Mar 03 2018

Patrick Cockburn: ABD askeri Menbiç'te bilerek ortalıkta görünüyor

Türkiye ile ABD arasındaki Menbiç gerilimi sürerken, ABD askerinin bölgede bilerek 'görünür' olduğu yorumları yapılıyor.

YPG'nin 'kalesi' konumundaki Menbiç'te, ABD askerleri YPG militanlarına askeri eğitim vermenin yanısıra, militan gruba silah yardımı da yapılıyor.

The Independent Gazetesi yazarlarından Patrick Cockburn, ABD Özel Kuvvetleri'nin görev yaptığı kentte neler olup bittiğine dair gözlemlerini paylaştı.

Gazeteduvar tarafından Türkçe'ye çevrilen yazının satırbaşları şöyle:

Menbic, Suriye’nin şu an bölünmüş olduğu rakip derebeyliklerin yol açtığı yap-bozu ve ülkeyi parçalayan çoklu savaşların niçin birkaç yıl daha devam edeceğinin sebeplerini anlamak için iyi bir yer. 300 bin nüfusuyla büyük ölçüde bir Arap şehri olan Menbic, Halep’in doğusunda ve Fırat Nehri’nin batısında bulunuyor fakat fiilen, uzun bir kuşatmadan sonra kenti 2016’da IŞİD’den alan Kürtlerin kontrolünde.

Türkiye bu Kürt varlığına son vermek için tekrar tekrar tehditlerde bulunurken, Kürtler de kendi adlarına artık kontrol sahibi olmadıklarını, iktidarı Menbic Askeri Konseyi adlı yerel bir organa devrettiklerini söylüyor. Türkler bunun, Kürtlerin üniforma değiştirmesinden başka bir anlamı olmadığını savunuyor. Fakat yaklaşık 5 bin savaşçısı bulunan konsey Amerikan askerleriyle birlikte çalışıyor. Dolayısıyla Türk askerleri ve birlikte hareket ettikleri yerel milisler ilerlerse, ABD’yle gerçek bir savaş riski var.

Menbic’deki Amerikalılar kesinlikle çok görünür halde ve bunun kasıtlı olduğu düşünülebilir. Beş zırhlı araçtan oluşan -ki en öndeki Amerikan bayrağı taşıyordu- bir konvoyun, Fırat üzerindeki bir köprüden hızla Menbic’e doğru gittiğini gördük. Menbic Askeri Konseyi’nin lideri Muhammed Ebu Adil, Amerikan askerlerinin kentin içine hiç girmediğini ‘ama cephede çok aktif olduklarını’ söylüyor.

Yedi yıl süren savaştan sonra, Suriyeliler daimi bir kriz halinde yaşamaya alışmış durumda, dolayısıyla bir Türk saldırısı ihtimalinin etkisi sınırlı. Kenti yöneten konseyin eş başkanı İbrahim Kaftan, Türkiye yakındaki Kürt bölgesi Afrin’i 20 Ocak’ta istila ettiğinde, “Buradaki halkın yüzde 80’i Türklerin bize saldıracağını düşündü ama şu an daha iyimserler” diyor.

Menbic Türk ordusunun ve milis mütetfiklerinin ilgi alanında olabilir ama buna rağmen şaşırtıcı biçimde canlı bir yer. Sokaklar kalabalık ve dükkanlar portakaldan tekerlekli sandalyeye kadar her şeyle ağzına kadar dolu. Kent kuşatma altındayken IŞİD’i hedef alan Amerikan uçakları tarafından birkaç bina yerle bir olmuş ama Fırat’ın öbür yakasındaki Kürt kenti Kobani’de gördüğünüz yıkımdan eser yok. IŞİD varlığının en çarpıcı işareti ise Menbic kent merkezinde bulunan, örgütün militanlarının putperestlik saydığı için tüm mezar taşlarını yıktığı büyük bir mezarlık.

Türk tehdidine rağmen Menbic, Suriyelilerin büyük çoğunluğunu harap eden kronik siyasi bölünme ve istikrarsızlık sayesinde hızla gelişen bir şehir halinde gelmiş durumda. Şu an ülkenin doğusundaki ana otoban üzerinde refah içindeki bir ticaret kenti olan Menbic, Suriye’nin birleşik olduğu 2011’den önceki dönemde büyük bir avantaja sahip değildi. Fakat bugün, YPG’nin 2015’ten bu yana Amerikan hava desteğiyle Fırat’ın doğusunda IŞİD’den aldığı geniş toprakların girişinde konumlanmak gibi eşsiz bir ayrıcalığı var. Halep’ten işadamlarının, Suriye’nin bugün Kürtler tarafından kontrol edilen yüzde 30’luk bölümüyle ticaretten kâr elde etmek için Menbic’e akın ettiğini anlatan Kaftan, “Biz Kürtlere açılan tek kapıyız” diyor.