Merkez Bankası şaşırtmadı: Faizde indirime gitti

Merkez Bankası beklentiler doğrultusunda faizleri 8.75'ten 8.25'e indirdi. Ekonomistler piyasa gerçeğiyle uyumlu olmamasına rağmen, MB'nin faiz indirimine gideceği yorumları yapmıştı.

Haftalık repo faizinde 50 baz puan indirime giden Merkez Bankası, bugün (21 Mayıs) Para Politikası Kurulu'nu (PPK) toplamıştı. Foreks anketinde beklenti, faizin 50 baz puan indirileceği yönündeydi.

Son dönemde faizlerde hızlı bir indirim trendi izleyen MB, bir önceki toplantısında faizi 100 baz puan aşağı çekmişti. Merkez Bankası beklenti anketinde yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 8,38, 12 ay sonrası enflasyon beklentisi yüzde 9,20 ve 24 ay sonraki enflasyon beklentisi yüzde 8,30 oldu.

TCMB'nin enflasyon beklentisi bu yıl sonu için yüzde 7,4, 2021 yıl sonu için yüzde 5,4 seviyesinde bulunuyor. TÜİK en son tüketici fiyatlarını yıllık yüzde 10,94 olarak açıkladı.

Ekonomist Emre Alkin de, beklentisinin bankanın faiz indirmesi yönünde olduğunu açıklamış ancak bu konudaki endişelerini dile getirmişti:

"Merkez Bankası bir önceki toplantıda 100 baz puan indirim yapmıştı. Şimdiki toplantıda indirim olacak mı? Bana göre olacak. Çünkü 100 baz puandan indirim sonrası, MB enflasyon öngörüsünü yüzde 7.4'e düşürdüğünü açıkladı. 7.4 ne demek?

MB'nin önünde ciddi bir faiz indirimi alanı oluşturması demek. Bankalar bir zamanlar çok düşük faizlerle çok uzun vadeli krediler verdi. Bu kredilerin bir kısmı dönmedi. Bu kredileri yapılandırdılar. Taze para gelmedi. Taze para gelmeyince, mevcut gecelik faizden borçlanıp bunları yüzdürmek zorunda kaldılar. MB, 'benden para alanlar için faizleri düşürüyorum, bu da zaten bir kilometre taşı olacak diğer fon işlemleri için, dolayısıyla ben fonlama maliyetini düşürüyorum' diyor. Peki piyasa buna uyuyor mu? Uyup uymadığına bakacağız. 

Bugün tek haneli kredi faizlerine ulaşıldığını görüyoruz bazı yerlerde. Her yerde değil ama. İnşallah böyle gider. 

MB'nin faiz indirimlerini yatırım uzmanları tehlikeli buluyor. Neden? Çünkü döviz kurlarının ateşinin hala yandığını, döviz kurlarının hem alış hem satış tarafında boş olduğunu, bundan sonra düştüğünü ve 6.75 destek seviyesinin iyi çalıştığını söylüyorlar. Onların dediği şu: Aslında Türkiye'nin parametreleri o kadar da bozuk değil. Ancak idarenin aldığı kararlar piyasa ekonomisine inanmıyor ve başka yöne gidiyormuş intibası yarattığı için doların ateşinin Türkiye'de hala yüksek olduğunu söylüyorlar.

MB, faiz düşüreceğine faizleri sabit tutsa ya da 25 baz puan yükseltse, 'olaydan ben haberdarım, merak etmeyin' gibi bir intiba yaratsa, TL'nin bu kadar hızlı değer kaybetmeyeceğine inanıyorlar."

MB bir sonraki toplantısını 25 Haziran'da gerçekleştireceğini duyururken, faiz kararıyla ilgili şu açıklama yapıldı:

"Koronavirüs salgınına ilişkin gelişmelere bağlı olarak küresel büyüme görünümündeki zayıflama derinleşmekte, gelişmiş ve gelişmekte olan ülke merkez bankaları genişleyici yönde adımlar atmaya devam etmektedir. Küresel ekonomideki toparlanmaya ilişkin belirsizlikler yüksek seyrederken, ülkelerin attığı normalleşme adımları izlenmektedir. Salgın hastalığın sermaye akımları, finansal koşullar, dış ticaret ve emtia fiyatları kanalıyla oluşturmakta olduğu küresel etkiler yakından takip edilmektedir.

