışma arkadaşı Yunus Nadi'nin koyduğu ilkelere göre bir yayın çizgisinden yana olduklarını savundu.

Akın Atalay, Orhan Erinç, Hikmet Çetinkaya ve bir kısım vakıf yöneticisinin yönetime geldikten sonra Alev Coşkun ve ekibiyle ters düştüğü ifade ediliyordu.

Vakfın yaptığı seçimde yaşanan bazı olaylar nedeniyle Alev Coşkun, Şevket Tokuş ile Cumhuriyet Vakfı eski Denetleme Kurulu üyesi Mustafa Pamukoğlu Cumhuriyet Vakfı ve Vakıflar İstanbul 1. Bölge Müdürlüğü aleyhine dava açmıştı.

Cumhuriyet Vakfı'nın eski yönetim kurulu üyeleri Alev Coşkun ve Şevket Tokuş ile eski denetleme kurulu üyesi Mustafa Pamukoğlu'nun açtıkları, Mustafa Balbay'ın da davacıların yanında "müdahil" olduğu dava İstanbul 1. Hukuk Mahkemesi'nde görülmüş, mahkeme, 2016/49 esas ve 2017/218 karar sayılı hükmünde davacıları haklı bulmuştu.

Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu'na üye seçiminin "vekâleten kullanılan oylar ve yeterli çoğunluk sağlanmadan yapıldığı gerekçesiyle geçersiz olduğu" iddiaları eşliğinde açılan davaya ilişkin sürecin sonunda Yargıtay'da alınan karar uyarınca, Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu seçiminin yenilenmesi gerekecek.

Cumhuriyet Vakfı tarafından yapılan açıklamada ise “Hukuka aykırı, siyasi ve taraflı bulsak bile kesinleşen kararlara uyma yükümlülüğünü elbette yerine getireceğiz; meşruiyet ve hukuk dışına kesinlikle düşmeyeceğiz. Ama öte yandan, Cumhuriyet gazetesinin tarihinde, geleneklerinde, genlerinde olduğu gibi kolayca pes etmeyecek, teslimiyetçi olmayacak, son ana kadar gazeteciliğin temel ilkeleri ve gereklerine uygun şekilde gazeteciliğe devam edeceğiz” ifadelerine yer verildi.

"Cumhuriyet Vakfı'na yeni yönetim kurulu üyeleri seçiminin yapıldığı 2 Nisan 2013 tarihli yönetim kurulu toplantısının Vakıflar Genel Müdürlüğü'nce geçersiz sayılması nedeniyle 7 Ekim 2013 tarihli toplantının da geçersiz olduğu, izleyen toplantının vakıf tüzüğünde aranan çoğunlukla yapılmadığı ve vekâleten oy kullanılamayacağı" iddialarını yerinde gören İstanbul 1. Hukuk Mahkemesi kararına karşı Cumhuriyet Vakfı İstinaf Mahkemesi'ne başvurmuştu.

İstinaf Mahkemesi, 28 Şubat 2018'de yazdığı gerekçede 1. Hukuk Mahkemesi'nin kararını "usul ve yasaya uygun" bularak, Yargıtay'da temyiz yolu açık olarak onadı.

İstinaf Mahkemesi kararını Yargıtay'a taşıyan Cumhuriyet Vakfı'nın dava sürecinde temyiz aşamasında da karar değişmedi. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, kararı onadı.

T24'te yer alan habere göre Yargıtay'ın kesin olan kararı uyarınca, Cumhuriyet gazetesinin yönetimini de tayin eden Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu'nun seçimi yenilenecek.

Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu ise kararı “hukuka aykırı, siyasi, taraflı” bulduğunu belirterek 8. Hukuk Dairesi kararı üzerine yazılı bir açıklama yaptı.

Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu'nun açıklaması şöyle:

“Cumhuriyet Vakfı’nın, boşalan bir yönetim kurulu üyeliği için eski dönemde (Şubat 2014’te) yapılan bir seçimle ilgili olarak Yargıtay (8). Hukuk Dairesi bugün (3 Temmuz 2018) bir karar verdi.

Açıklanan karar, iki kelimedir: “DÜZELTİLEREK ONANMASINA”. 

Nedir “düzeltilerek onanan” karar derseniz? 

İstinaf Mahkemesinin, “vakıflarda vekaletname ile toplantıya katılmanın mümkün olmaması nedeniyle”  yapılan seçimin kanuna aykırı olduğuna dair kararıdır.

Yargıtay’ın neyi “düzelttiği” şu an için belli değildir. 

En geç bir ay içinde yazılacak gerekçeli kararla birlikte durum anlaşılacaktır. Cumhuriyet Vakfı yönetimi, kuşku yok ki, kesinleşen karar ve Cumhuriyet gazetesinin yararları neyi gerektiriyorsa, ona göre hareket edecektir.

Okurlarımıza bu aşamada söyleyebileceğimiz şundan ibarettir: 

Hukuka aykırı, siyasi ve taraflı bulsak bile kesinleşen kararlara uyma yükümlülüğünü elbette yerine getireceğiz; meşruiyet ve hukuk dışına kesinlikle düşmeyeceğiz.

Ama öte yandan, Cumhuriyet gazetesinin tarihinde, geleneklerinde, genlerinde olduğu gibi kolayca pes etmeyecek, teslimiyetçi olmayacak, son ana kadar gazeteciliğin temel ilkeleri ve gereklerine uygun şekilde gazeteciliğe devam edeceğiz.

Son olarak belirtelim ki, basın yayın kuruluşlarının içinde bulunduğu hazin ekonomik durum ortadayken, Cumhuriyet gazetesi ağır baskı ve ambargoya karşın, şu ana kadar devlet kurumlarına, banka ve finans kurumlarına, 3. kişilere ve çalışanlarına borçlanmadan bugüne kadar gelmiştir.

Bundan sonra da gazetecilik ilkelerinden ödün vermeden, cesurca, doğru ve güvenilir habercilik çizgisini, yine kendi yağıyla kavrularak  sürdüreceğimizi umuyoruz. Saygılarımızla.”

 

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar