Tem 24 2018

Frankfurter Allgemeine: Mesut Özil, Erdoğan oyununun kuklası oldu

Alman medyası, Mesut Özil'in milli takımı bırakmasının ardından başlayan “ırkçılık” tartışmalarına kilitlendi. Her ne kadar Alman basını, Almanya Futbol Federasyonu’nun  tutumunu eleştirse de, esas eleştiriler Özil’e yönelik.

Özil’in kendisini siyasete alet ettiğine dikkat çeken gazeteler, “Madem Özil, Türkiye için bu kadar hassas, neden OHAL ile işlerini kaybeden binlerce kişi için bir şey söylemedi, ya da neden haksız yerde hapislerde tutulan insanlar için bir çift laf etmedi?” yorumunu yaptılar.

Almanya’da yayın yapan Frankfurter Allgemeine Gazetesi, Özil’in Erdoğan’ın kuklasına dönüştüğüne vurgu yaptı. Klaus Dieter Frankenberger imzasıyla yayınlanan yorum yazısında, “ Özil’in açıklamaları, Almanya’nın entegrasyona yönelik çabalarına bir katkısı yok. Ancak bunun kaybedenleri çok, ki Erdoğan bunun bedelini ödeyemeyecek” ifadeleri yer aldı.

Gazetede yer alan yazı özetle şu şekilde devam ediyor:

“Belki Mesut Özil, Erdoğan ile çektirdiği fotoğrafın sonradan doğuracağı sonuçları gerçekten akıl edemedi.  Fotoğraf, Türkiye’de yapılacak seçimlere bir kaç haftanın kaldığı mayıs ayında, dünya kupası maçları öncesinde Londra’da çekildi. Özil, çektirdiği fotoğrafı, sadece Türk kökenli olduğu ve ailesinin geldiği kültüre saygısı nedeniyle çektirse bile, ki buna inanmak gerçekten çok zor-  Erdoğan bunu politikanın farklı sahalarında bir saniye beklemeden yine kullanırdı.

Yeniden seçilerek ülkeyi otoriter bir konuma getiren Erdoğan, şimdi yine Özil’e çağrıda bulunarak, daha önce defalarca yaptığı gibi ırkçılığı körüklüyor. Özil’in tutumunu vatansever olarak değerlendiriyor. Tabii ki, bunu Türkiye’deki egemen zihniyete hesaba katarak tahminde bulunmak zorundayız. Almanya’daki Türkler ve Türk kökenli bir çok Alman vatandaşı, Erdoğan’ı el üstünde tutuyor. Çünkü onlara göre, Erdoğan onların onurunu geri verdi. Ama diğer taraftan görülmeyen bir şey daha var. Bu politikalarla, göçmenler konusundaki deneyimler ve çabalar yıpranıyor, kimlik çatışmaları ve ayrımcılık alevleniyor. Erdoğan burada hitap ettiği kitleyi, kendi kirli politik emelleri için kullandığı ‘Türkiye’nin beşinci kolonu’ olarak görüyor. Er doğan için bu kişilerin, Türk vatandaşı veya Alman vatandaşı olmasının hiç bir önemi yok. Erdoğan Özil çıkışı, bu topraklarda geçmiş yıllarda körüklenen Türk milliyetçiliğini yeniden canlandırmaya dönük. AKP ve Erdoğan Özil’i kendi oyununda bir kuklaya dönüştürdü. Bu durum, Özil üzerinde yapılan tartışmaların aşırı yoz bir noktaya taşınmasına da sebep oldu.

Bu tartışmaların bir başka göstergesi ise, entegrasyon politikaları konusundaki tutumların netleşmesi oldu. Bir taraftan ırkçılık pompalanırken, diğer taraftan halkın tahammül sınırlarını gördük. Almanya Dış işleri Bakanı Maas, yaşanan genel histeri hakkında çok yerinde bir tespit yaptı: ‘İngiltere’de yaşayan ve çalışan bir multimilyonerin vakasının Almanya’nın uyum yetisi hakkında çok fazla şey söylediğini düşünmüyorum’. Şu bir gerçek ki, Özil, lanetli bir kararın malzemesi olmasa bile, Özil tartışmasında bir çok kaybeden var, ki bunun bedelini Erdoğan ödemeyecek.”