Taha Akyol: Akşener, iktidar kanadındaki bazı isimler gibi Pensilvanya'ya gitseydi...

MHP'ye alternatif olarak kurulan ve İstanbul seçimlerinde de CHP ile birlikte Millet İttifakı çerçevesinde Ekrem İmamoğlu'nun adaylığını destekleyerek seçilmesinde önemli bir paya sahip olan İYİ Parti ve Genel Başkanı Meral Akşener, iktidarın hedefinde olmaya devam ediyor.

Son olarak, Akşener hakkında üç yıl önce 'FETÖ' suçlamasıyla bir soruşturma açıldığı ortaya çıktığında, iktidarın İYİ Parti'ye kızgınlığının boyutu da anlaşılmış oldu.

Bu hamlenin siyasi bir kararla yapıldığı ve Akşener hakkında, Gülen grubu ile temasta olduğuna ve onlara sempati beslediğine dairse bir kanıt ortaya koyulamadığı, soruşturmanın üzerinden üç yıl geçmesiyle daha da net anlaşılırken, Karar Gazetesi yazarı Taha Akyol, Akşener için, "MHP içinde muhalefet hareketi başladığı andan itibaren FÖTÖ’cü diye suçlanıyor ama hiçbir belge, hatta suç belgesinden vazgeçtim, hukuken geçerli bir "şüphe sebebi” bile ortaya konulmadı" yorumunu yaptı.

Süreci 'kara çalma' olarak yorumlayan Akyol, iddia edilen bağın olması halinde MİT'in ve iktidarın şimdiye kadar ortaya delil koymuş olacağına dikkat çekti ve ekledi:

"Akşener iktidar kanadından birçokları gibi Pensilvanya’ya gitmiş olsaydı, Gülen’e hasretler ifade eden konuşmalar yapmış, Tweet’ler atmış, toplantılarına müdavim olsaydı, en ufak bir “irtibat ve iltisak” bulunsaydı… Siyaseten yer gök birbirine katılır, savcılık da en azından Meral Akşener’i çağırıp sorgulardı. Geçen üç yılda, Akşener’e sorulacak bir şey bulunamamış olacak ki, ifadesi bile alınmamış."

İYİ Parti'nin, Meclis'te 'FETÖ'nün siyasi ayağının araştırılması' için verdiği önergenin reddedilmesini hatırlatan Akyol, komisyonun kurulmuş olması halinde Akşener'in de çağrılıp ifadesine başvurulabileceğini hatırlattı. 

Daha önce iktidarın, 'Akşener’in dokunulmazlığı yok' vurgusu yaptığını anımsatan Akyol, ardından konuyu CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu hakkında açılan soruşturmaya getirdi ve şunları yazdı:

"...altı yıl önceki sosyal medya paylaşımlarından dolayı 17 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı! Cumhurbaşkanına hakaret, terör örgütü propagandası, halkı düşmanlığa tahrik gibi suçlamalar…

Halkı düşmanlığa tahrik suçunun oluşması için “kamu güvenliği açısından açık ve yakın tehlike” ortaya çıkmış olmalıdır... Ceza Kanunu’nun mimarlarından Prof. Adem Sözüer, attığı Twitte hukuki garabete dikkat çekiyordu: “Kaftancıoğlu’nun tveetlerinden yıllarca kamu güvenliği açısından açık ve yakın tehlike orta çıkmamış ama nedense birden açık ve yakın tehlike doğmuş!”

Hukuk devletinde hiç kimse soruşturulamaz değildir, zira hukuk devletinin temelinde “eşit vatandaşlık” kavramı vardır. Sorun, çok sayıda siyasi soruşturma ve hukuksuz tutuklama yüzünden kamuoyunda güvenin sarsılmış olmasıdır.

Alman vatandaşı gazeteci Deniz Yücel’i hatırlayın, “casus” diye tutuklandı, dehşetli komplo teorileri uyduruldu…

Fakat tahliye edileceğini önceden Merkel’e bildirdik. Ertesi gün tahliye ettik ve önceden hazırlanmış uçakla Almanya’ya gitti…

Ve de Türk Anayasa Mahkemesi “Deniz Yücel’in tutuklanması haksızdır, hürriyeti ihlal edilmiştir” diye iki gün önce devleti tazminata mahkum etti!

AİHM’den dönen, AYM’den dönen, bir süredir AYM’nin de görmezlikten geldiği haksız tutuklamalar uzun bir liste oluşturur…

Göreceksiniz, Osman Kavala davası da AİHM’den dönecektir. Yargıya güven konulu uluslararası indekslerde neden en alt sıralardayız; bu tablo yüzünden.

31 Mart seçimlerinin iptali için polis çıkarıp kapı kapı sahte seçmen arayan, sandık kurulları hakkında savcılara soruşturma açtıran, Öcalan’a açıklama yaptırıp kardeşini TRT’ye çıkaran devlet nasıl olmuş da Akşener hakkında üç yıldır, Kaftancıoğlu hakkında 6 yıldır bulamadığı delilleri yeni bulmuş?"

https://www.karar.com/yazarlar/taha-akyol/aksenere-feto-sorusturmasi-10606