Ara 26 2017

MHP'li vekil: Tek tipi 12 Eylül'de giydim, tüm bedenim teslim alınmış gibiydi

 

Türkiye'nin politika gündemine bomba gibi düşen 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) 121. maddesinde yer alan “terör eylemlerini bastıran kişilerin cezai sorumluluğu olmamasına" ilişkin ifadeyle ilgili tartışmalar dinmek bilmiyor.

Son olarak MHP İstanbul Milletvekili Atila Kaya'nın, Pazar günü yayınlanan 695 ve 696 sayılı KHK'ların, "Anayasanın üstünlüğü, hukuk devleti anlayışının konulduğu tabuta son bir çivi çakmak anlamına geliyor" sözleri MHP içinde tepkiye neden oldu. 

Sözkonusu KHK'lar cezasızlık, Anayasayı ortadan kaldırma ve hükümeti devirme gibi suçlarla yargılananlara tek tip kıyafet giydirilmesi gibi hükümler taşımasının yanısıra Meclis'in adım adım yasama yetkisinin Cumhurbaşkanına devredildiğinin göstergesi olarak da eleştiriliyor. 

Siyasetin ve sivil toplumun hemen her kesiminden KHK'lara tepki yağarken, sadece MHP lideri Devlet Bahçeli yeni düzenlemeleri savunan açıklamalarda bulundu.

Kaya KHK düzenlemelerini şu sözlerle eleştirmişti:

“Hukuk askıya alınmış. Dolayısıyla içerik tartışmasının anlamı yok. Bu KHK’ların kendisi ne kadar hukuka uygun ki biz içeriklerinin hukuka uygunluklarını tartışalım. OHAL şartlarında Türkiye’de hukuk askıya alınmıştır. Sözde bir Anayasa var ama bizzat Anayasa ona uymakla yükümlü olanlarca her gün ihlal ediliyor.”

12 Eylül döneminde cezaevinde kalan ve tek tip elbise giymek zorunda bırakılan Kaya sözlerini şöyle sürdürdü:

12 Eylül döneminde 9. Kolordu Askeri Cezaevinde iken yaklaşık 1 yıl tek tip kıyafet giydiklerini anlatan Kaya, o dönem yaşadıklarını şöyle anlattı; “Bireysel olarak bunu yaşamış tecrübe etmiş bir kişinin duygu ve düşünceleri olarak ifade edeyim. Biz ülkücüler olarak o dönem tek tip kıyafete ilk başta büyük tepki göstermedik. Ama tek tip elbiseyi ilk giydiğimiz zaman yarattığı psikoloji çok derin oldu. Kendi ölçümüzde bir direncimiz, direnişimiz vardı. Cezaevi uygulamaları, sorgulama sırasına işkencelere karşı belli ölçülerde bir direniş sürecinden gelmiştik. Ama o elbiseyi giydiğim zaman tüm bedenimi sanki teslim alınmış gibi bir duygu kapladı.”

MHP'li vekil Kaya'nın KHK eleştirisine ise partiden şiddetli bir tepki geldi. MHP Genel Sekreteri İsmet Büyük Ataman yazılı bir açıklama yaptı ve Kaya'nın görüşlerinin MHP'yi bağlamadığını duyurdu.

Ataman açıklamasında şu sözlere yer verdi:

"Öncelikle ve önemle belirtmek isteriz ki milletvekilimiz Atila Kaya'nın görüşleri partimizin görüşlerini yansıtmamaktadır. Ayrıca esef verici olan CHP ve yandaşları ile aynı hizada yer almış olması kendi adına bir talihsizliktir. Türk milletine karşı kin duyanlar, kinlerarası diyalog kuranlar tamamdır da Atila Kaya’ya ne olmaktadır? Neden rahatsız olmuştur?

Partimizin bu konudaki görüşleri Sayın Genel Başkanımız tarafından kamuoyu ile paylaşılmıştır.

Bu bağlamda kamuoyunun dikkatinden kaçan bir hususun altını da çizmek isteriz. Tartışmalara sebep olan 6755 sayılı kanunun 37. maddesinin 1. fıkrasında getirilmiş olan hukuki, idari, mali ve cezai sorumsuzluk hali, eylemlerin niteliği bakımından açık bir sınırlamaya tabi tutulmuştur. Zira 1. fıkranın 1. cümlesinde açıkça 'darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin' ibaresi, kanun koyucunun maksadının somut, açık, anlaşılır ve her türlü şüpheden uzak bir şekilde darbe ve darbeye teşebbüs eylemi sayılabilecek hususları kapsadığını göstermektedir.

Dolayısıyla darbe teşebbüsünün olmadığı bir ortamda ister asker ve polis isterse sivil kimselerin yaptığı eylemler bu kanunun kapsamı dışında kalacaktır. "

Haberin devamını buradan okuyabilirsiniz