Ocak ve Şubat aylarında finansal koşullardaki iyileşmenin de katkısıyla güçlü bir eğilim sergileyen iktisadi faaliyet, koronavirüs salgınının dış ticaret, turizm ve iç talep üzerindeki etkilerine bağlı olarak Mart ayı ortalarından itibaren zayıflamaya başlamıştır. İktisadi faaliyetteki yavaşlama Nisan ayında belirginleşirken, Mayıs ayının ilk yarısına ilişkin yüksek frekanslı göstergeler kısmi normalleşme adımlarıyla birlikte dipten dönüş sinyalleri içermektedir. Salgın hastalığa bağlı gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerindeki olumsuz etkilerinin sınırlandırılması açısından finansal piyasaların, kredi kanalının ve firmaların nakit akışının sağlıklı işleyişinin devamı büyük önem arz etmektedir.

Bu çerçevede, yakın dönemde uygulamaya konulan parasal ve mali tedbirlerin ekonominin üretim potansiyelini destekleyerek finansal istikrara ve salgın sonrası toparlanmaya katkı yapacağı değerlendirilmektedir. İhracat ve turizm gelirlerinde salgın hastalığa bağlı olarak gözlenen düşüşe karşın, emtia fiyatları ve ithalatın sınırlayıcı etkisiyle cari işlemler dengesinin yıl genelinde ılımlı bir seyir izleyeceği öngörülmektedir. Enflasyon beklentileri ve iç talep koşullarındaki gelişmelere bağlı olarak çekirdek enflasyon göstergelerinin eğilimleri ılımlı seyretmektedir. Küresel gelişmeler paralelinde Türk lirasında gözlenen değer kaybına karşın, başta ham petrol ve metal fiyatları olmak üzere uluslararası emtia fiyatları enflasyon görünümünü olumlu etkilemektedir.

Üretim ve satışlardaki düşüşe bağlı birim maliyet artışları takip edilmekle birlikte toplam talep koşullarının enflasyonu sınırlayıcı etkisinin arttığı tahmin edilmektedir. Gıda fiyatlarındaki dönemsel ve salgına bağlı etkiler nedeniyle tüketici enflasyonunun kısa vadede bir miktar yüksek seyredebileceği, ancak yılın ikinci yarısında talep yönlü dezenflasyonist etkilerin daha belirgin hale geleceği değerlendirilmektedir. Bu çerçevede Kurul, enflasyon görünümünü etkileyen tüm unsurları dikkate alarak, politika faizinde ölçülü bir indirim yapılmasına karar vermiştir. Mevcut para politikası duruşu altında enflasyon görünümünün yıl sonu tahminiyle uyumlu olduğu değerlendirilmektedir. Kurul, enflasyondaki düşüş sürecinin devamlılığının, ülke risk priminin gerilemesi, uzun vadeli faizlerin aşağı gelmesi ve ekonomideki toparlanmanın güç kazanması açısından büyük önem taşıdığını değerlendirmektedir.

Enflasyondaki düşüşün hedeflenen patika ile uyumlu şekilde gerçekleşmesi için para politikasındaki temkinli duruşun sürdürülmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, parasal duruş ana eğilime dair göstergeler dikkate alınarak enflasyondaki düşüşün sürekliliğini sağlayacak şekilde belirlenecektir. Merkez Bankası fiyat istikrarı ve finansal istikrar amaçları doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir. Açıklanacak her türlü yeni verinin ve haberin Kurul’un geleceğe yönelik politika duruşunu değiştirmesine neden olabileceği önemle vurgulanmalıdır."

Haberin kaynağına buradan ulaşabilirsiniz