Akşener: 'Seçim barajı teklifini getiren belli, AKP ile ittifaka gelince...'

Siyasette yüzde 10 seçim barajı yeniden konuşulmaya başlandı. 

AKP'liler, baraj oranının daha da yükseltilmesini dile getirirken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, barajın düşürülmesinden yana.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, yüzde 10 seçim barajı tartışmasına ilişkin olarak, “Cumhur İttifakı’nın oyları düştü diye atılacak adım ahlaken tartışmalı hâl alır. Siyasetin kuralları bir partinin ikbali üzerine bina edilemez. Edilirse adı demokrasi olmaz” tepkisini gösterdi.

Sözcü’den Saygı Öztürk’ün sorularını yanıtlayan Akşener, “Barajı konuşan iktidar yolcu demektir” diyor ve ekliyor:

“Bu tür gerginliklerin yol açabileceği kaoslar, önce ülkeyi yönetenlere zarar verir.”

MHP’nin kendini riskte gördüğünü ve barajın düşürülmesini istediğini kaydeden İYİ Parti lideri, “Bu da anlaşılabilir bir talep. Çünkü baraj altı kalma ihtimali, siyasi manevra imkanını ortadan kaldırır, etkisiz eleman hâline getirir. Belli ki bunu istemiyor. Yoksa yıllarca mevcut barajı savunmuş bir anlayışın, bu hamlesi başka türlü açıklanamaz” görüşünü dile getiriyor.

İYİ Parti'nin, AKP ile “Kapı arkası diplomasi” yürüttüğü iddiasına da cevap veren Akşener, şunları kaydediyor:

“AK Parti ve MHP genel başkanlarının geçmişte birbirlerine ettikleri hakaretlerden, taktıkları lakaplardan sonra bugün, ‘Etle tırnak olduk' dediklerini görünce, sanıyorlar ki, siyasetçilerin hepsi böyle davranır. İlkeler değil, menfaatler üzerine kurulmuş bir ittifakın parçası oldukları için, doğal olarak her siyasetçinin aynı ilkesizliğe meyledebileceğini düşünüyorlar. Meral Akşener böyle bir şey yapmaz. Bizim en büyük gücümüz, açık ve şeffaf oluşumuz. Çünkü biz ilkelerimizle siyaset yapıyoruz. Bu ilkeler ışığında baktığınızda, bizim Cumhur İttifakı'yla yan yana gelmemize imkan yok. Ben bunu söyledikçe nedense iktidar medyası, bu iddiaları gündeme getirip küçük ortağın sinirlerini zıplatıyor. Altını çizmek isterim ki; endişeye mahal yok. İktidarın küçük ortağının içi rahat olsun.”

Öte yandan Akşener, koronavirüs aşısı yaptırması noktasında fotoğraf paylaşmamasını ise, “Ben hacca gittim. O nedenle aşı yaptırırken fotoğraf vermedim” sözleriyle açıklıyor.

Akşener, Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ ve aynı gün Yeniçağ yazarı Orhan Uğuroğlu'ya yapılan saldırıya ilişkin olarak, şunları söylüyor:

“Bu hukuki bir mesele. Cevabı emniyet, yargı bulacak. Kimin azmettirdiği ortada. Bir anlamda, herkesin bildiği bir sır bu. Ama ben siyasetin geldiği nokta açısından üzgünüm. Vücuttaki yaralar iyileşir. Ancak, siyasette, vicdanlarda açtığı yaralar zor kapanır. Hele de ülkeyi yönetenler bu işin önünü almazsa, bu yaralar kangren olur ki, onun da memleketimize bedeli ağır olur. Siyaset, hizmette rekabet alanıdır. Söylediğini beğenmediğiniz rakibinize saldırtırsanız o siyaset olmaz. Bunlar saldırı da değil. Saldırı yüzünüze karşı yapılandır. Bu yapılanlar namert birer pusu. Bunu da aslında bir aydın hareketi olan ‘Milliyetçilik' adına yapıyorlar. Böyle Milliyetçilik olmaz.”

Akşener'e göre bunlar planlı ve örgütlü işler:

“Bu olayların davalarına bir bakın. Ortada planlı, organize bir iş var, ama soruşturmalar, davalar hep ‘Müessir fiilden' açılıyor. Örneğin danışmanım Murat İde'ye saldıranlar… Evinin önünde hepsi araçlarından aynı anda iniyor ve saldırıyor. Yani her şey planlı ve organize. Suç da organize. Ama soruşturma ya da davanın dayandığı kanun maddesi ‘Müessir fiil', yani hafif yaralama. Bu kadar organize işlere böyle soruşturmalar ödül gibidir. Bu kafayla önleyemezsiniz.”