Mar 25 2018

Menbiç'te kim vardı, şimdi kim var, Kürtlerin rolü ne?

Türkiye'nin tıpkı Afrin gibi Menbiç'e de askeri bir operasyon yürütme konusundaki ısrarı, ABD'nin de buna izin vermeme kararlılığı devam ediyor.

Ankara, Menbiç'in de YPG'den temizlenmesi ve Kürt militan güçlerin Fırat Nehri'nin doğusuna geçmesi, böylece Türkiye-Suriye sınırında bir 'tehdit' algısının ortadan kalkması stratejisi güderken, ABD de IŞİD ile mücadelenin zayıflayacağı gerekçesiyle bu talebe soğuk bakıyor.

Menbiç'in siyasi ve askeri pazarlıkların bir unsuru olmasının ötesinde de tarihi bir geçmişi ve önemi var.

BBC Türkçe'de kaleme aldığı bir yazıda bu konuyu irdeleyen gazeteci Fehim Taştekin, Menbiç'in, "4 bin yıllık şehir", "1070'te Romen Diyojen, Alparslan'a Malazgirt ve Erciş'e karşı Menbic'i teklif etmişti", "Harun Reşit zamanında Abbasilerin Bizans'ı durdurmak için kurduğu Avasim eyaletinin başkentiydi" diye tanımlanmasını gayet anlaşılır buluyor.

Taştekin, geçmişte Aramiler'in kontrolündeki şehrin daha sonra sırasıyla Arapların ve Kürtlerin hükümranlığındaki kasabanın daha sonra Çerkes, Türkmenler ve Ermeniler tarafından iskan edildiğine değiniyor. 

13. yüzyılda Moğol istilasına uğradığında kentin hakim sakinlerinin Türkmenler olduğuna işaret eden Taştekin, 19. yy'da ise Osmanlı'nın bu bölgeye Kafkas halklarını yerleştirdiğini aktarıyor.

Menbiç'in IŞİD tarafından ele geçirilmesiyle yeniden gündeme geldiğini dile getiren Taştekin, YPG öncülüğünde kurulan Menbiç Askeri Konseyi'nin başına getirilen Adnan Ebu Emced'in  anne tarafından Çerkes olduğunu yazıyor.

Taştekin, Menbiç ile ilgili değerlendirmelerini şöyle sürdürüyor:

"2012-2014 arasında kente hükmedenler arasında 30'ü aşkın örgüt vardı. IŞİD bunları saf dışı bırakıp Ocak 2014'te kentin tek hakimi oldu. IŞİD'in yenilgisinin ardından 5 Nisan 2016'da kenti yönetmek üzere Arap, Kürt, Çerkes ve Türkmenlerden oluşan 43 kişilik Menbic Yürütme Meclisi kuruldu. Meclisin eşbaşkanlığına Kürt Sozdar Halid ve Arap Faruk el Maşi seçildi. Fırat Kalkanı Harekatı'nın El Bab'dan sonra Menbic'e yönelmesi üzerine ABD, Türkiye'yi yatıştırmak için YPG'nin görünürlüğünün düşmesini sağladı."

IŞİD'in Menbic'i ele geçirmesiyle 30 bine yakın sivil evlerini terk edip kamplara yerleşmeye zorlandı. Ancak yeni durum tespiti için Menbic'e inceleme heyeti gönderen Ankara, YPG'nin çekilmesini 'makyaj operasyonu' olarak yorumladı. Kenti zapt ettikleri suçlamasını reddeden Kürtler ise askeri ve sivil meclisin yapısını gösterip bölgenin etnik dokusuna uygun yönetim tesis ettiklerini söylüyor. Arap, Kürt ve Türkmenlerin birlikte yaşadığı Tel Ebyad'daki gibi..."

Afrin'in kontrolünü ele geçiren Türkiye'nin Menbiç için de benzer bir formül üzerinde durduğuna dikkat çeken Taştekin, bunun için de ABD'nin rızasının arandığına işaret ediyor.

Bugüne kadar Türkiye'nin Menbiç taleplerini geri çeviren ABD'nin bundan sonra izleyeceği politikaya dair Taştekin şunları yazıyor:

"Amerikan yönetimi, Ankara ile ilişkileri daha fazla örselememek için Suriye Demokratik Güçleri (SDG) üzerinden geliştirdiği planları çok sekteye uğratmadan Menbic'te Türkiye ile işbirliğine gidebilir. Kürtler de Fırat'ın doğusundaki kazanımların selameti açısından Menbic'te ısrar etmeyebilir.

Zeytin Dalı başlayıncaya dek Afrin'de Rusya, Fırat hattında ABD'den destek alan Kürtler iki güç adasındaki çelişkilerden faydalanıyordu. Afrin'de Türkiye'ye karşı Rus freni devre dışı kaldıktan sonra daha fazla Amerikalılara itilmiş oldular."