Tiny Url
http://tinyurl.com/y4jsnkhq
Can Teoman
May 14 2019

Kim yalan söylüyor: Merkez Bankası mı Reuters mı?

Türk Merkez Bankası’nın bir süredir tartışılan döviz rezervleri üzerindeki esrarengiz sis perdesi giderek kalınlaşıyor. Bankanın hızla raydan çıkmaya başlayan döviz fiyatlarını durdurmak için piyasalara kamu bankaları üzerinden döviz satışı yapması yerli ve yabancı medyada geniş yer bulurken, açıklanan rezerv rakamları da daha şaşırtıcı bir hal almaya başladı.

Piyasa oyuncuları ve Reuters, Bloomberg gibi uluslararası medya kuruluşları Türk Merkez Bankası’nın kamu bankaları üzerinden piyasaya milyarlarca dolarlık müdahale yaptığını dile getiriyor. Ancak satılan dövizler ne bankacılık sistemi verilerinde ne de Merkez Bankası’nın rezerv rakamlarında görülemiyor.

Bu durum mart ayında doları durdurmak için yaklaşık 20 milyar dolar döviz satışını gizlemeye çalışırken piyasalara yakalanan Merkez Bankası’nın rezerv rakamlarına ilişkin güvenirliği de bütünüyle sarsıyor.

Geçen perşembe, dolar aylar sonra 6 TL sınırını aşıp TL karşısında 6.25 TL’yi görürken, Türkiye’de uyku saati olan gece 00.00 ile 04.00 arasında dolar kuru bir anda 20 kuruşa yakın geriledi. Piyasa oyuncuları bir gün önce 6.20 TL düzeyinde bıraktıkları dolar/TL paritesini sabah uyandıklarında 6 TL’de buldu. Söz konusu hareket o sırada TL’nin işlem gördüğü tek piyasa olan Tokyo’da işlem hacimlerinin sınırlı olduğu saatlerde yapılan satışlarla gerçekleşmişti.

Çok geçmeden işin aslı anlaşıldı ve Reuters Haber Ajansı Tokyo seansında Türk kamu bankalarının yaptığı dolar satışlarının TL’de hızlı değer kazanmaya neden olduğunu duyurdu. Ajans’ın yabancı bankacılara dayandırdığı haberde Türk kamu bankalarının perşembe akşamı ve cuma sabahı sattığı döviz tutarının 1 milyar dolar olduğunu ileri sürdü.

Ajans günün ilerleyen saatlerinde Türk kamu bankalarının hafta boyunca sattığı döviz tutarının 4.5 milyar dolara ulaştığını duyurdu.

Kamu bankaları bir süredir Merkez Bankası’nın paravanı olarak piyasalara döviz satışı yaparken, piyasalar bunu ‘arka kapı politikası’ olarak tanımlıyor. Banka bu yolla mart ayında dövize müdahale ederken, piyasadan 2.5 milyar dolarlık swap dönüşü, haftalık swap yoluyla 13.5 milyar dolarlık borç alma ve reeskont kredileri ile KİT’lere döviz satışından kaynaklanan giriş ve çıkışlardan geriye kalan 1 milyar dolar olmak üzere, toplam 17 milyar doları sattı. Ayrıca rezervlerindeki erime de katıldığında toplam döviz satışı 19-20 milyar dolara ulaştı.

Bu satışların yapılmasının hemen ardından Merkez Bankası’nın swap yoluyla piyasadaki bankalardan borç aldığı dövizleri sadece varlık olarak kaydettiği, bunun karşılığındaki yükümlülüğü ise bilanço dışına atarak muhasebeleştirdiği anlaşıldı. Rezervleri olduğundan şişkin gösteren bu işlemler ismini açıklamayan Merkez Bankası yetkilileri tarafından da doğrulandı. Uluslararası bir muhasebe skandalı olarak adlandırılan duruma karşı Merkez Bankası daha sonra aydınlatıcı bir açıklama yapmadı.

Konuyla ilgili iktidara yakın Sabah gazetesinde yer alan bir yazıda ise piyasadan haftalık swap ihaleleriyle alınan borçların kısa değil uzun vadede kalıcı olacağı belirtilerek yapılan işlem savunuldu. Ancak aynı zamanda skandal işlemler de doğrulanmış oldu.

Şimdi Türk Merkez Bankası’nın rezerv rakamlarına ilişkin belirsizlikler yeniden büyüyor. Çünkü piyasalar ve haber ajanslarının gerçekleştiğini söylediği geçen haftaki döviz satışları yine Merkez Bankası verilerinde görülemiyor. Net Döviz Pozisyonu verilerine göre geçen hafta TCMB’nin döviz varlıkları ile borçları arasındaki net rakam 23.4 milyar dolardan, 22.5 milyar dolara geriledi. Yani sadece 900 milyon dolarlık azalma oldu.

Buna ek olarak 4.5 milyar dolarlık satışı doğrulayacak şekilde Merkez Bankası’nın gizli rezerv artırma yolu olan swap rakamlarında da bir önceki haftaya göre önemli bir değişim yaşanmadı.

Merkez Bankası’nın satışlara karışmayıp, sadece kamu bankalarının döviz sattığı düşünülse bile, BDDK’nın açıkladığı sektör bilançosu rakamlarına göre, sektörün kasasındaki döviz varlıkları ile yurtdışı ve içine kısa vadeli kiraladığı döviz rakamlarında da belirgin bir oynama olmadı. Bu yapıldığı söylenen satışların, bankacılık sektörü bilançosunda da görünmediğine ilişkin önemli bir gösterge.

Elbette bankaların bilanço dışı işlemler sayesinde söz konusu dövizi spot piyasada satıp vadeli piyasalarda alması ve böylece satış tutarını gizlemesi mümkün. Ancak bu tutarda bir vadeli döviz alımı uluslararası oyuncular tarafından yapılsaydı bunun duyulmaması neredeyse imkansızdı.

Ayrıca içeride bankaların VİOP aracılığıyla vadeli döviz alıp yaptıkları dolar satışını kapatma imkanı olsa da, bu piyasada söz konusu rakamı karşılayacak büyüklükte bir işlem hacmi olmuyor.

Tüm bu veriler üst üste konulduğunda ortaya iki seçenek kalıyor. Ya Merkez Bankası piyasaya dolar satıyor ve bunu muhasebeleştirmiyor ya da Reuters gibi ajanslar ve onlara bilgi verenler kasten yanlış bilgi veriyor.  

Merkez Bankası’nın takip edilen muhasebe kayıtlarına geçirmeden satabileceği döviz konusunda ise vatandaşların mevduatları mevduatı karşılığında kendisinde tutulan karşılıklar dışında pek seçeneği yok.

BDDK verilerine göre Türkiye’deki bankalarda 210 milyar doları döviz 169 milyar dolar karşılığı da TL olmak üzere 379 milyar dolarlık mevduat bulunuyor ve bankalar bunun karşılığında Merkez Bankası’na 29.6 milyar dolarlık munzam ve disponibilite karşılığı yatırmış durumda.

 Söz konusu karşılıklar Türk Merkez Bankası’nın brüt döviz rezervlerinin üçte birini oluşturuyor.