Ara 19 2017

Bir şehir efsanesi: Merkez Bankası’nda “yabancı sermaye” neden söz sahibi olamaz?

Son yıllarda şehir efsaneleri ve komplo teorileri sayısında artış var. Giderek bilimden uzaklaşan insanlar, kulaktan duyma dedikodulara bel bağlamış durumda. Bu dedikodular, kulaktan kulağa yayılınca da şehir efsaneleri ortaya çıkıyor.

Son şehir efsanelerinden birisi de Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) hisselerinin çoğunun yabancılarda olduğu ve dolayısıyla Merkez Bankası’nın onların etkisinde karar aldığı safsatası. Bu şehir efsanesi, Merkez’in faiz politikasına karşı çıkan iktidar çevrelerinde dolanıyor.

“Bu şehir efsanesini çökertmek için incelemeye Osmanlı’dan başlamamız gerekiyor” diyor iktisatçı Mahfi Eğilmez.

Osmanlı dönemindeki Bank-ı Osmani-i Şahane (Osmanlı Bankası) Osmanlı İmparatorluğu’nun merkez bankası konumundaydı. Ancak merkezi Londra’daydı ve İngiliz sermayesiyle kurulmuştu. Daha sonra Fransızlar da ortaklık kurdu.

Cumhuriyetin kurulması sonrasında ise milli bir merkez bankası kurulması çalışmalarına başlandı. Bu çalışmaların sonucunda 1715 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu 30 Haziran 1930 tarihinde yürürlüğe girdi. Böylece Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, sermayesi yabancılara ait olan Osmanlı Bankası’nın yerine devletin merkez bankası olarak faaliyete başladı.

2016 yıl sonu itibariyle TCMB sermayesinin yüzde 55,12’sini temsil eden (A) sınıfı hisse senetleri Hazine’nin elinde bulunuyor. Sermayenin yüzde 25,74’ünü temsil eden (B) sınıfı hisse senetleri Türkiye'de faaliyette bulunan milli bankaların elinde.

Sermayenin yüzde 0,02’sini temsil eden (C) sınıfı hisse senetleri milli bankalar dışında kalan diğer bankalarla imtiyazlı şirketlerin elinde. Sermayenin yüzde 19,12’sini temsil eden (D) sınıfı hisse senetleri ise Türk ticaret kuruluşları ile ve Türk vatandaşı olan gerçek ve tüzel kişilerin elinde.

Mahfi Eğilmez, TCMB yasasına dikkat çekiyor ve hiç kimseye, hiçbir hisse sahibine veya hisse grubuna yönetimde, karar mekanizmalarında, oy hakkında ya da başka herhangi bir konuda ayrıcalık tanıyan bir hükmün yer almadığını hatırlatıyor.

Yasadaki düzenlemeye göre Merkez Bankası’nın yüzde 49’dan fazla hissesi hiçbir zaman Hazine dışında birisinin eline geçemiyor. Yabancıların 2016 yıl sonu itibarıyla sahip olduğu (C) grubu hisselerinin toplamdaki payı yüzde 0,02 oranında bulunuyor. Yabancıların sahip olabilecekleri en çok hisse de yine yasa maddesine göre 15.000 hisseyi yani toplam içinde yüzde 6'yı geçemiyor. 

Ortaya çıkan bu tablo, yabancıların Merkez Bankası hisselerine sahip olmasının ya da ileride ele geçirmesinin mümkün olmayacağını gösteriyor. Tabii ki bu yasa maddeleri değiştirilmediği müddetçe…