Oca 15 2018

Mehmet Şimşek iyi polisi mi oynuyor?

 

Türkiye’de ‘Akıl Oyunları’ filmiyle birçok kişinin gönlünde yer eden ekonomist John Nash, piyasanın doğasında zaten bitmek bilmez şekilde tekrarlanan çıkar çatışmaları ve birlikteliklerini ‘Oyun Teorisi’ adıyla kuramsallaştırır.

Nobel ödüllü Nash’in açtığı yolda yüzlerce kitap yazılırken, teorinin varyantları başka iktisatçılara da Nobel ödülü getirdi.

Oyun Teorisi ekonomiyi ele alırken, psikoloji ve sosyolojiyi de araç olarak kullandığı için, klasik iktisatçıların veriler üzerinde sabitlenen bakış açılarındaki darlığın aşılmasına, piyasada yaşanan olguların tanımlaması ve yönlendirilmesine dönük büyük bir açığı da kapamış oldu.

Peki Hollywood filmlerinde de sıkça rastladığımız ‘İyi polis-kötü polis oyunu’ iktisatta piyasayı yönlendirmek için bir ‘Oyun teorisi’ olarak kullanılabilir mi? Ya da kullanılsa bile  piyasalar tıpkı ‘Oyun teorisi’ kavramında da olduğu gibi kendi çıkarı için bu oyuna iştirak edebilir mi?

Hürriyet’ten Erdal Sağlam ilginç bir örneği gündeme taşıyor.

Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in açıklamalarını dile getiren yazar, ‘Diğer bakanların değinmediği, ama herkesin konuştuğu risklere konuşmalarında yer verip, bu risklerin gerçekleşmeyeceği konusunda ikna etmeye çalışıyor.

Yani onların dilinden konuşarak, piyasaları sakinleştirmeye çalışıyor’ diyor. Sağlam’ın bu sözlerine göre Şimşek piyasalar için iyi polis oluyor.

Hatta Sağlam’a göre Şimşek o kadar piyasaların dilinden ve hoşuna gidecek sözlerle konuşuyor ki, katıldığı bir toplantıda, ‘Sakın aranızda, ‘biraz enflasyon olsa ne olur’ diye düşünen olmasın.

Çünkü ‘biraz enflasyon’ yıkıcı olur. Enflasyonun yüksek ve dalgalı olduğu ülkelerde büyüme düşük olur, makro ekonomi öngörülebilir olmaktan çıkar’ sözlerini bile kullanıyor. .

Ekonominin başındaki isim bu sözleri söylüyor ve enflasyonda yüzde 12 gibi 10 yıldan uzun süredir görülmedik bir seviyeye çıkıyorsa ortada bir tuhaflık var demektir. Erdal Sağlam da bu çelişkiye dikkat çekiyor ve Şimşek’in, ‘Geçen yıl kredi politikası çok genişlemeciydi. 

Merkez Bankası’nın politikası geçen sene KGF nedeniyle etkili olamadı. Şimdi biz KGF’de imalat sanayini, arz yönünü ve ihracatı destekleyeceğimiz için daha nötr bir etkide olacak ve parasal sıkılaştırmanın etkilerini önümüzdeki dönemde enflasyonda görmeyi umut ediyoruz’ sözlerini eleştiriyor.

Sağlam şunları söylüyor:

Bu tavır aslında tüm hükümetin tercih ettiği, halkın ve piyasanın havasına bakarsak politik olarak da geçerli bir tavır olarak gözüküyor. Baştan sona tüm hükümet üyeleri olumlu gelişmeleri kendi işleri, olumsuz gelişmeleri ise “Adını koymadıkları bir başkası”nın yaptığı işler gibi anlatıyorlar. Ekonomide de önce Ali Babacan, sonra Mehmet Şimşek bu rolü oynamaya devam ediyorlar.’

Kuşkusuz bu yaşananları sadece Sağlam değil, piyasalar da biliyor. Sağlam da bunun piyasalar tarafından bilindiğini biliyor. Ve yazısını şöyle tamamlıyor: ‘Aslında piyasanın bunlara inandığı şüpheli; bu nedenle döviz hesapları yükselmeye devam ediyor.

Beklenti anketlerinde Şimşek’in enflasyonu azdırdığını söylediği kur ve enflasyon tahminleri, bu nedenle resmi hedeflerin çok üzerinde çıkıyor.Ancak piyasa, çıkarı öyle olduğu için, şimdilik inanmış görünüyor. Sonrası ne olur?’

Sanıyoruz, iyi polis-kötü polis oyunu iktisattaki ‘Oyun teorileri’ için de güzel bir örnek teşkil ediyor.

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/erdal-saglam/biraz-enflasyon-olsa-ne-olur-denirse-40709919