Yavuz Baydar: Aydın Doğan o pisliği açığa çıkarmak yerine beni kovdu

Gazetecilikte 40 yılı geride bırakan, Türkiye’nin ilk medya ombudsmanı unvanına sahip olan Ahval Genel Yayın Yönetmeni Yavuz Baydar, 15 Temmuz sonrası ikinci kez Fransa’da sürgünde yaşıyor.

Daha önce 80 darbesi döneminde de sürgüne gitmek zorunda kalan Baydar’la Fransa’da video söyleşi gerçekleştirmek üzere buluştuk.

Türkiye medyasının dünü, bugünü ve geleceğini analiz eden Yavuz Baydar, Milliyet gazetesinden kovulma sürecinde neler yaşadığını ve Aydın Doğan’la yaptığı özel görüşmeyi anlattı.

Milliyet sonrası Sabah gazetesinde ombudsmanlık görevini sürdüren Baydar, bugün iktidarın medyadaki kurumsal yüzü hâline dönüşen medya grubundaki gölge adamdan Gezi sürecinde işine son verilmesine kadar perde arkasında yaşananları da detayları ile paylaştı. 

Türkiye’yi terk etme kararını 15 Temmuz’dan çok daha önce aldığını belirten Baydar, 80 darbesi döneminde neden Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yargılandığını ve o dönem yurt dışına nasıl çıktığını yaşadıklarından örneklerle aktardı.

Birçok kimsenin Türkiye’ye geri dönme ümidi taşıdığını, ancak bunun uzun vadede çok gerçekçi olmadığı görüşünü dile getiren Yavuz Baydar, “Yurt dışında kalıcı yeni bir diaspora oluşacak” diyor. 

Bazı kesimlerce "Yetmez ama Evet" tercihinde bulunanların, bugüne gelinmesinin sorumlusu olarak görülmesi ve eleştirilerin odağında yer almaya devam etmesini de değerlendiren Baydar, gerekçelerini sıralayarak o referandumda kendisinin oy kullanmadığını kaydetti.

Gülen cemaati için “masonik bir yapılanma” benzetmesi yapan Baydar, “Bazı gazeteciler, cemaat-iktidar savaşının kurbanı mı oldu?” sorusuna cevap verirken medyanın karanlık ve kirli ilişkilerine dair dikkat çeken olaylardan bahsetti.

Baydar, son olarak Ahval'in kuruluş hikâyesini de anlattı ve bundan sonrasına dair planlarını açıkladı. 

Video söyleşi için buyurun: