Haz 08 2018

Türkiye'de basın özgürlüğü için kampanya

Uluslararası Basın Enstitüsü öncülüğündeki basın kuruluşları Türkiye'de bağımsız gazetelere destek olmak için kampanya başlattı. Enstitü Direktörü Trifoni, "Bağımsız gazetecilik hayatta kalma mücadelesi veriyor" diyor.

Türkiye'de basın özgürlüğünün içinde bulunduğu durum, uluslararası alanda hazırlanan raporlara sık sık yansıdı. Bu raporlara göre AKP'nin 2002 yılında iktidara gelmesinden bu yana ülkede basın özgürlüğünün durumu giderek kötüleşti. Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü'nün açıkladığı Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'nde Türkiye 2002 yılında 99'uncu sıradaydı. 2018 yılında ise 180 ülkenin yer aldığı listede 157'inci sıraya geriledi. AKP iktidarının son iki yıllık döneminde 160’dan fazla gazeteci de tutuklu. Bunun yanısıra iktidar basının yüzde 90’ında denetim sahibi.

CNN Türk, Hürriyet, Hürriyet Daily News, Posta, Fanatik, Kanal D gibi tanınmış televizyon kanalları ve gazeteleri bünyesinde barındıran Doğan Grubu Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yakınlığıyla bilinen Demirören grubuna satıldı.

Hükümetin medyaya etkisi sadece özel medya kuruluşlarıyla sınırlı değil.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Kasım 2015'deki genel seçimlerde Erdoğan ve partisi AKP seçimlerden bir ay önce toplam 100 saat ayırırken, bütün muhalif partilere ayrılan sürenin toplamı 100 saatin sadece dörtte biriydi.

Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) dünya genelinde basın özgürlüğünün güçlendirilmesi için mücadele eden dünyanın en eski kuruluşlardan birisi. Basın Ensütitüsü, Pan-Avrupa Gazeteci Organizasyonu, Avrupa Basın ve Medya Özgürlüğü Merkezi(ECPMF) Uluslararası Yazarlar Birliği (PEN) ve PEN Almanya'nın desteğiyle Türkiye'de bağımsız basına destek için "Abone oluyorum" (I Subscribe) kampanyası başlattı.

Türkiye'de basın özgürlüğü konusunda hiç de iyimser olmadığını vurgulayan IPI Direktörü Barbara Trifoni, "Türkiye'de bağımsız gazetecilik hayatta kalma mücadelesi veriyor" diyerek Türkiye'de bağımsız gazeteler için neden abonelik kampanyası başlattıklarını özetledi.

Uluslararası Basın Enstitüsü'nün öncülüğünde başlatılan abonelik kampanyasında amaç Türkiye'de az sayıda bağımsız gazeteye dünya genelinde abone olunmasını sağlayarak bu gazetelere destek sunmak.

DW Türkçe’nin haberine göre, "Abone oluyorum" kampanyasının merkezinde hükümete yönelik eleştirileriyle tanınan muhalif Cumhuriyet gazetesi bulunuyor.

Barbara Trifonu, "Bağımsız medya kuruluşuna abone olmak somut bir adım. İnsanlar dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar, yardım edebilirler" diyor.

HABERİN DETAYI